Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1028 E. 2017/7622 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şartın tenkisi↗ borcun ifası↗ tenkis↗ kira sözleşmesi↗ sözleşmeye aykırılık↗ ticari faiz↗ cezai şart↗ ıslah↗ taahhütname↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın kira sözleşmesinin 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının sözleşmeye aykırılık oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki taahhüdün yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden ıslah tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılardan ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılardan ... vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir" hükmünü haizdir. Bu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1460 E. 2014/4603 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · borcun ifası · tenkis · cezai şart
İncelediğiniz karardaBu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1475 E. 2019/335 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · borcun ifası · tenkis · cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · protokol · teslim
Benzer bu karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11019 E. 2013/9914 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, taraflar arasında düzenlenen «protokole» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler.Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · emredici hüküm · hakkaniyet · ifa · protokol · asıl alacak · tacir · kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf 120.000,00 TL'lik «asıl alacak» için 365.000,00 TL «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davalının «tacir» olmadığı da gözetilerek takdiren 70.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiş ise de, sözleşmede belirlenen borç 120.000,00 TL olup, tacir olmayan davalı aleyhine asıl borcun yaklaşık %60'ına denk gelecek şekilde borçlu için ekonomik çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şarta» hükmedilmesi tahakkuk edecek faiz miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde, Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesindeki «emredici» hükmün amaçladığı, adil ve «hakkaniyete» uygun sonucu ortaya koymaktan uzak ve dolayısıyla da yapılan indirim yetersizdir.
Bir olayda, «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken; - Tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, - Alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile, cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, - Sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, - Borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı, ölçüt alınmalı ve sonuçta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmelidir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, taraflar arasında düzenlenen «protokole» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4245 E. 2015/11065 K.
Ortak:tenkis · borcun ifası · cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Benzer bu karardaŞti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
Şti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · takas-mahsup · takas · ifa · mahsup · bono · istirdat · ihtar
Benzer bu karardaŞti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Şti. arasında imzalanan sözleşmenin «cezai şarta» ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından «teminat» olarak verilen «bono» nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179.) ve devamındaki maddeler uyarınca taraflar; yaptıkları sözleşmelerde, kararlaştırılan edimlerin «ifa» edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmek üzere, karşı tarafa çezai şart adı altında belli bir meblağın ödenmesini kararlaştırabilirler.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1028 E. , 2017/7622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/11/2015 tarih ve 2013/648-2015/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilleri ile davalı ... arasında imzalanan 04/12/2013 tarihli sözleşme ile taraflar arasında atipik bir borç ilişkisi kurulduğunu, sözleşme ile davalı tarafın, kiracı sıfatıyla bulunduğu işyeri için mal sahipleri ile yaptığı sözleşmeye müvekkillerini de dahil edip, mal sahipleri ile sözleşmenin 5 yıl daha uzatılması konusunda anlaşacağını ve bu edimlerinin karşılığında davacı müvekkillerine sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen ödemelerin yapılacağını, taraflar arasında adi ortaklık kurulmuş olacağını, bu adi ortaklığın bahsi geçen adreste bulunan işletmeyi işleteceğini, sözleşmenin kurulmasının ardından müvekkillerinin bahsi geçen mecurda tadilat yaptığını, ...Mantı isimli işletmeyi açtıklarını, bu sırada müvekkillerinin, davalının mal sahibi ile problem yaşadığını, kira ödemelerini yapmadığını, bu sebeple mal sahibi tarafından icra takibi başlatıldığını ve temerrüt nedeniyle tahliye davası görüldüğünü öğrendiğini, davalı tarafın temerrüt nedeniyle tahliye davasını müvekkillerinden sakladığını, yerine getiremeyeceği taahhütlerde bulunarak müvekkillerinden sözleşmenin mali hükümler başlıklı bölümünün 4/1/a ve 4/1/b maddelerine uygun olarak toplamda 120.000,00 TL ödeme aldığını, müvekkilinin sözleşmeye duydukları güven sebebiyle işyerinde tadilat yaptıklarını, 39.999,64 TL masraf yaptıklarını, 15.050,00 TL bedelli kirayı ödediklerini, müvekkillerinin daire kiraladıklarını, bu sebeple aylık 2.100 TL kira, 150 TL aidat ödediklerini ileri sürerek davacı müvekkillerince davalı tarafa ödenen 120.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsiline, sözleşme sebebiyle davacı müvekkillerinin uğradığı zarar kalemleri bedeli için şimdilik 68.649,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmenin 6.
ve 3.7 maddelerinin hükmü uyarınca fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacıların kiraladığı işletmeyi devralmak istediğini, davacıların 01/01/2009 tarihli kira sözleşmesi gereğince 04/12/2012 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu bildiklerini, davacıların 04/12/2013 tarihli sözleşme gereği işletmeyi demirbaşları ile birlikte müvekkilinin hisselerinin %99,5'ini 145.000,00 TL bedel karşılığında aldığını, müvekkilinin göstermelik ortak olarak ortalıkta kaldığını, müvekkilinin kiralanandaki tüm imalatları kendisinin bizzat yaptığını, kira kontratının süresinin 5 yıl olduğunu ve 01/01/2014 tarihinde son bulacağını, bu hususun davacılar tarafından bilindiğini, hukuken geçersiz bir sözleşmeye bağlı olarak kararlaştırılan cezai şartın da bir geçerliliği kalmadığını, davacı yanın tadilat yaptığından bahisle talep ettiği 39.999,64 TL bedelin haksız olduğunu, yapılan tadilatın lüks olup, gerekli olmadığını, bakiye kira bedeli olan 30.220,00 TL'nin müvekkili tarafından yatırıldığını, sözleşme süresinin uzatılmasının salt müvekkilinin tasarrufunda olmadığını, davacı yanın müvekkiline 120.000,00 TL devir bedeli ödediğini, işbu devir karşılığında değeri 127.492,00 TL olan demirbaşları ile birlikte eksiksiz bir işletmeyi devraldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın kira sözleşmesinin 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının sözleşmeye aykırılık oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki taahhüdün yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden ıslah tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılardan ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılardan ... vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir" hükmünü haizdir. Bu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılardan ... vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388992000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz