6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta rücuen tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10562 E. 2013/9057 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağının kesilmesi rücuen tazmin uygun illiyet bağı objektif özen yükümlülüğü kusursuz sorumluluk özen yükümlülüğü peşin karar harcı illiyet bağı üçüncü kişi kusur eksik inceleme dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu sigortalı taşınmazın mimari projeye aykırı olup, ayıplı ve kaçak olarak yapıldığı, ayıplı ve kaçak olarak yapılan ve davacı tarafından sigortalanan taşınmazda pis suların geri tepmesi sonucu meydana gelen hasardan, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.

818 sayılı BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Davalıya ait atık su kanalizasyon rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zararın davalıya ait rögarın tıkanması sonucu pis suyun geri tepmesi sonucu oluştuğu belirtilmiştir. Bu durumda zarar, davalının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir.Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Illiyet bağının kesilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1549 E. 2011/10473 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8387 E. 2013/21530 K.

    Ortak: · Sigorta rücuen tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.

    Ortak: · Sigorta rücuen tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12008 E. 2010/3175 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Illiyet bağının kesilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8947 E. 2012/944 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/10562 E.  ,  2013/9057 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2010/682-2012/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından sigorta edilen taşınmazın kanalizasyon rögarının tıkanması neticesinde, sigortalı işyerinin mutfak bölümünde bulunan lavabo gider borusundan pis suyun geri tepmesi sonucu, işyerine dolan pis sulardan işyerinde bulunan çeşitli emtialarda ve demirbaş mallarda, dekorasyonda hasar meydana geldiğini, yapılan inceleme neticesinde işyerinde tespit edilen 2.070,00 TL hasar miktarının sigortalıya 30/04/2009 tarihinde ödendiğini, zararın davalının kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek 2.070 TL maddi tazminatın ödenme tarihi olan 30/04/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, zararın sigortalının kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu sigortalı taşınmazın mimari projeye aykırı olup, ayıplı ve kaçak olarak yapıldığı, ayıplı ve kaçak olarak yapılan ve davacı tarafından sigortalanan taşınmazda pis suların geri tepmesi sonucu meydana gelen hasardan, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.

818 sayılı BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.

Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Davalıya ait atık su kanalizasyon rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zararın davalıya ait rögarın tıkanması sonucu pis suyun geri tepmesi sonucu oluştuğu belirtilmiştir. Bu durumda zarar, davalının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir.Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58.

maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451283600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.