Ttk 732
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4401 E. 2014/12149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 732↗ şahsi def'i↗ tavzih↗ ciranta↗ alacağın temliki↗ def'i↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ alacak davası↗ temlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, TTK'nın 732 maddesi kapsamında davacının tavzih yoluyla davayı değiştirdiği, alacağın tahsili istemi ile açılan davada hukuksal neden bakımından her ne kadar tarafların beyanlarıyla mahkeme bağlı değil ise de alacak davası bakımından TTK 732 çerçevesinde davalının Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında hamilin zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşme davası olup,mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca şahsi def'ilerin cirantalara karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Ayrıca, mahkemece gerekçe olarak dayanılan Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dosyasında da, dosyamız davacısı taraf olmadığından söz konusu mahkemece verilen hükmün davacıyı bağlaması mümkün değildir. Bu nedenle açıklanan bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3159 E. 2010/8922 K.
Ortak:ciranta · def'i · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaAncak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse «keşideci» veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan «def»'ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Alacağın «temliki» yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca «şahsi def»'ilerin «cirantalara» karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir «sebepsiz zenginleşmeden» söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında «hamilin» zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTürk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Meğer ki, «hamil» senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyetli hamil · son hamil · menfi tespit davası · bedelsizlik · tespit davası · ciro · bono · vade
Benzer bu karardaSomut olayda dosya içeriğinden davaya konu «bononun» «vade» tarihinden önce davalılara «ciro» edildiği ve davalıların «kötüniyetli hamil» olmadıkları davacı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığından ve mahkemece de mümeyyiz davalının kötüniyetli olmadığı benimsendiğinden yukarıda açıklanan yasal düze …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Hamilin kötü niyetli olduğu iddiasının ise umumi mahkemelerde «menfi tespit davası» şeklinde ileri sürülerek ispatı gerekir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8039 E. 2010/7230 K.
Ortak:def'i · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaAncak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse «keşideci» veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan «def»'ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir «sebepsiz zenginleşmeden» söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında «hamilin» zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Alacağın «temliki» yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca «şahsi def»'ilerin «cirantalara» karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaTTK’nın 599. maddesi gereğince, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Somut olayda, davacı banka «hamili» bulunduğu «bonoya» dayalı olarak «keşideci» davalı hakkında «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş, verilen ihtiyati haciz kararına davalı tarafından bono bedelinin «lehtara» ödendiği itirazında bulunularak buna ilişkin belge «ibraz» edilmiş, mahkemece bono bedelinin ödendiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır.
Meğer ki, «hamil» senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · lehtar · ihtiyati haciz · bono · haciz · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı banka «hamili» bulunduğu «bonoya» dayalı olarak «keşideci» davalı hakkında «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş, verilen ihtiyati haciz kararına davalı tarafından bono bedelinin «lehtara» ödendiği itirazında bulunularak buna ilişkin belge «ibraz» edilmiş, mahkemece bono bedelinin ödendiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır.
Borçlu... vekili, «bono» bedelinin «lehtar» şirkete haricen ödendiğini, lehtar şirket tarafından bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin yazı verildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, borçluların yokluğunda «ihtiyati haciz» kararı verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borçlu... tarafından «bono» bedelinin «lehtara» banka havalesi ile ödendiği ve bu bono nedeniyle borçlunun her hangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle,... yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18343 E. 2014/7643 K.
Ortak:ciranta · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir «sebepsiz zenginleşmeden» söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında «hamilin» zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse «keşideci» veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan «def»'ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılan «sebepsiz zenginleşme» davası olup,mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu hüküm, çekte «ciranta» olan ve dava tarihi itibariyle «hamil» bulunan davacı F.
Dava, 6762 sayılı TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, mahkemece «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu dava tarihi itibariyle çekleri elinde bulunduran davacı «hamil» F.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kesin delil · sözleşmenin feshi · tespit davası · çek · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 sayılı dosyasında açıkça dava konusu 3 çekten dolayı davalının borçlu olmadığı tespit edilmiş olduğu, «kesin delil niteliğinde» olan bu kararla «çek» bedellerinin davalı yanda nedensiz olarak kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. aleyhine «sözleşmenin feshi» ve çekler nedeniyle borçlu olmadığının «tespiti davası» açmış ve dava sonunda sözleşmenin feshi ile davalı K..
Dava, 6762 sayılı TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, mahkemece «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. «keşideci» davalıya karşı dava açmış olup, «kesin» hüküm oluşturduğu mahkemece kabul edilen Kadıköy 5.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2668 E. 2015/4008 K.
Ortak:def'i · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaAncak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse «keşideci» veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan «def»'ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir «sebepsiz zenginleşmeden» söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında «hamilin» zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Alacağın «temliki» yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca «şahsi def»'ilerin «cirantalara» karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Benzer bu kararda… yı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan ve senet metninden anlaşılmayan «def»'ileri başvuran «hamile» karşı ileri süremeyeceğinden, yazılı gerekçelerle «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesince çekin «keşidecisi» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · tespit davası · ihtiyati haciz · haciz · çek · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, borçlular arasında görülen ve «ihtiyati haciz» talep eden bankanın taraf olmadığı «menfi tespit davası» sonucu talebe konu çekin iptaline karar verildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dayanıklı Tüketim Malları A.Ş.’nin borçlu olmadığının tespit edildiği ve çekin iptaline karar verildiği, ihtiyati hacze konu «çek» yönünden borçlu olunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebine konu çekle ilgili İstanbul Anadolu 2.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4401 E. , 2014/12149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2013
NUMARASI 2013/789-2013/485
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/789-2013/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının keşide ettiği 10.000 TL'lik çekin hamili olduğunu, çeki bankaya ibraz ettiğinde süresinde ibraz edilmediğinden dolayı ödenmediğini, bunun üzerine borçlu davalı hakkında icra takibi yapıldığını, ancak itiraz ettiğini, bu şekilde davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, TTK'nın 732 maddesi kapsamında davacının tavzih yoluyla davayı değiştirdiği, alacağın tahsili istemi ile açılan davada hukuksal neden bakımından her ne kadar tarafların beyanlarıyla mahkeme bağlı değil ise de alacak davası bakımından TTK 732 çerçevesinde davalının Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında hamilin zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşme davası olup,mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca şahsi def'ilerin cirantalara karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Ayrıca, mahkemece gerekçe olarak dayanılan Kadıköy 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dosyasında da, dosyamız davacısı taraf olmadığından söz konusu mahkemece verilen hükmün davacıyı bağlaması mümkün değildir. Bu nedenle açıklanan bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102031900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz