Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1460 E. 2014/4603 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şartın tenkisi↗ sözleşmeden dönme↗ borcun ifası↗ tenkis↗ cezai şart↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen cezai şartın bir sözleşmeden dönme cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı cezai şartın davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir." hükmünü haizdir. Davalı taraf cezai şartın fahiş olduğunu ve tenkisi gerektiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece 818 sayılı B.K. 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1475 E. 2019/335 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · borcun ifası · tenkis · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
BK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · protokol · taahhütname · teslim
Benzer bu karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1028 E. 2017/7622 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · borcun ifası · tenkis · cezai şart
İncelediğiniz kararda161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · ticari faiz · ıslah · taahhütname · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11019 E. 2013/9914 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, taraflar arasında düzenlenen «protokole» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler.Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · emredici hüküm · hakkaniyet · ifa · protokol · asıl alacak · tacir · kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf 120.000,00 TL'lik «asıl alacak» için 365.000,00 TL «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davalının «tacir» olmadığı da gözetilerek takdiren 70.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiş ise de, sözleşmede belirlenen borç 120.000,00 TL olup, tacir olmayan davalı aleyhine asıl borcun yaklaşık %60'ına denk gelecek şekilde borçlu için ekonomik çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şarta» hükmedilmesi tahakkuk edecek faiz miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde, Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesindeki «emredici» hükmün amaçladığı, adil ve «hakkaniyete» uygun sonucu ortaya koymaktan uzak ve dolayısıyla da yapılan indirim yetersizdir.
Bir olayda, «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken; - Tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, - Alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile, cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, - Sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, - Borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı, ölçüt alınmalı ve sonuçta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmelidir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, taraflar arasında düzenlenen «protokole» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2204 E. 2021/2704 K.
Ortak:cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Davalı taraf «cezai şartın» fahiş olduğunu ve tenkisi gerektiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece 818 sayılı B.K.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yanın ilgili «protokol» hükmüne aykırı davrandığının ve vaki aykırılık sebebiyle «cezai şart» ödemesi gerektiğinin sabit olduğu ancak somut olayın özellikleri gözetildiğinde kararlaştırılan cezai şartın fahiş olup tenkisi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yanın ilgili «protokol» hükmüne aykırı davrandığının ve vaki aykırılık sebebiyle «cezai şart» ödemesi gerektiğinin sabit olduğu ancak somut olayın özellikleri gözetildiğinde kararlaştırılan cezai şartın fahiş olup tenkisi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 400.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4245 E. 2015/11065 K.
Ortak:tenkis · borcun ifası · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Benzer bu karardaŞti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti. arasında imzalanan sözleşmenin «cezai şarta» ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından «teminat» olarak verilen «bono» nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Cezai şarttan kaynaklı alacağın talep edilebilmesi için alacaklının zarara uğraması gerekmediği gibi «cezai şart» olarak belirlenen meblağın haricindeki zararların talep edilmesine engel bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · takas-mahsup · takas · ifa · mahsup · bono · istirdat · ihtar
Benzer bu karardaŞti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Şti. arasında imzalanan sözleşmenin «cezai şarta» ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından «teminat» olarak verilen «bono» nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179.) ve devamındaki maddeler uyarınca taraflar; yaptıkları sözleşmelerde, kararlaştırılan edimlerin «ifa» edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmek üzere, karşı tarafa çezai şart adı altında belli bir meblağın ödenmesini kararlaştırabilirler.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13345 E. 2011/7844 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · tenkis · cezai şart
İncelediğiniz kararda161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞirketi’nin ortakları iken davacının şirketteki hissesini 10.01.2007 «vade» tarihinden başlayan 14 adet toplam 120.000 TL bedelli senetler karşılığında davalıya devrettiği, sözkonusu senetlere ek olarak taraflar arasında “«protokol»” başlıklı bir belge düzenlendiği, bu belge içeriğine göre “10.01.2007, 20.01.2007, 30.01.2007, 10.03.2007, 15.03.2007, 20.03.2007, 25.03.2007, 30.03.2007, 05.05.2007, 10.05.2007, 15.05.2007, 20.05.2007, 25.05.2007, 30.05.2007 tarihli senetlerle ilgili olarak her ödenmeyen senet için günü geçtiğinde her gün için 500 YTL «cezai şart» koyulduğu, protokol hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan 365.000,00 TL cezai şart alacağının, tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi ölçütler dikkate alındığında fahiş olarak değerlendirildiği ve BK.nun 161/3 ncü maddesi uyarınca «cezai şartın tenkisi» cihetine gidildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 120.000,00 TL cezai şart alacağının «ticari faizin» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
BK.nun 161/3 ncü maddesi "hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir” hükmünü haiz olup, bu hükmün, ticari işlerde uygulanması mümkün değildir.(TTK.m.24) .Ancak, anılan bu «son» hüküm mutlak bir kural içermediği, borçlunun «tacir sıfatını» taşımasının, adalet ve «hakkaniyet» sınırlarını aşan, borçlu için ekonomik bir çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şartın» indirime tabi olmasını esasen zorunlu kılmaktadır.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, «protokole» dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, borçlunun «tacir» olduğu da kabul edilmek suretiyle yazılı gerekçelerle kararlaştırılan cezai şart miktarı fahiş olarak değerlendirilip BK.nun 161/3 ncü maddesi uyarınca tenkisi cihetine gidilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · belirlilik ilkesi · tacir sıfatı · esnaf · ticari faiz · hakkaniyet · ifa · vade
Benzer bu karardaŞirketi’nin ortakları iken davacının şirketteki hissesini 10.01.2007 «vade» tarihinden başlayan 14 adet toplam 120.000 TL bedelli senetler karşılığında davalıya devrettiği, sözkonusu senetlere ek olarak taraflar arasında “«protokol»” başlıklı bir belge düzenlendiği, bu belge içeriğine göre “10.01.2007, 20.01.2007, 30.01.2007, 10.03.2007, 15.03.2007, 20.03.2007, 25.03.2007, 30.03.2007, 05.05.2007, 10.05.2007, 15.05.2007, 20.05.2007, 25.05.2007, 30.05.2007 tarihli senetlerle ilgili olarak her ödenmeyen senet için günü geçtiğinde her gün için 500 YTL «cezai şart» koyulduğu, protokol hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan 365.000,00 TL cezai şart alacağının, tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi ölçütler dikkate alındığında fahiş olarak değerlendirildiği ve BK.nun 161/3 ncü maddesi uyarınca «cezai şartın tenkisi» cihetine gidildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 120.000,00 TL cezai şart alacağının «ticari faizin» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
BK.nun 161/3 ncü maddesi "hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir” hükmünü haiz olup, bu hükmün, ticari işlerde uygulanması mümkün değildir.(TTK.m.24) .Ancak, anılan bu «son» hüküm mutlak bir kural içermediği, borçlunun «tacir sıfatını» taşımasının, adalet ve «hakkaniyet» sınırlarını aşan, borçlu için ekonomik bir çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şartın» indirime tabi olmasını esasen zorunlu kılmaktadır.
Somut olaya gelince, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının «esnaf», davalının ise dava dışı şirket ortaklığı dışında başkaca bir işi yada gelirinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, salt şirket ortağı olmanın da davalıya «tacir sıfatını» kazandırmayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya dayanak yapılan borcun asıl miktarı da nazara alınarak, karar yerinde isabetle «belirlenen ilkeler» çerçevesinde davalının «tacir sıfatını» taşımadığı da gözetilerek «cezai şartın» daha uygun ve makul bir oranda tenkisi yerine somut olayla uyuşmayan fahiş yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6073 E. 2015/12131 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · tenkis · cezai şart
İncelediğiniz kararda161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3-Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbest iseler de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Sadece «cezai şart», miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahvına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
Somut olayda, mahkemece «tacirler» yönünden «cezai şartın tenkisi» nedeni olması mümkün olmayan taraflar arasındaki ticari ilişkinin boyutu ve ikinci kalite ürünlerin ortalama satış fiyatları dikkate alınarak cezai şart indirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · zamanaşımı defi · depo kararı · eser sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · ıslah · tacir · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, davalı üreticinin PUMA markalı ürünleri üretmesi olup bu haliyle sözleşme, «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunduğundan somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nun 126/4. maddesi uyarınca dava, 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gibi esasen bozmadan sonra «ıslah» yapılması da mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kolluk tarafından yapılan arama sonucunda, dava dışı şirkete ait «depoda» toplam 41.609 adet ... markalı tişörtün ele geçirildiği, bu ürünlerin davalıya ait olduğunun soruşturma dosyasındaki beyanlardan anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından üretilen toplam 17.500 adet ... markalı ürünün üretim fazlası olarak davalının elinde kaldığının tespit edildiği, bu miktar düşüldüğünde toplam 24.109 adet ürünün davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak satışa sunulduğu, anılan sözleşmede adet başı 30 Euro «cezai şart» öngörüldüğünden davacının 723.270 Euro cezai şarta hak kazandığı, her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca 818 sayılı BK'nun 161/«son» maddesi «tacirler» hakkında uygulanamaz ise de kararlaştırılan cezanın, tacir olan borçlunun iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde cezai şartın indiri …
Bu itibarla mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca «tacir sıfatını» haiz bir borçlu Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesinde yazılı olan cezanın fahiş olduğu iddiasıyla cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1460 E. , 2014/4603 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/10/2012
NUMARASI 2011/1056-2012/993
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/10/2012 tarih ve 2011/1056-2012/993 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 28.12.2010 tarihli kredi devir temlik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede belirtilen miktarı yatırmadığını, bu nedenle sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığını, davalının sözleşmede cezai şart olarak kararlaştırılan 430.000 Euro'yu ödemediğini ileri sürerek, 430.000 Euro'nun temerrüt tarihi olan 04/01/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme feshedildiğinden davacı tarafın sözleşmeye yönelik cezai şart isteyemeyeceğini, ayrıca cezai şartın çok yüksek olduğunu, hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen cezai şartın bir sözleşmeden dönme cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı cezai şartın davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir." hükmünü haizdir. Davalı taraf cezai şartın fahiş olduğunu ve tenkisi gerektiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece 818 sayılı B.K. 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101694000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz