Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6014 E. 2011/8990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası↗ ceza zamanaşımı↗ zamanaşımı def'i↗ denetime elverişlilik↗ def'i↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ terkin↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların otobüste yolcu olarak bulundukları sırada kaza geçirdiği, davalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, davacı ...’in olay nedeniyle % 18 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, olay nedeniyle üzüntüye kapıldıkları gerekçesiyle, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, ıslah talebinin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye terke bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ile davalılar ... ve ...vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ...... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi masrafı olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf ıslah dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik ceza zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir. Oysa, davacı ile davalı ... arasındaki ilişki taşıma ilişkisi olduğundan TTK’nun 806. maddesi ile aynı Yasa'nın 767. maddesinin 5.bendi hükümlerine göre zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıldır.
Öte yandan, davalı Genel Sigorta A.Ş. yönünden; mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, anılan madde de yaşam ve can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından denetime elverişli bir şekilde tartışılması, davalı Genel Sigorta A.Ş.'nin zamanaşımı def'inin bu bağlamda değerlendirilmesi, yine davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden de BK’nun 125. maddesi hükmü nazara alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ıslah edilen miktarla ilgili yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3971 E. 2011/15644 K.
Ortak:can sigortası · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… e, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, «ıslah» talebinin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden «maddi tazminat» talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye «terke» bırakılması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi «masrafı» olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir.
Oysa, davacı ile davalı ... arasındaki ilişki taşıma ilişkisi olduğundan TTK’nun 806. maddesi ile aynı Yasa'nın 767. maddesinin 5.bendi hükümlerine göre «zamanaşımı» süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıldır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · zamanaşımı defi · ek tasfiye · iflas · ihtarname · sigorta poliçesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken para ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise, onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Anılan Kanunun yukarıda açıklanan 19 ncu maddesi uyarınca da davaya konu alacağın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın iki yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» zamanaşımını kesen nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «can sigortası» niteliğinde bulunan ferdi kaza «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1852 E. 2010/8120 K.
Ortak:can sigortası · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… e, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, «ıslah» talebinin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden «maddi tazminat» talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye «terke» bırakılması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi «masrafı» olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir.
Oysa, davacı ile davalı ... arasındaki ilişki taşıma ilişkisi olduğundan TTK’nun 806. maddesi ile aynı Yasa'nın 767. maddesinin 5.bendi hükümlerine göre «zamanaşımı» süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıldır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1332 nci maddesinde sigorta bedelini «muacceliyetine» ilişkin «mal sigortalarına» yollama yapıldığı TTK’nun 1268 nci maddesinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin öngörüldüğü, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmuş oldu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
… tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin «vade tarihi» ve davanın açıldığı 27.10.2006 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan sözkonusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · vade tarihi · hayat sigortası · zamanaşımı defi · muacceliyet · vade · ek tasfiye · iflas
Benzer bu kararda… tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 45 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de davaya konu poliçenin «vade tarihi» ve davanın açıldığı 27.10.2006 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan sözkonusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1332 nci maddesinde sigorta bedelini «muacceliyetine» ilişkin «mal sigortalarına» yollama yapıldığı TTK’nun 1268 nci maddesinde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin öngörüldüğü, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmuş oldu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14354 E. 2011/7190 K.
Ortak:can sigortası · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… e, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, «ıslah» talebinin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden «maddi tazminat» talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye «terke» bırakılması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi «masrafı» olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir.
Oysa, davacı ile davalı ... arasındaki ilişki taşıma ilişkisi olduğundan TTK’nun 806. maddesi ile aynı Yasa'nın 767. maddesinin 5.bendi hükümlerine göre «zamanaşımı» süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıldır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
… ndiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · zamanaşımı defi · ek prim · ek tasfiye · iflas · sigorta poliçesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
… ndiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1886 E. 2010/8196 K.
Ortak:can sigortası · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından «denetime elverişli» bir şekilde tartışılması, davalı Genel Sigorta A.Ş.'nin «zamanaşımı def»'inin bu bağlamda değerlendirilmesi, yine davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden de BK’nun 125. maddesi hükmü nazara alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «ıslah» edilen miktarla ilgili yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
… e, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, «ıslah» talebinin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden «maddi tazminat» talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. yönünden davanın atiye «terke» bırakılması nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi «masrafı» olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir.
Benzer bu kararda… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından «denetime elverişli» bir şekilde tartışılması, davalının «zamanaşımı def»'inin bu bağlamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
TTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık «zamanaşımı» süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve «can sigortalarında» ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · muacceliyet · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaBu hükme göre, «hayat sigortalarında» ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani «muaccel» hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C.
… avalı ... şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı ... şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin «teminat» dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci madddesi hükmünce iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından «denetime elverişli» bir şekilde tartışılması, davalının «zamanaşımı def»'inin bu bağlamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6014 E. , 2011/8990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 tarih ve 2003/166-2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ... ...’a ait, sürücüsünün davalı ... olduğu, diğer davalı ... şirketlerinin ise zorunlu koltuk ve zorunlu mali mesuliyet sigortasını tanzim ettiği otobüste yolcu olarak bulundukları sırada kaza sonucu yaralandıklarını, manevi üzüntüye uğradıklarını ileri sürerek, 8.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. ve davacı ... yönünden maddi tazminat talebini atiye terk etmiş, ıslah dilekçesiyle davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiştir..
Davalı Genel Sigorta A.Ş. vekili, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, poliçe limiti dahilinde tazminattan sorumlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ...... vekili, davacıların iş gücü kaybının bulunmadığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların otobüste yolcu olarak bulundukları sırada kaza geçirdiği, davalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, davacı ...’in olay nedeniyle % 18 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, olay nedeniyle üzüntüye kapıldıkları gerekçesiyle, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL iş göremezlik zararı ile 461,05 TL tedavi giderinin davalılar ..., ...ve Genel Sigorta A.Ş.’den tahsiline, ıslah talebinin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, 2.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılar ... ve ...’dan tahsiline, sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat talebi ve davalı Akdeniz Sigorta A.Ş.
yönünden davanın atiye terke bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ile davalılar ... ve ...vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ...... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf Kıymet ... yönünden, 2000 TL iş gücü kaybından kaynaklanan ve 6.000 TL’da tedavi masrafı olarak toplam 8.000 TL tazminat talep etmiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, iş gücünden kaynaklanan tazminatın 41.524,45 TL, tedavi masrafının ise 461,05 TL olduğu belirlenmiş, davacı taraf ıslah dilekçesiyle iş gücünden kaynaklanan tazminat talebini 41.534,45 TL’na yükseltmiş, ancak mahkemece, kaza tarihi itibariyle 7,5 senelik ceza zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle ıslahla artırılan miktar yönünden ret kararı verilmiştir. Oysa, davacı ile davalı ...
arasındaki ilişki taşıma ilişkisi olduğundan TTK’nun 806. maddesi ile aynı Yasa'nın 767. maddesinin 5.bendi hükümlerine göre zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre 10 yıldır.
Öte yandan, davalı Genel Sigorta A.Ş. yönünden; mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, anılan madde de yaşam ve can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesi hükmünün somut olay bakımından denetime elverişli bir şekilde tartışılması, davalı Genel Sigorta A.Ş.'nin zamanaşımı def'inin bu bağlamda değerlendirilmesi, yine davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden de BK’nun 125. maddesi hükmü nazara alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ıslah edilen miktarla ilgili yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 297,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030444200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz