Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1475 E. 2019/335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şartın tenkisi↗ borcun ifası↗ tenkis↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ fesih↗ protokol↗ taahhütname↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10/c m. BK'nın 159. m.
belirtilen cezai şartın ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından fesih halinde ... ve ...'in yapımcıdan teslim aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki taahhüdü nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte sözleşmede kabul edilen taahhütten dolayı tespiti yapılan zararın 5.500,00 TL olduğu anlaşıldığından, bu miktar zararın da tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı faiz oranıyla ödeme tarihindeki kur karşılığı miktar olarak davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir" hükmünü haizdir. Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek protokolde hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1460 E. 2014/4603 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · borcun ifası · tenkis · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
BK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu kararda161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» bir «sözleşmeden dönme» cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1028 E. 2017/7622 K.
Ortak:cezai şartın tenkisi · borcun ifası · tenkis · cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece 818 sayılı BK 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Dava, devir sözleşmesi nedeniyle tazminat ve «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · ticari faiz · ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «kira sözleşmesinin» 5 yıl daha uzatılması edimini yerine getirmediği, davacının talep ettiği toplam 120.000 TL'nin işyerinin devrine ilişkin olduğu ve davacının dava konusu işyerinden alıp götürdüğü ve uhdesinde tuttuğu demirbaş listesinde belirtilen malzemelerin 127.492 TL değerinde olduğu dolayısıyla davacının ödemiş olduğu 120.000 TL'yi talep etmesinin yerinde olmadığı, 04/12/2012 tarihli sözleşme sebebiyle davacıların uğradığı zararların davacının 07/06/2013 tarihinde işyeri kira bedeli olarak ödemiş olduğu 15.050 TL ile işyerindeki mevcut wc'nin ikiye ayrılması ve boya badana işleri tutarının 8500 TL olmak üzere toplam 23.550 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği, davalının «sözleşmeye aykırılık» oluşturan kira kontratının 5 yıl süre ile uzatılması yönündeki «taahhüdün» yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmede belirtilen «cezai şartı» ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 70.000 USD'nin(10.000 USD yönünden dava tarihinden, 60.000 USD yönünden «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11019 E. 2013/9914 K.
Ortak:borcun ifası · tenkis · cezai şart · protokol
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
BK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, taraflar arasında düzenlenen «protokole» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler.Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · emredici hüküm · hakkaniyet · ifa · asıl alacak · tacir · kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf 120.000,00 TL'lik «asıl alacak» için 365.000,00 TL «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davalının «tacir» olmadığı da gözetilerek takdiren 70.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiş ise de, sözleşmede belirlenen borç 120.000,00 TL olup, tacir olmayan davalı aleyhine asıl borcun yaklaşık %60'ına denk gelecek şekilde borçlu için ekonomik çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şarta» hükmedilmesi tahakkuk edecek faiz miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde, Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesindeki «emredici» hükmün amaçladığı, adil ve «hakkaniyete» uygun sonucu ortaya koymaktan uzak ve dolayısıyla da yapılan indirim yetersizdir.
Bir olayda, «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken; - Tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, - Alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile, cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, - Sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, - Borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı, ölçüt alınmalı ve sonuçta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir cezai şart miktarına hükmedilmelidir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozmada belirtildiği üzere davalının «tacir» olmadığı gözetilerek 70.000,00 TL «cezai şartın» takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14808 E. 2012/7197 K.
Ortak:cezai şart · fesih · protokol · taahhütname · teslim
İncelediğiniz karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak «cezai şartın tenkisi» gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek «protokolde» hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nlenen sözleşme konusu yapımdaki eserlerin telif, yayın, çoğaltma gibi her türlü mali haklarının yapımcıya devredildiği, davalıların 3 ay içerisinde bandı yapımcıya «teslim» etmeyi «taahhüt» ettikleri, «fesih» halinde 5.000 ABD doları «cezai şartın» ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ... ile yapılan ayrıca 10.000 USD ceza ödenmesine ilişkin tarihsiz ek «protokolün» noterde düzenlenen asıl sözleşme gibi ile «resmi şekilde» yapılmadığından bu belgeye dayalı taleplerin reddi gerektiği, davanın fesih olarak kabulü gerektiği, davacının kâr yoksunluğunun 5.550 TL olarak hesaplandığı, sözleşmede fesih halinde cezai şart ve zarar öngörülmüş ise de birlikte istenemeyeceği, sözleşmenin «ifa» edilememesinde tarafların ortak «kusuru» olması nedeniyle ve davacının cezai şartı aşan miktarda «zararını ispat» edememesi sebebiyle, zarardan daha yüksek olan 5.000 USD cezai şartın uygulanması gerektiği gerekçesiyle 5.000 USD alacağın davalılardan tahsiline, diğer talepleri …
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince, 14/04/1997 tarihli sözleşmede «fesih» halinde «cezai şartın» ve fesih nedeniyle yapımcının uğrayacağı zararların ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Mahkemece BK’nun 159. maddesi gereğince «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği kabul edilmiş ise de, anılan sözleşmenin 10/c maddesinde aksi açıkça kararlaştırılmış olduğundan, tazminat talebinin bu gerekçeyle reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi şekil şartı · resmi şekil · zararın ispatı · şekil şartı · ifa · geçersizlik · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… nlenen sözleşme konusu yapımdaki eserlerin telif, yayın, çoğaltma gibi her türlü mali haklarının yapımcıya devredildiği, davalıların 3 ay içerisinde bandı yapımcıya «teslim» etmeyi «taahhüt» ettikleri, «fesih» halinde 5.000 ABD doları «cezai şartın» ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ... ile yapılan ayrıca 10.000 USD ceza ödenmesine ilişkin tarihsiz ek «protokolün» noterde düzenlenen asıl sözleşme gibi ile «resmi şekilde» yapılmadığından bu belgeye dayalı taleplerin reddi gerektiği, davanın fesih olarak kabulü gerektiği, davacının kâr yoksunluğunun 5.550 TL olarak hesaplandığı, sözleşmede fesih halinde cezai şart ve zarar öngörülmüş ise de birlikte istenemeyeceği, sözleşmenin «ifa» edilememesinde tarafların ortak «kusuru» olması nedeniyle ve davacının cezai şartı aşan miktarda «zararını ispat» edememesi sebebiyle, zarardan daha yüksek olan 5.000 USD cezai şartın uygulanması gerektiği gerekçesiyle 5.000 USD alacağın davalılardan tahsiline, diğer talepleri …
Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin FSEK’nun 52. maddesinde yazılı yapılması gerektiği belirtilmekle geçerliliği için «resmi şekil şartı» bulunmadığından, noterde yapılan ilk sözleşmenin adi yazılı bir şekilde değiştirilmesi mümkün bulunduğuna göre ikinci sözleşmenin bu nedenle «geçersiz» olduğunun kabulü de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. .
3)Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4245 E. 2015/11065 K.
Ortak:tenkis · borcun ifası · cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaBK'nın 159. m. belirtilen «cezai şartın» ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından «fesih» halinde ... ve ...'in yapımcıdan «teslim» aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki «taahhüdü» nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ... yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte s …
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde «borcun ifası» borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez.
Benzer bu karardaŞti'den cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunmadığı, ancak dava dışı firmanın sözleşme ekindeki talep belgesinde «taahhüt» ettiği yıllık 46.614,15 TL'den sadece 42.638,62 TL'lik kısmı gerçekleştirdiği, taahhüt edilen bedelden yapılan satış miktarının düşülmesi ile bulunan bedelin «cezai şart» miktarına oranlanması sonucu alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 12.843,01 TL'nin 2.1.2014 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
Şti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · takas-mahsup · takas · ifa · mahsup · bono · istirdat · ihtar
Benzer bu karardaŞti.) sözleşme ile üstlendiği edim, «taahhüt» ve yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi, ihlal etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde 20.000,00 TL «cezai şartı», sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde gerçekleşen alım miktarı dikkate alınmaksızın, hiç bir «ihtara» ve ayrıca hükme hacet kalmaksızın ödemeyi, ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim, «takas, mahsup» «dahil» olmak üzere kurtuluş talebinde bulunmamayı kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
Şti. arasında imzalanan sözleşmenin «cezai şarta» ilişkin hükümlerini de kapsayacak biçimde, davacı tarafından «teminat» olarak verilen «bono» nedeniyle yapılan icra takibinde, davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179.) ve devamındaki maddeler uyarınca taraflar; yaptıkları sözleşmelerde, kararlaştırılan edimlerin «ifa» edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmek üzere, karşı tarafa çezai şart adı altında belli bir meblağın ödenmesini kararlaştırabilirler.
… lacak şekilde Taahhütlü Satışlar Sözleşmesi ve bunun eki niteliğindeki Sözleşme Talep Belgesi imzalanmış, söz konusu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca kararlaştırılan «cezai şart» ve diğer alacakların «teminatı» olarak davacı tarafından düzenlenen 20.000,00 TL tutarlı «bono» davalıya verilmiş, sözleşme uyarınca yıllık 46.614,15 TL tutarında davalı ürünün satışının yapılacağı hususu «taahhüt» edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1475 E. , 2019/335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... (KAPATILAN) 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/11/2016 tarih ve 2016/50-2016/228 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15.01.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasındaki 14/04/1997 tarihli sözleşme ile davalıların 3 ay içerisinde bir ses kaseti imal ederek çoğaltılması ve telif haklarını müvekkiline devri hususlarında anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalıların kaseti imal edip teslim etmedikleri, sözleşmede 5.000 USD cezai şart ve buna eklenen ek protokol ile toplam 15.000 USD cezai şart öngörüldüğünü, ayrıca zararlarının 26.700,00 TL olduğunu ileri sürerek, asıl alacak 26.700,00 TL ve faizi 12.300,00 TL’nin tahsilini, 5.000,00 TL cezai şartın davalılardan, ek protokol gereği 10.000 USD cezai şartın davalı ...'den ödeme günündeki döviz faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, sözleşmenin telif değil yayım sözleşmesi olduğunu, davacının üstlendiği işi tam ve gereği gibi yerine getirilecek nitelikte ve işin maddi külfetini karşılayacak durumda olmadığını beyanı üzerine, karşılıklı olarak ifadan vazgeçildiğini ve avansın davacıya iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Muhtar ... vekili, davacının stüdyo masrafları gibi bir çok konuda edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeden karşılıklı olarak vazgeçtiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10/c m. BK'nın 159. m.
belirtilen cezai şartın ve zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği yönündeki hükme rağmen, ''...yapımcı tarafından fesih halinde ... ve ...'in yapımcıdan teslim aldıkları 1.000,00 TL ile 5.000 ABD Doları cezai şartı ve fesih nedeniyle yapımcının uğradığı zararların bedelini yapımcıya fesihten itibaren 20 gün içinde ödemek zorundadırlar, ... ve ...'nın sorumluluğu müşterek ve müteselsildir'' şeklindeki kabulleri sebebiyle, tarihsiz olan ve noterde düzenlenen 14/04/1997 tarihli sözleşme ile bağlantılı olduğu net değil ise de, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar oluşturulacağından, ... tarafından imzalanmış ''....yapılacak kaset ile sözleşmeye ek olarak tüm cezai şartlarla birlikte alacağa mahsuben 250,00 TL teslim alındığı ve 10.000 Dolarlık cezai ödemeyi kabul ediyorum...'' şeklindeki taahhüdü nazara alınarak geçerli kabul edilen bu ek sözleşme sebebiyle de davalı ...
yönünden 10.000 USD cezai şart üzerinden davanın kabulü yine, cezai şart ile birlikte sözleşmede kabul edilen taahhütten dolayı tespiti yapılan zararın 5.500,00 TL olduğu anlaşıldığından, bu miktar zararın da tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsinden bir yıllık mevduata uyguladığı faiz oranıyla ödeme tarihindeki kur karşılığı miktar olarak davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi "Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir" hükmünü haizdir. Bu itibarla, mahkemece 818 sayılı BK'nın 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının ek protokolde hükme bağlanan cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'e verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 15/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483287500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz