6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Nakliyat abonman sigortası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11534 E. 2011/4286 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat abonman sigortası nakliyat abonman sigorta poliçesi alt taşıyan abonman sigorta poliçesi rücu davası halefiyet rücu hakkı ibraname sigorta ettiren sigorta sözleşmesi rücu temlik taşıyan sigorta poliçesi hasar eksik inceleme ibraz teminat

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesi ile bizzat sigortalının veya onun sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek hasarın teminat altına alındığı, somut olayda davalı tarafın sigortalının sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, diğer bir kimse nam ve hesabına sigorta yapılan konumunda olduğu, bu nedenle davacının davlıya rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK.’nun 1301. maddesine dayalı sigorta rücu davasıdır. Mahkemece, sigorta ettirenin veya sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek hasarın teminat altına alındığı, somut olayda da davalı tarafın sigorta ettirenin sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, bu nedenle davacının davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dosya kapsamından dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin kapsamı, davalının alt taşıyan olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu itibarla mahkemece, belirtilen hukuki ilişkinin kapsamının tam olarak araştırılması, davalının, sigorta ettirenin sorumluluğu altında taşımayı gerçekleştirdiğinin tespiti halinde hasarın teminat altında olduğunun kabulü, aksine davalının alt taşıyan olduğunun ve bu nedenle da hasarın teminat dışında olduğunun tespiti halinde ise, davalının lehine sigorta yapılmadığı ve aleyhine rücu edilebileceğinin değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Öte yandan, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigorta ettiren şirket arasındaki nakliyat abonman sigorta poliçesi dosyaya ibraz edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmamıştır. Mahkemece, davaya konu taşımaya ilişkin spesifik poliçe düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, düzenlenmiş ise dosyaya getirtilerek meydana gelen zararın poliçe kapsamında olup olmadığının belirlenmesi, şayet zarar poliçe kapsamında değilse dosyaya sunulan ibranamede, sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya temlik ettiğine ilişkin yazılı beyanının varlığı dikkate alınarak davacının dava hakkının, bu durumda TTK.nun 1301 inci maddesine dayalı halefiyete değil, BK.nun 162 nci vd. madde hükümlerine dayalı olduğunun kabulü ile davanın buna göre ele alınması ve sonuçlandırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Nakliyat abonman sigorta poliçesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14264 E. 2016/853 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Nakliyat abonman sigorta poliçesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12047 E. 2018/4971 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kanuni halefiyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3695 E. 2011/2195 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Halefiyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12252 E. 2010/3142 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ex gratia ödeme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13543 E. 2013/11853 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11574 E. 2010/2345 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11534 E.  ,  2011/4286 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.04.2009 tarih ve 2008/1794-2009/749 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalanan emtianın, davalı şirket tarafından taşındığı sırada meydana gelen trafik kazası sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen bedelin tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesi ile bizzat sigortalının veya onun sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek hasarın teminat altına alındığı, somut olayda davalı tarafın sigortalının sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, diğer bir kimse nam ve hesabına sigorta yapılan konumunda olduğu, bu nedenle davacının davlıya rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK.’nun 1301. maddesine dayalı sigorta rücu davasıdır. Mahkemece, sigorta ettirenin veya sorumluluğu altında kiralayarak çalıştırdığı kamyonların yaptığı taşıma işi sırasında meydana gelecek hasarın teminat altına alındığı, somut olayda da davalı tarafın sigorta ettirenin sorumluluğu altında taşıma işini yaptığı, bu nedenle davacının davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dosya kapsamından dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin kapsamı, davalının alt taşıyan olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu itibarla mahkemece, belirtilen hukuki ilişkinin kapsamının tam olarak araştırılması, davalının, sigorta ettirenin sorumluluğu altında taşımayı gerçekleştirdiğinin tespiti halinde hasarın teminat altında olduğunun kabulü, aksine davalının alt taşıyan olduğunun ve bu nedenle da hasarın teminat dışında olduğunun tespiti halinde ise, davalının lehine sigorta yapılmadığı ve aleyhine rücu edilebileceğinin değerlendirilmesi gerekir.

Mahkemece açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Öte yandan, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigorta ettiren şirket arasındaki nakliyat abonman sigorta poliçesi dosyaya ibraz edilmiş olup, ayrıca dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya sunulmamıştır. Mahkemece, davaya konu taşımaya ilişkin spesifik poliçe düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, düzenlenmiş ise dosyaya getirtilerek meydana gelen zararın poliçe kapsamında olup olmadığının belirlenmesi, şayet zarar poliçe kapsamında değilse dosyaya sunulan ibranamede, sigorta ettirenin alacağa ilişkin her türlü hakkını davacı sigortacıya temlik ettiğine ilişkin yazılı beyanının varlığı dikkate alınarak davacının dava hakkının, bu durumda TTK.nun 1301 inci maddesine dayalı halefiyete değil, BK.nun 162 nci vd.

madde hükümlerine dayalı olduğunun kabulü ile davanın buna göre ele alınması ve sonuçlandırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021077200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.