Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4245 E. 2015/11065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ borcun ifası↗ sözleşme serbestisi↗ takas-mahsup↗ takas↗ satış sözleşmesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ ifa↗ mahsup↗ bono↗ istirdat↗ ihtar↗ taahhütname↗ tacir↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporları uyarınca davalının dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde taahhüt ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin cezai şart miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ve dava dışı Ö.Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından teminat olarak verilen bono nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179.) ve devamındaki maddeler uyarınca taraflar; yaptıkları sözleşmelerde, kararlaştırılan edimlerin ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmek üzere, karşı tarafa çezai şart adı altında belli bir meblağın ödenmesini kararlaştırabilirler. Cezai şarttan kaynaklı alacağın talep edilebilmesi için alacaklının zarara uğraması gerekmediği gibi cezai şart olarak belirlenen meblağın haricindeki zararların talep edilmesine engel bulunmamaktadır. Taraflar, yapmış oldukları sözleşmelerde cezai şart miktarını tayinde serbesttir. Ancak; ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Bunun yanında Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir.
Somut olayda; tacir olan davalı ile davacının ortağı ve genel müdürü olduğu dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 28.8.2009 ila 28.8.2010 tarihleri arasıda geçerli olacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şart ve diğer alacakların teminatı olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı bono davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu taahhüt edilmiştir. Aynı sözleşmenin 6. maddesinden; işletmecinin, (dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.) sözleşme ile üstlendiği edim, taahhüt ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL cezai şartı, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir ihtara ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, takas, mahsup dahil olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca; dava dışı şirketçe sözleşmede taahhüt edilen tutarın altında ürün satışının gerçekleştirildiği, bu nedenle sözleşmede belirlenen cezai şart alacağının istenebilir hale geldiği, davacı tarafından bu alacağın tahsili babında teminat olarak verilen bononun icra takibine konu edildiği de dosya kapsamıyla sabittir. Yukarıda açıklandığı üzere; cezai şart ve bunun miktarı sözleşme serbestisi cerçevesinde taraflarca serbestçe belirlenebilecek olup, mahkemece ancak BK'nın 161, 19 ve 20. maddeleri uyarınca sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerine müdahale edilebilir. Bununla birlite 6762 sayılı TTK'nın 20. (6102 sayılı TTK'nın 18.) maddesi uyarınca tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunması, alım miktarı dikkate alınmaksızın cezai şartın ödeneceğinin ve cezai şarttan indirim yapılmasının istenemeyeceğinin sözleşmede açıkça düzenlenmesi, BK'nın belirtilen hükümleri uyarınca taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarına müdahale edilmesini gerektirir bir durumun dava konusu olayda gerçekleşmemiş olması ve davacının sözleşme hükümleri uyarınca takip konusu bonoyu düzenlemesi karşısında, mahkemece cezai şart alacağından yazılı gerekçeyle indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2429 E. 2022/5598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1460 E. 2014/4603 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart
İncelediğiniz karardaŞti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti. arasında imzalanan sözleşmenin «cezai şarta» ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından «teminat» olarak verilen «bono» nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Cezai şarttan kaynaklı alacağın talep edilebilmesi için alacaklının zarara uğraması gerekmediği gibi «cezai şart» olarak belirlenen meblağın haricindeki zararların talep edilmesine engel bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şartın tenkisi · sözleşmeden dönme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11019 E. 2013/9914 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart · ifa · tacir
İncelediğiniz karardaBununla birlite 6762 sayılı TTK'nın 20. (6102 sayılı TTK'nın 18.) maddesi uyarınca «tacirin» basiretli davranma yükümlülüğünün bulunması, alım miktarı dikkate alınmaksızın «cezai şartın» ödeneceğinin ve cezai şarttan indirim yapılmasının istenemeyeceğinin sözleşmede açıkça düzenlenmesi, BK'nın belirtilen hükümleri uyarınca taraflarca kararlaştırıla …
Şti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti. arasında imzalanan sözleşmenin «cezai şarta» ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından «teminat» olarak verilen «bono» nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bir olayda, «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken; - Tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, - Alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile, cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, - Sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, - Borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı, ölçüt alınmalı ve sonuçta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmelidir.
Somut olayda, davacı taraf 120.000,00 TL'lik «asıl alacak» için 365.000,00 TL «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davalının «tacir» olmadığı da gözetilerek takdiren 70.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiş ise de, sözleşmede belirlenen borç 120.000,00 TL olup, tacir olmayan davalı aleyhine asıl borcun yaklaşık %60'ına denk gelecek şekilde borçlu için ekonomik çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şarta» hükmedilmesi tahakkuk edecek faiz miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde, Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesindeki «emredici» hükmün amaçladığı, adil ve «hakkaniyete» uygun sonucu ortaya koymaktan uzak ve dolayısıyla da yapılan indirim yetersizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · emredici hüküm · hakkaniyet · protokol · asıl alacak · kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf 120.000,00 TL'lik «asıl alacak» için 365.000,00 TL «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davalının «tacir» olmadığı da gözetilerek takdiren 70.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiş ise de, sözleşmede belirlenen borç 120.000,00 TL olup, tacir olmayan davalı aleyhine asıl borcun yaklaşık %60'ına denk gelecek şekilde borçlu için ekonomik çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şarta» hükmedilmesi tahakkuk edecek faiz miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde, Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesindeki «emredici» hükmün amaçladığı, adil ve «hakkaniyete» uygun sonucu ortaya koymaktan uzak ve dolayısıyla da yapılan indirim yetersizdir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, taraflar arasında düzenlenen «protokole» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Bir olayda, «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken; - Tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, - Alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile, cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, - Sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, - Borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı, ölçüt alınmalı ve sonuçta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmelidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1475 E. 2019/335 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaŞti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
Şti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şartın tenkisi · fesih · protokol · teslim
Benzer bu karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1028 E. 2017/7622 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaŞti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
Şti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şartın tenkisi · kira sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · ticari faiz · ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4245 E. , 2015/11065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2014
NUMARASI 2014/921-2014/639
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2014 tarih ve 2014/921-2014/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve genel müdürü olduğunu, davalı ile dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 28.9.2009 tarihli taahhütlü satış sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin teminatı olmak üzere müvekkilince 20.000,00 TL tutarlı bononun davalıya verildiğini, davalı firma tarafından teminat olarak verilen senedin İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün 2012/18346 esas sayılı takip dosyasında icra takibine konu edildiğini, müvekkili ve dava dışı Ö.Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından sözleşmeden kaynaklı tüm borçların yerine getirildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklı bir alacak veya cezai şart alacağının bulunmadığını ileri sürerek takip konusu senedin ve icra takibinin iptaline, takibin kötü niyetle yapılması nedeniyle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.3.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile takip dosyası borcunun 2.1.2014 tarihinde 14.548,72 TL olarak icra dosyasına ödendiğini belirterek bu miktarın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; takip konusu bononun sebepten mücerret olması nedeniyle teminat için verildiği hususunun yazılı delille ispatının gerektiğini, müvekkili ile dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkil firmadan sözleşme süresince belirli miktarda ürün alınması taahhüdünde bulunulduğunu, bu taahhüt uyarınca müvekkilince sözleşmeye uygun olarak hizmet bedeli altında davalıya ödeme yapıldığını, dava dışı firmanın sözleşme uyarınca taahhüt ettiği kadar malı almadığı gibi müvekkiliyle olan ilişkisini kestiğini, sözleşmeye aykırı bu eylem nedeniyle cezai şart alacağının doğduğunu, bononun teminat olarak verildiğinin kabulü halinde dahi müvekkilinin cezai şart alacağının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporları uyarınca davalının dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde taahhüt ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin cezai şart miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ve dava dışı Ö.Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından teminat olarak verilen bono nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179.) ve devamındaki maddeler uyarınca taraflar; yaptıkları sözleşmelerde, kararlaştırılan edimlerin ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmek üzere, karşı tarafa çezai şart adı altında belli bir meblağın ödenmesini kararlaştırabilirler. Cezai şarttan kaynaklı alacağın talep edilebilmesi için alacaklının zarara uğraması gerekmediği gibi cezai şart olarak belirlenen meblağın haricindeki zararların talep edilmesine engel bulunmamaktadır. Taraflar, yapmış oldukları sözleşmelerde cezai şart miktarını tayinde serbesttir. Ancak; ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Bunun yanında Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir.
Somut olayda; tacir olan davalı ile davacının ortağı ve genel müdürü olduğu dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 28.8.2009 ila 28.8.2010 tarihleri arasıda geçerli olacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şart ve diğer alacakların teminatı olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı bono davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu taahhüt edilmiştir. Aynı sözleşmenin 6. maddesinden; işletmecinin, (dava dışı Ö. Elektrik Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.) sözleşme ile üstlendiği edim, taahhüt ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL cezai şartı, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir ihtara ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, takas, mahsup dahil olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca; dava dışı şirketçe sözleşmede taahhüt edilen tutarın altında ürün satışının gerçekleştirildiği, bu nedenle sözleşmede belirlenen cezai şart alacağının istenebilir hale geldiği, davacı tarafından bu alacağın tahsili babında teminat olarak verilen bononun icra takibine konu edildiği de dosya kapsamıyla sabittir. Yukarıda açıklandığı üzere; cezai şart ve bunun miktarı sözleşme serbestisi cerçevesinde taraflarca serbestçe belirlenebilecek olup, mahkemece ancak BK'nın 161, 19 ve 20. maddeleri uyarınca sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükümlerine müdahale edilebilir. Bununla birlite 6762 sayılı TTK'nın 20. (6102 sayılı TTK'nın 18.) maddesi uyarınca tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunması, alım miktarı dikkate alınmaksızın cezai şartın ödeneceğinin ve cezai şarttan indirim yapılmasının istenemeyeceğinin sözleşmede açıkça düzenlenmesi, BK'nın belirtilen hükümleri uyarınca taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarına müdahale edilmesini gerektirir bir durumun dava konusu olayda gerçekleşmemiş olması ve davacının sözleşme hükümleri uyarınca takip konusu bonoyu düzenlemesi karşısında, mahkemece cezai şart alacağından yazılı gerekçeyle indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128998100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz