6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/338 E. 2024/1037 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi davası resen inceleme hukuki menfaat şirketin feshi ortaklar kurulu kararı ticaret sicili müdürlüğü kira sözleşmesi kaldırma ve yeniden hüküm usulden reddi limited şirket hukuki yarar tebligat ticaret sicili yetki ek tasfiye terkin yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması ilan yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK 32TTK 33TTK 34TTK 36TTK 636TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/389 E., 2020/668 K.

Taraflar arasındaki şirketin ... adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde kain taşınmazın mülk sahibinin müvekkiline başvurduğunu, davalı şirket ile yapılan kira sözleşmesinin 19.02.2020 tarihinde feshedildiğini belirterek, davalı şirketin adres değişikliğinin resen yapılmasını istediğini, bunun üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde ... adresin tescilinin istenildiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde, görevli ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalı şirketin ... adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbirinci fıkrasına göre, yapılan ilan ve ihtarlara rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veyahut faaliyette bulunduğunu adres ve kayıtlarıyla bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği, şirketin adreste bulunmamasının bu adresi terk anlamına gelmeyeceği gibi, ... adresinin mahkemece bulunmasının da mümkün olmadığı, şirketin iradesi yok sayılarak merkezinin burası olduğunun tespit edilemeyeceği, şirket adresinin ancak ortaklar kurulu kararı ile değiştirilebileceği, sicil adresinin en büyük işlevinin tebligatların buraya yapılması olduğu, adresini değiştirip sicile bildirmeyen şirketin adresine yapılan tebligatların geçerli olacağı, davacının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbirinci fıkrasına göre işlem yapması gerektiği, davalı şirketin adresinin tespitini istemesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde kain taşınmazın mülk sahibinin müvekkiline başvurduğunu, davalı şirket ile yapılan kira sözleşmesinin 19.02.2020 tarihinde feshedildiğini belirttiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde ... adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik terkin işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbirinci fıkrasının tatbikinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 32 nci ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını resen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, anasözleşme hükmü ve 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevi bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın ... açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağı olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında sicil müdürünün inceleme yetkisinin sınırlı yetki olup somut olayda inceleme hakkından bahsedilemeyeceğini, ticaret sicil müdürlüğünün resen araştırma yapma yetkisinin bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddelerinin uygulanmasının resen yapılacak adres araştırması sonucunda adresin tespiti şartına bağlanmasının açıkça madde hükümlerine aykırı olduğunu, limited şirket tip ana sözleşmesinin 4 üncü maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshine ilişkin dava açılmasının mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ... adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile 636 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1347 E. 2023/4949 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Adres tespiti ve tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1337 E. 2023/4991 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Adres tespiti ve tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1339 E. 2023/4931 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Adres tespiti | Ticaret sicili tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1331 E. 2023/4649 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1344 E. 2023/4990 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Adres tespiti | Ticaret sicili tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1338 E. 2023/4650 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Adres tespiti | Ticaret sicili tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3978 E. 2023/4896 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/338 E.  ,  2024/1037 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/2075 Esas, 2021/1771 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın usulden reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/389 E., 2020/668 K.

Taraflar arasındaki şirketin ... adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde kain taşınmazın mülk sahibinin müvekkiline başvurduğunu, davalı şirket ile yapılan kira sözleşmesinin 19.02.2020 tarihinde feshedildiğini belirterek, davalı şirketin adres değişikliğinin resen yapılmasını istediğini, bunun üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde ... adresin tescilinin istenildiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde, görevli ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalı şirketin ...

adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbirinci fıkrasına göre, yapılan ilan ve ihtarlara rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veyahut faaliyette bulunduğunu adres ve kayıtlarıyla bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği, şirketin adreste bulunmamasının bu adresi terk anlamına gelmeyeceği gibi, ... adresinin mahkemece bulunmasının da mümkün olmadığı, şirketin iradesi yok sayılarak merkezinin burası olduğunun tespit edilemeyeceği, şirket adresinin ancak ortaklar kurulu kararı ile değiştirilebileceği, sicil adresinin en büyük işlevinin tebligatların buraya yapılması olduğu, adresini değiştirip sicile bildirmeyen şirketin adresine yapılan tebligatların geçerli olacağı, davacının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbirinci fıkrasına göre işlem yapması gerektiği, davalı şirketin adresinin tespitini istemesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde kain taşınmazın mülk sahibinin müvekkiline başvurduğunu, davalı şirket ile yapılan kira sözleşmesinin 19.02.2020 tarihinde feshedildiğini belirttiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde ... adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik terkin işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbirinci fıkrasının tatbikinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 32 nci ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını resen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, anasözleşme hükmü ve 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevi bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın ...

açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağı olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında sicil müdürünün inceleme yetkisinin sınırlı yetki olup somut olayda inceleme hakkından bahsedilemeyeceğini, ticaret sicil müdürlüğünün resen araştırma yapma yetkisinin bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddelerinin uygulanmasının resen yapılacak adres araştırması sonucunda adresin tespiti şartına bağlanmasının açıkça madde hükümlerine aykırı olduğunu, limited şirket tip ana sözleşmesinin 4 üncü maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshine ilişkin dava açılmasının mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ... adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile 636 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018089900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.