Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13222 E. 2011/15826 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tazminatı↗ hayat sigortası↗ zamanaşımı defi↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği primi geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle TTK'nun 1268. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında Hayat Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak akdedilmiş bulunan “Dövize Endeksli Birikim Poliçesi” uyarınca davacı tarafından ödenen primin sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren prim ödemelerini yerine getirmediğinden bu tarihten itibaren sözleşmeden caydığının kabulü ile TTK’nun 1268. maddesinde düzenlenmiş bulunan zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı belirtilerek dava tarihi itibariyle 2 yıllık
zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş ise de davaya konu istem taraflar arasında Hayat Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak akdedilen sigorta poliçesinin davacı tarafından feshi nedeniyle ödenen primlerin iadesine ilişkin olup, bozma ilamında belirtilen 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca ödenmesi gereken sigorta tazminatına ilişkin değildir.Bu durumda, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi, bu sözleşmenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda çözülmesi gerektiğinden bozma ilamında belirtilen 7397 sayılı Kanun’un 19. maddesinin somut olaya uygulanması mümkün değildir.Bu nedenle öncelikle somut olayda uygulanması gereken TTK’nun 1268. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemece zamanaşımı süresi primin ödenmediği tarihten itibaren başlatılarak buna göre dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiğine hükmedilmiş ise de zamanaşımı süresi primin ödenmeme tarihinden değil, sözleşmeden cayma tarihinden itibaren başlatılmalıdır.Davacı, en son prim ödemesini 24.06.2004 tarihinde yapmış ise de sigorta sözleşmesiyle bağlı kalmak istemediğini, sözleşmeyi sona erdirerek ödediği primlerin iadesini 30.07.2007 tarihinde düzenlenen ve 06.08.2007 tarihinde davalıya tebliğ edilen ihtarname ile bildirmiştir.Bu durumda davacının sözleşmeden cayma tarihinin bu hususu ihtarname ile davalıya açıkça bildirdiği ihtarname tarihi olarak kabul edilerek zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiğinden dava tarihi olan 21.07.2008 tarihi itibariyle TTK’nun 1268. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilip, yargılamaya devam edilerek davacının ödediği primleri geri alma hakkının bulunup bulunmadığının taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi, poliçenin tabi olduğu genel şartlar ve TTK hükümleri uyarınca değerlendirilerek sonucuna göre uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, temyiz edilen bu kararın yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bozulması gerekirken Dairemizce davaya konu uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan 7397 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca bozulması yerinde görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulü ile Dairemiz bozma ilamının içeriğinin açıklanan şekilde değiştirilerek mahkemece verilen kararın bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14354 E. 2011/7190 K.
Ortak:hayat sigortası · zamanaşımı defi · ek prim · sigorta poliçesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında Hayat Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak akdedilmiş bulunan “Dövize Endeksli Birikim Poliçesi” uyarınca davacı tarafından ödenen «primin» sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren prim ödemelerini yerine getirmediğinden bu tarihten itibaren sözleşmeden caydığının kabulü ile TTK’nun 1268. maddesinde düzenlenmiş bulunan «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı belirtilerek dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş ise de davaya konu istem taraflar arasında Hayat Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak akdedilen «sigorta poliçesinin» davacı tarafından feshi nedeniyle ödenen primlerin iadesine ilişkin olup, bozma ilamında belirtilen 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca ödenmesi gereken «sigorta tazminatına» ilişkin değildir.Bu durumda, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen «sigorta sözleşmesi», bu sözleşmenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda çözülmesi gerektiğinden bozma ilamında belirtilen 7397 sayılı Kanun’un 19. maddesinin somut olaya uygulanması mümkün değildir.Bu nedenle öncelikle somut olayda uygulanması gereken TTK’nun 1268. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemece zamanaşımı süresi primin ödenmediği tarihten itibaren başlatılarak buna göre dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiğine hükmedilmiş ise de zamanaşımı süresi primin ödenmeme tarihinden değil, sözleşmeden cayma tarihinden itibaren başlatılmalıdır.Davacı, en «son» prim ödemesini 24.06.2004 tarihinde yapmış ise de sigorta sözleşmesiyle bağlı kalmak istemediğini, sözleşmeyi sona erdirerek ödediği primlerin iadesini 30.07.2007 tarihinde düzenlenen ve 06.08.2007 tarihinde davalıya tebliğ edilen «ihtarname» ile bildirmiştir.Bu durumda davacının sözleşmeden cayma tarihinin bu hususu ihtarname ile davalıya açıkça bildirdiği ihtarname tarihi olarak kabul edilerek zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiğinden dava tarihi olan 21.07.2008 tarihi itibariyle TTK’nun 1268. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, yargılamaya devam edilerek davacının ödediği primleri geri alma hakkının bulunup bulunmadığının taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi …
Mahkemece, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
Benzer bu kararda… ndiği ve sona erdirildiği tarih itibariyle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken 7397 sayılı Kanun’un anılan 19 ncu maddesi uyarınca davaya konu alacağın «zamanaşımına» uğramadığı anlaşıldığından mahkemece anılan madde hükmü gözetilerek «zamanaşımı definin» reddine karar verilip, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacaklar için düzenlenmiş bulunan söz konusu özel nitelikteki kanun hükmü göz önüne alınmadan, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümlerine dayalı olarak …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, «zamanaşımı» süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği «primi» geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi …
Dava, davalı nezdinde yaptırılmış bulunan «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:can sigortası · ek tasfiye · iflas
Benzer bu kararda7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19 ncu maddesinde yaşama ve ölüm şartlı «can sigortalarında» ödenmesi gereken paraların ödemeyi gerektiren tarihten itibaren 10 yıl içinde hak sahipleri tarafından aranmamış ise onuncu yılı takip eden yılbaşından itibaren altı ay içerisinde, «tasfiye» ve «iflas» işlemlerinin devamı sırasında hak sahiplerinden müracaat etmeyenler olursa, sigorta şirketlerinin bunlara ödemek zorunda oldukları paralar, müracaatları halinde ödenmek üzere, «son» bilançonun tanziminden önce sahiplerinin ad ve kimlikleri ile bilinen adreslerini ve hak kazandıkları para miktarlarını gösterir şekilde tanzim olunacak bir cetvel …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13222 E. , 2011/15826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2009 gün ve 2008/331-2009/19 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.06.2011 gün ve 2009/14354-2011/7190 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde hayat sigortası poliçesi yaptırdığını, son ödemesini 24.06.2004 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra maddi olarak zor duruma düştüğünden ödemeleri yapamadığını ve sigorta poliçesini iptal ettiğini, ödenen paranın iadesinin istenilmesine rağmen davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 9.000 USD karşılığı Türk parasının ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hayat sigortası genel şartlarına tabi olarak hayat sigortasının bir çeşidi olan karma nitelikteki sigorta sözleşmesi akdedildiğini, davacının 24.06.2004 tarihinden sonra ödeme yapmadığını ve müvekkiline başvurarak sigorta ilişkisini sona erdirdiğini bildirdiğini, davanın TTK'nun 1268. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, davacının tazminat talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren sözleşmeden caydığı, zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı, davalının tahsil ettiği primi geri ödeme yükümlülüğü doğmadığından davacıyı oyalamasının ve zamanaşımı süresinin başlangıcını daha sonraki tarihe ertelemesinin söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle TTK'nun 1268. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında Hayat Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak akdedilmiş bulunan “Dövize Endeksli Birikim Poliçesi” uyarınca davacı tarafından ödenen primin sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece davacının 04.09.2004 tarihinden itibaren prim ödemelerini yerine getirmediğinden bu tarihten itibaren sözleşmeden caydığının kabulü ile TTK’nun 1268. maddesinde düzenlenmiş bulunan zamanaşımı süresinin bu tarihte başladığı belirtilerek dava tarihi itibariyle 2 yıllık
zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş ise de davaya konu istem taraflar arasında Hayat Sigortası Genel Şartlarına tabi olarak akdedilen sigorta poliçesinin davacı tarafından feshi nedeniyle ödenen primlerin iadesine ilişkin olup, bozma ilamında belirtilen 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca ödenmesi gereken sigorta tazminatına ilişkin değildir.Bu durumda, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi, bu sözleşmenin eki niteliğindeki Hayat Sigortası Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda çözülmesi gerektiğinden bozma ilamında belirtilen 7397 sayılı Kanun’un 19.
maddesinin somut olaya uygulanması mümkün değildir.Bu nedenle öncelikle somut olayda uygulanması gereken TTK’nun 1268. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemece zamanaşımı süresi primin ödenmediği tarihten itibaren başlatılarak buna göre dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleştiğine hükmedilmiş ise de zamanaşımı süresi primin ödenmeme tarihinden değil, sözleşmeden cayma tarihinden itibaren başlatılmalıdır.Davacı, en son prim ödemesini 24.06.2004 tarihinde yapmış ise de sigorta sözleşmesiyle bağlı kalmak istemediğini, sözleşmeyi sona erdirerek ödediği primlerin iadesini 30.07.2007 tarihinde düzenlenen ve 06.08.2007 tarihinde davalıya tebliğ edilen ihtarname ile bildirmiştir.Bu durumda davacının sözleşmeden cayma tarihinin bu hususu ihtarname ile davalıya açıkça bildirdiği ihtarname tarihi olarak kabul edilerek zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiğinden dava tarihi olan 21.07.2008 tarihi itibariyle TTK’nun 1268.
maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilip, yargılamaya devam edilerek davacının ödediği primleri geri alma hakkının bulunup bulunmadığının taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi, poliçenin tabi olduğu genel şartlar ve TTK hükümleri uyarınca değerlendirilerek sonucuna göre uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, temyiz edilen bu kararın yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bozulması gerekirken Dairemizce davaya konu uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan 7397 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca bozulması yerinde görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulü ile Dairemiz bozma ilamının içeriğinin açıklanan şekilde değiştirilerek mahkemece verilen kararın bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 14.06.2011 günlü 2009/14354 Esas-2011/7190 Karar sayılı ilamının içeriğinin yazılı şekilde değiştirilmek suretiyle mahkemece verilen kararın açıklanan şekilde BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1035335800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz