Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3159 E. 2010/8922 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyetli hamil↗ son hamil↗ ciranta↗ menfi tespit davası↗ bedelsizlik↗ tespit davası↗ ciro↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından bononun bedelsiz duruma geldiğinden son hamil olan davalı ...’in bono bedelini cirantasından talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle bonolar hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, keşideci veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki, hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Hamilin kötü niyetli olduğu iddiasının ise umumi mahkemelerde menfi tespit davası şeklinde ileri sürülerek ispatı gerekir.
Somut olayda dosya içeriğinden davaya konu bononun vade tarihinden önce davalılara ciro edildiği ve davalıların kötüniyetli hamil olmadıkları davacı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığından ve mahkemece de mümeyyiz davalının kötüniyetli olmadığı benimsendiğinden yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8039 E. 2010/7230 K.
Ortak:def'i · hamil · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda dosya içeriğinden davaya konu «bononun» «vade» tarihinden önce davalılara «ciro» edildiği ve davalıların «kötüniyetli hamil» olmadıkları davacı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığından ve mahkemece de mümeyyiz davalının kötüniyetli olmadığı benimsendiğinden yukarıda açıklanan yasal düze …
Benzer bu karardaTTK’nın 599. maddesi gereğince, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Somut olayda, davacı banka «hamili» bulunduğu «bonoya» dayalı olarak «keşideci» davalı hakkında «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş, verilen ihtiyati haciz kararına davalı tarafından bono bedelinin «lehtara» ödendiği itirazında bulunularak buna ilişkin belge «ibraz» edilmiş, mahkemece bono bedelinin ödendiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır.
Borçlu... vekili, «bono» bedelinin «lehtar» şirkete haricen ödendiğini, lehtar şirket tarafından bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin yazı verildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararının iptalini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · lehtar · ihtiyati haciz · haciz · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı banka «hamili» bulunduğu «bonoya» dayalı olarak «keşideci» davalı hakkında «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş, verilen ihtiyati haciz kararına davalı tarafından bono bedelinin «lehtara» ödendiği itirazında bulunularak buna ilişkin belge «ibraz» edilmiş, mahkemece bono bedelinin ödendiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır.
Borçlu... vekili, «bono» bedelinin «lehtar» şirkete haricen ödendiğini, lehtar şirket tarafından bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin yazı verildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, borçluların yokluğunda «ihtiyati haciz» kararı verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «lehtar» olan dava dışı şirkete, «keşidecinin» ödeme yapıp yapmadığının sorulması doğru olmadığı gibi, gelen bu cevaba göre «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4401 E. 2014/12149 K.
Ortak:ciranta · def'i · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Meğer ki, «hamil» senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Benzer bu karardaAncak; 6762 sayılı TTK'nın 730. maddesi delaletiyle 599. maddesinde yer alan ”Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse «keşideci» veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcudolan münasebetlere dayanan «def»'ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki; hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
Alacağın «temliki» yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca «şahsi def»'ilerin «cirantalara» karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir «sebepsiz zenginleşmeden» söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında «hamilin» zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi def'i · tavzih · sebepsiz zenginleşme · alacak davası · temlik
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, TTK'nın 732 maddesi kapsamında davacının «tavzih» yoluyla davayı değiştirdiği, alacağın tahsili istemi ile açılan davada hukuksal neden bakımından her ne kadar tarafların beyanlarıyla mahkeme bağlı değil ise de «alacak davası» bakımından TTK 732 çerçevesinde davalının Kadıköy 5.
Alacağın «temliki» yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü uyarınca «şahsi def»'ilerin «cirantalara» karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1229 Esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen kararla davacıya borçlu olmadığını ispat ettiği, dolayısıyla bir «sebepsiz zenginleşmeden» söz edilemeyeceği, alacak bakımından yasal koşulların davada gerçekleşmediği, kambiyo senetleri kapsamında çekin tüm zorunlu unsurları içerdiği takdirde bu davanın açılabileceği, davada davacının iddiasının aksine müracaat edeceği kişinin mal varlığında «hamilin» zararına olarak sebepsiz bir artmanın oluştuğu yönünde yasal koşulların davada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılan «sebepsiz zenginleşme» davası olup,mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5001 E. 2021/3188 K.
Ortak:son hamil · menfi tespit davası · tespit davası · def'i · hamil · bono · menfi tespit · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Hamilin kötü niyetli olduğu iddiasının ise umumi mahkemelerde «menfi tespit davası» şeklinde ileri sürülerek ispatı gerekir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, dava konusu senedin «muvazaalı» olarak düzenlendiği iddiasının HMK'nın 200 ve 201. maddeleri uyarınca senetle ispatlanması gerektiği, davacı tarafça senedin gerçekte borçlanma iradesiyle düzenlenmediği konusunda senet sunulmadığı, bu nedenle muvazaa nedenine dayalı «geçersizlik» iddiasının ispatlanamadığı, 23.10.2015 tarihli belgenin geniş kapsamlı «ibra» belgesi olduğu, belge ile ...'ün, ..., ..., ... ve ...'dan 23.10.2015 tarihinden önce doğmuş hiçbir alacağının bulunmadığını beyan ettiği, davaya konu «bononun» 24.12.2012 tarihinde düzenlendiğinden ibra belgesi kapsamında olduğu, davalı tarafın ibra belgesinin bonoyu kapsamadığı yönündeki savunmasını HMK'nın 200 ve 201. maddesi uyarınca senetle ispatlaması gerektiği, davalı tarafın bu konuda yazılı senet sunmadığı, TBK'nın 132. maddesi uyarınca bonodan kaynaklanan isteminin ibra belgesi ile davalı ... açısından sona erdiği sonucuna varıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 687. maddesinde "poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan «def»'ileri başvuran «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda ..., ... ve ...’ün kardeş olduğu, ... ile ... arasında bir boşanma davası olduğu ve dava bitmeden ...'ün vefat ettiği, bonoyu düzenleyen ile «lehtar» ve «son hamil» ...’ün kardeş olması dikkate alındığında davalı ...’ün, gerçekleşen bu vakaları bilmemesinin mümkün görülmediği, bu nedenlerle davalı ...’ün bonoyu iktisap ederken iyi niyetli olmadığı, bu savunmanın ona da yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu senetten dolayı davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'si oranında tazminatın davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilince «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Menfi «tespit davası» da senet bedeli 350.000,00 TL üzerinden «peşin harç» yatırılarak açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · borçlu olunmadığının tespiti · muvazaa · lehtar · ibra · infaz · geçersizlik · harç
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, dava konusu senedin «muvazaalı» olarak düzenlendiği iddiasının HMK'nın 200 ve 201. maddeleri uyarınca senetle ispatlanması gerektiği, davacı tarafça senedin gerçekte borçlanma iradesiyle düzenlenmediği konusunda senet sunulmadığı, bu nedenle muvazaa nedenine dayalı «geçersizlik» iddiasının ispatlanamadığı, 23.10.2015 tarihli belgenin geniş kapsamlı «ibra» belgesi olduğu, belge ile ...'ün, ..., ..., ... ve ...'dan 23.10.2015 tarihinden önce doğmuş hiçbir alacağının bulunmadığını beyan ettiği, davaya konu «bononun» 24.12.2012 tarihinde düzenlendiğinden ibra belgesi kapsamında olduğu, davalı tarafın ibra belgesinin bonoyu kapsamadığı yönündeki savunmasını HMK'nın 200 ve 201. maddesi uyarınca senetle ispatlaması gerektiği, davalı tarafın bu konuda yazılı senet sunmadığı, TBK'nın 132. maddesi uyarınca bonodan kaynaklanan isteminin ibra belgesi ile davalı ... açısından sona erdiği sonucuna varıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 687. maddesinde "poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan «def»'ileri başvuran «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda ..., ... ve ...’ün kardeş olduğu, ... ile ... arasında bir boşanma davası olduğu ve dava bitmeden ...'ün vefat ettiği, bonoyu düzenleyen ile «lehtar» ve «son hamil» ...’ün kardeş olması dikkate alındığında davalı ...’ün, gerçekleşen bu vakaları bilmemesinin mümkün görülmediği, bu nedenlerle davalı ...’ün bonoyu iktisap ederken iyi niyetli olmadığı, bu savunmanın ona da yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu senetten dolayı davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'si oranında tazminatın davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilince «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Menfi «tespit davası» da senet bedeli 350.000,00 TL üzerinden «peşin harç» yatırılarak açılmıştır.
… nısına varıldığından davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. (2)Dava, takip dayanağı senetten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesi’nce takipte kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı ... aleyhine senet bedeli olan 350.000,00 TL üzerinden % 20 oranında tazminata karar verilmesi gerekirken takip konusu alacak üzerinden % 20 oranında tazminat denilip «infazda» da tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5941 E. 2023/1203 K.
Ortak:bedelsizlik · ciro · def'i · hamil · keşideci · bono · menfi tespit
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda dosya içeriğinden davaya konu «bononun» «vade» tarihinden önce davalılara «ciro» edildiği ve davalıların «kötüniyetli hamil» olmadıkları davacı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığından ve mahkemece de mümeyyiz davalının kötüniyetli olmadığı benimsendiğinden yukarıda açıklanan yasal düze …
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.12.2018 tarih, 2016/327 E. ve 2018/387 K. sayılı kararı ile «menfi tespite» konu 30.08.2013 tarih 122.410 TL bedelli 35231 no.lu dava konusu «çek» için, 25.04.2013 tarihli davacı, davalı ve şahit imzasını içeren bir «ibraname» düzenlendiği, ibranamede çek karşılığı ticari emtianın «teslim» edilememesi nedeni ile çekin, davacı ...'a iade edileceğinin belirtildiği, ibranamenin borcu söndüren bir hukuki işlem olduğu, «çekin bedelsiz» kaldığı, çek «keşidecisinin» «zayi nedeniyle iptal davası» açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, 30.08.2013 tanzim 122.410,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının «çek iptali» isteminin ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; «asli müdahale» dilekçesi ile davacının «çek iptali» talebinin reddi ile takibin devama karar verilmesinin istenildiğini, yerel mahkemece de çek iptali istemin reddine karar verildiği ve fakat ayrıca asli müdahilin davasının reddine şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, çekin iyi niyetli «hamili» olduğunu, dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 690 ıncı maddesinin göndermesi ile «bonolar» hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 599 uncu maddesi gereğince borçlunun, önceki hamillerden biri ile kendi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «yetkili hamile» karsı ileri süremeyeceğini, davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava «bedelsizlik» iddiasına dayalı olarak açılmış «menfi tespit» ve «çek iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · zayi nedeniyle iptal davası · asli müdahale · zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali davası · zayi nedeniyle iptal · delillerin toplanmaması · yetkili hamil
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 05.05.2016 tarih, 2016/210 E. ve 2016/8340 K. sayılı kararıyla tarafların «bedelsizlik» iddiasına yönelik «delillerin toplanıp» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın «zayi nedeniyle çek iptali davası» olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.12.2018 tarih, 2016/327 E. ve 2018/387 K. sayılı kararı ile «menfi tespite» konu 30.08.2013 tarih 122.410 TL bedelli 35231 no.lu dava konusu «çek» için, 25.04.2013 tarihli davacı, davalı ve şahit imzasını içeren bir «ibraname» düzenlendiği, ibranamede çek karşılığı ticari emtianın «teslim» edilememesi nedeni ile çekin, davacı ...'a iade edileceğinin belirtildiği, ibranamenin borcu söndüren bir hukuki işlem olduğu, «çekin bedelsiz» kaldığı, çek «keşidecisinin» «zayi nedeniyle iptal davası» açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, 30.08.2013 tanzim 122.410,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının «çek iptali» isteminin ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; «asli müdahale» dilekçesi ile davacının «çek iptali» talebinin reddi ile takibin devama karar verilmesinin istenildiğini, yerel mahkemece de çek iptali istemin reddine karar verildiği ve fakat ayrıca asli müdahilin davasının reddine şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, çekin iyi niyetli «hamili» olduğunu, dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 690 ıncı maddesinin göndermesi ile «bonolar» hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 599 uncu maddesi gereğince borçlunun, önceki hamillerden biri ile kendi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «yetkili hamile» karsı ileri süremeyeceğini, davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2668 E. 2015/4008 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · def'i · hamil · keşideci · menfi tespit
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Hamilin kötü niyetli olduğu iddiasının ise umumi mahkemelerde «menfi tespit davası» şeklinde ileri sürülerek ispatı gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, borçlular arasında görülen ve «ihtiyati haciz» talep eden bankanın taraf olmadığı «menfi tespit davası» sonucu talebe konu çekin iptaline karar verildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
… yı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan ve senet metninden anlaşılmayan «def»'ileri başvuran «hamile» karşı ileri süremeyeceğinden, yazılı gerekçelerle «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesince çekin «keşidecisi» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz · çek
Benzer bu karardaDayanıklı Tüketim Malları A.Ş.’nin borçlu olmadığının tespit edildiği ve çekin iptaline karar verildiği, ihtiyati hacze konu «çek» yönünden borçlu olunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebine konu çekle ilgili İstanbul Anadolu 2.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5103 E. 2022/7311 K.
Ortak:bedelsizlik · hamil · keşideci · kötüniyet · menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından «bononun» «bedelsiz» duruma geldiğinden «son hamil» olan davalı ...’in bono bedelini «cirantasından» talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle «bonolar» hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, «keşideci» veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan «def»’ileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez.
Somut olayda dosya içeriğinden davaya konu «bononun» «vade» tarihinden önce davalılara «ciro» edildiği ve davalıların «kötüniyetli hamil» olmadıkları davacı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığından ve mahkemece de mümeyyiz davalının kötüniyetli olmadığı benimsendiğinden yukarıda açıklanan yasal düze …
Benzer bu karardaÇekin «bedelsiz» olduğu yönündeki «şahsi definin» «üçüncü kişiye» karşı ileri sürülebilmesi için eTTK'nın 599. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen, "Poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse «keşideci» veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri müracaatta bulunan «hamile» karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisabederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmü uyarınca hamilin bile bile borçlunun zararına …
Şti.'ne karşı ileri sürebileceği tüm şahsi defileri, diğer davalılar ... ve ... ile «ihbar olunan» ...'a karşı da ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bilgileri ve seri numaralı verilen 73 adet faturaların iptali ile davacının ilgili faturalara ilişkin borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu 8 adet çekin iptali ile davacının ilgili çeklere ilişkin borçlu bulunmadığının tespitine, davacı lehine Nizip İcra Müdürlüğü'nün 2000/1949 esas sayılı dosyasındaki takip miktarı üzerinden %40 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine, davacı lehine Gaziantep 4.
Şti.'ne verdiği ve bu şirketin cirosuyla davalı ...'a geçen 3 adet çekin daha sonra davalı «hamil» ...'a geçtiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi defi · temel borç ilişkisi · resmi belgede sahtecilik · i̇i̇k 258 · i̇i̇k 194 · borçlu olunmadığının tespiti · sahtecilik · ihbar olunan
Benzer bu karardaAyrıca Adana 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2001/482 esas ve 2008/«258» karar sayılı ilamıyla davalı ...'a yönelik «resmi belgede sahtecilik» suçuna ilişkin olarak, hakkında yeterli delil bulunmadığından davalının beraatine karar verilmiş olup, hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin bu gerekçeye dayanan beraat kararıyla bağlı olmamakla birlikte, incelenen ceza mahkemesi dosyasında davalı aleyhine kesinleşen bir maddi olayın tespit edilememesine rağmen, mahkemece davalı ...'a yönelik «menfi tespit» davasının kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
Şti. arasındaki «temel borç ilişkisini» doğuran faturalarda belirtilen işlemlerin, davalı Kariyer Medikal Tıbbi Teknik Cihazları Paz.
Şti.'ne karşı ileri sürebileceği tüm şahsi defileri, diğer davalılar ... ve ... ile «ihbar olunan» ...'a karşı da ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bilgileri ve seri numaralı verilen 73 adet faturaların iptali ile davacının ilgili faturalara ilişkin borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu 8 adet çekin iptali ile davacının ilgili çeklere ilişkin borçlu bulunmadığının tespitine, davacı lehine Nizip İcra Müdürlüğü'nün 2000/1949 esas sayılı dosyasındaki takip miktarı üzerinden %40 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine, davacı lehine Gaziantep 4.
Karar, davacı vekili tarafından «harç», «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden, davalı ... tarafından ise yalnızca takibe konu ettiği, 21.09.2000 tarihli ve 3.108.781.798.- TL bedelli, 21.09.2000 tarihli ve 5.584.682.481.- TL bedelli ve 07.09.2000 tarihli ve 7.«194».096.000.- TL bedelli, toplam 3 adet «çek» yönünden temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3159 E. , 2010/8922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Silifke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2007 tarih ve 2006/291 - 2007/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve başkan yardımcısı bulunduğu dava dışı kooperatife olan borcu nedeniyle 13.000,00 TL bedelli bir bono keşide ettiğini, vadesinden önce bono bedelini kooperatif başkanına makbuz karşılığı ödediğini ancak bononun kendisine teslim edilmediğini, daha sonra bononun boş olarak bırakılmış olan alacaklı kısmına kooperatifin yüklenicisi davalılardan müteahhit ...’ın kendi ismini yazmak suretiyle davalılardan ...’e kötüniyetli olarak ciro ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bononun ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bonoyu keşide eden davacının haricen yaptığı ödeme nedeniyle kendisi açısından bononun bedelsiz duruma geldiğinden son hamil olan davalı ...’in bono bedelini cirantasından talep etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi delaletiyle bonolar hakanda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 599. maddesinde belirtildiği gibi, kambiyo senedinden dolayı kendisine müracaat olunan kimse, keşideci veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki, hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Hamilin kötü niyetli olduğu iddiasının ise umumi mahkemelerde menfi tespit davası şeklinde ileri sürülerek ispatı gerekir.
Somut olayda dosya içeriğinden davaya konu bononun vade tarihinden önce davalılara ciro edildiği ve davalıların kötüniyetli hamil olmadıkları davacı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığından ve mahkemece de mümeyyiz davalının kötüniyetli olmadığı benimsendiğinden yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028038500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz