Sınırlı ihya davasında ek tasfiye ve tasfiye memuru ataması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/250 E. 2025/246 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK geçici 7. madde uyarınca resen terkin edilen şirketlerin ihyası davasında husumet yalnızca ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmelidir; şirket ortaklarına yöneltilen davalarda pasif husumet yokluğundan ret kararı verilir. Bu tür davalar çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup basit yargılama usulüne tabidir. Sınırlı ihya (ek tasfiye) kararı verilmesi halinde, davacının taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına TTK 547. madde gereğince ek tasfiye kararı ile ulaşılabileceğinden, mahkemece dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiyeye ve buna bağlı olarak tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekir; terkin işleminin iptali niteliğinde salt ihya kararı verilmesi doğru değildir. Ancak aynı şirket için önceden kesinleşmiş bir kararla tasfiye memuru atanmışsa, gerekmediği halde ikinci bir tasfiye memuru atanamaz; mevcut tasfiye memurunun görevi devam eder. Ayrıca 29/5/2024 tarihinde yürürlüğe giren TTK geçici 7. madde ek cümlesi uyarınca bu tür ihya davalarında ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
İhya davasında husumetin yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekliliği → ret
İddia: Tasfiye memuru vekili, davada taraf teşkilinin sağlanmadığını, tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğünün birlikte davalı gösterilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketler bakımından açılacak ihya davalarında davanın sadece ticaret siciline yöneltilmesi gerektiği yerleşik yargı uygulamasıdır; aksi yönde bir karar verilmemiş, şirket ortaklarına dava yöneltildiğinde pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmektedir. Bu nedenle tasfiye memuru vekilinin taraf teşkili sağlanmadığı yolundaki istinaf nedeni yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın basit yargılama usulüne tabi olup olmadığı → ret
İddia: Basit yargılama usulünün uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Gerekçe: TTK 1521. maddesinde şirket davalarında basit yargılama usulünün uygulanacağı düzenlenmiş, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sınırlı ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekip gerekmediği → kabul
Gerekçe: TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11. HD'nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. Davacının, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, bu nedenle mahkemenin dava konusu şirketin 547. madde gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar vermesi ve tasfiye işlemleri için bir tasfiye memuru ataması gerekirken, terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu içtihatlar nedeniyle Dairece de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması gerektiği yolundaki görüşe uygun olarak, tasfiye memuru atanmaması yönündeki mevcut uygulamadan dönülmüştür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Aynı şirket için birden fazla tasfiye memuru atanamayacağı ve mevcut tasfiye memurunun görevinin devamı → kısmi kabul
İddia: Tasfiye memuru vekili, şirket hakkında daha önce Bakırköy 2. ATM'nin kararıyla başka bir dosya ile sınırlı olarak ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini belirtmiştir.
Gerekçe: İhyasına karar verilen şirket için önceki bir kararla, ayrı bir dava dosyasıyla sınırlı olarak ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve resen tescil edildiği, şirketin unvanına 'Tasfiye Halinde' ibaresinin eklenerek ek tasfiye haline girdiği anlaşılmıştır. İhya kararı sınırlı verildiğinden davacının açtığı derdest dava nedeniyle ihya talebinde hukuki yararı bulunmakla, mahkemenin derdest dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir; ancak tasfiyesi istenen şirkete daha evvel tasfiye memuru atanmış ve bu kararın kesinleşmiş olduğu halde, gerekmediği hâlde aynı şirkete ikinci bir tasfiye memuru atanması doğru görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece yeni tasfiye memuru atanmasına ilişkin kısmın kaldırılarak mevcut tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekmiş, hata/eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden yeniden hüküm kurulmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği → kabul
Gerekçe: 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren TTK'nın geçici 7. maddesine eklenen ek cümle uyarınca, bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, TTK geçici 7. madde kapsamında sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanması gerektiği yönünde Yargıtay HGK ve 11. HD içtihatları esas alınarak Dairenin önceki uygulamasından döndüğü açıkça belirtilmiş; ayrıca aynı şirkete birden fazla tasfiye memuru atanamayacağı ve husumetin yalnızca ticaret sicili müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği hususlarında yerleşik uygulamayı teyit eden bir karar olarak bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru ataması↗ pasif husumet↗ basit yargılama usulü↗ çekişmesiz yargı↗ TTK geçici 7. madde↗ hukuki yarar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/250
KARAR NO 2025/246
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2024
NUMARASI 2024/609 Esas - 2024/287 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/02/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın ilgili ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2022/322 Esas numarasıyla görülmekte olan rücuen tahsil talepli davanın davalılarından Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. tasfiyesinin sona erdiğinin anlaşıldığını, şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini,davanın devamı için İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu,alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtılıp şirket sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini,Ticaret Sicili'nin tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK nın 545/1’madde gereği,Sicil Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi üzere işlem yaptığını, olağan tasfiye sürecinin eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı Sicil Müdürlüğünün sorumlu olmadığını, ihya kararı verilmesi durumunda TTK nın 547/2 madde gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargı giderinden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargı giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının, ihyası istenilen şirketin İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/322 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği,derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesini temin bakımından ihya talebinde davacının hukuki yararı bulunduğu, gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 12/09/2014 tarihinde resen sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd.
Şti.'nin sicildeki terkin kaydının İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/322 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin ihyasına, şirket ortağı ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına,ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Tasfiye Memuru olarak atanan ... vekili; davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapıldığını,davada taraf olarak gösterilmediğini, davada mutlaka tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğü taraf olarak gösterilmesi gerekmekte iken huzurdaki davada taraf teşkili sağlanmadığını, davada husumetin yalnızca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönlendirildiğini, gerekçeli karar yazıldıktan sonra tasfiye memuru olarak müvekkil ...'na karar tebliğ edildiğini, basit yargılama usulünün uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, şirket hakkında daha önce de ihya kararı verildiğinin anlaşıldığını, Bakırköy 2. ATM nin 2019/1022 esas 2020/122 karar sayılı 5/2/2020 Tarihli kararı ile şirketin Büyükçekmece 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/399 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini, kararın 21/05/2020 tarihinde resen tescil edildiğini, şirketin ihyası nedeniyle unvanına "Tasfiye Halinde" ibaresi eklendiğini, böylelikle şirket ek tasfiye haline girdiğini, şirket hakkında önceden verilen ek tasfiye kararına konu belirtilen Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/399 esas sayılı dosyası karara bağlandığında ek tasfiyenin sona ereceğinin kabul edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve istinaf başvurusunun kabul edilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır. TTK nın geçici 7. madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. "Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547.
maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ,... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.
Yargıtay HGK'nun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile " şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin " çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tespit edildiği dikkate alınarak davacı vekilinin davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Somut olayda, davanın yalnızca davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne açıldığı, Mahkemece tasfiye memuru olarak şirket ortağı ...'nun atandığı ve karar başlığında tasfiye memuru olarak eklendiği anlaşılmaktadır. İstinaf başvurusunda bulunan ... tasfiye memuru atandığından davalı sıfatı olmasa da ilgili sıfatıyla istinaf başvurusunun esası incelenmiştir.
TTK'nın geçici 7 maddesi uyarınca ticaret sicilininden terkin edilen şirketler bakımından açılacak ihya davalarında davanın sadece ticaret siciline yöneltilmesi gerektiği yerleşik yargı uygulamasıdır. Aksi yönde bir karar verilmemiş, şirket ortaklarına dava yöneltildiğinde pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmektedir. TTK'nın geçici 7 madde uygulamasının başladığı tarihten itibaren aynı husus vurgulanmıştır. (Yargıtay 11 HD nin 2024/2019esas,3382 karar 25.04.2024 tarihli kararı vdleri.) Bu nedenle tasfiye memuru vekilinin taraf teşkili sağlanmadığı yolunda ki istinaf nedeni yerinde değildir. Ne var ki; ihyasına karar verilen Bakırköy 2. ATM'nin 2019/1022 E. 2020/122 K., 5/2/2020 Tarihli kararı ile Büyükçekmece 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/399 E. Sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ...'in atanmasına karar verildiği, şirketin daha sonra ihyasına karar verildiği hususunun Müdürlükçe 21/05/2020 tarihinde resen tescil edildiği, şirketin ihyası nedeniyle unvanına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklendiği, böylelikle şirketin ek tasfiye halinde bulunduğu, ancak ihya kararı sınırlı verildiğinden davacının açtığı derdest dava nedeniyle ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemenin derdest dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, ancak tasfiyesi istenen şirkete daha evvel tasfiye memuru olarak ...
atandığı, kararın kesinleştiği halde bir şirkete gerekmediği halde iki ayrı tasfiye memuru atanması, doğru görülmemiştir. 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece davalı olarak gösterilen ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne adı geçenin tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin kararın kaldırılarak mevcut tasfiye memurunun görevinin devam etmesine yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden yeniden karar verilerek, şirketin ek tasfiyesi için ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2024 Tarih 2024/609 Esas 2020/287 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 12/09/2014 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin sicildeki terkin kaydının İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/322 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin ihyasına, ihya kararının tescil ve ilanına, Şirket tasfiye memuru ...'nin (T.C.
...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," İlgili ... tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/9924 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi