Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6185 E. 2023/5954 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıstelyevm↗ sabit yatırım↗ katma değer vergisi (kdv)↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ keşif↗ kâr mahrumiyeti↗ bayilik sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ ticari faiz↗ müteselsil kefil↗ hakkaniyet↗ yenileme↗ fesih↗ sebepsiz zenginleşme↗ kefil↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ fatura↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının ihtarı ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, böylece davacının kalan süreye yönelik fatura miktarını bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...'ndan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2021 tarih, ... sayılı kararıyla dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak keşif ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kıstelyevm uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/sabit yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde keşif yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kilit parke taşı ile kaplı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı şirketin ticaretine devam ettiği, sahanın zemin döşemesinin beton kilit parke taşı ile kaplı olmasının kullanılmadığı anlamına gelmediğini, ana zeminin sahaya düz zemin sağlama vasfını ortadan kaldırmadığını, bu nedenle sahaya değer katmaya devam ettiğini, bozma ilamına uygun olmayan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi nedeniyle akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılmayan kısmının tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 18,19 ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4907 E. 2021/1346 K.
Ortak:kıstelyevm · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · hakkaniyet · sebepsiz zenginleşme · ihtar · fatura · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6097 E. 2023/872 K.
Ortak:kıstelyevm · sabit yatırım · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
Benzer bu kararda… fiili tasarrufundan çıkmasından sonra saha kaplamasının ortadan kaldırıldığına veya kullanılmadığına ilişkin hiçbir iddia ve delil ortaya konulmamış olmasına rağmen «uyuşmazlık konusu» bile olmayan bu talebin reddine karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, zaten «sabit yatırımların» değerinin «kıstelyevm usulü» uygulanarak «tenkise» tabi tutulmasının da mümkün olmadığını, sabit yatırımları kullanan ve bunun taşınmaza kattığı değerden yararlanmış olan her iki davalının da bu talepten sorumlu olduklarını, 2.Müvekkili şirket tarafından taşınmazın «intifa hakkı» kapsamında 15 yıl süreyle kullanımı öngörülerek davalı tarafından düzenlenen "gayri maddi hak bedeli" konulu faturalara istinaden ödenmiş olan bedellerinin de iadesine hükmedilmesi gerektiğini, zira davalının da «ikrar» ettiği üzere söz konusu tutar 15 yıl için yatırım bedeli olarak ödenmiş olup davalı tarafın bu bedelin iadesinden sorumlu olduğunu, bu bedelin talep edilebilmesi için intifanın «terkini» de gerekmediğini, 3.Yine davalının, müvekkili şirketin eski ünvanı olan Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. ile imzaladığı «taahhütname» ile 15 yıllık sürenin tamamlanmaması hâlinde ödenen bedelin ...e ödeneceğinin düzenlendiğini de ikrar ettiğini, bu nedenle hatalı değerlendirme ile intifa hakkının terkin edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmelerin sona ermesinin ardından intifa hakkına konu taşınmazın müvekkili şirket tarafından fiilen kullanılmadığından, fiili imkansızlık nedeniyle intifa hakkının da sona erdiğinin kabulü gerektiğini, 4.Müvekkili şirket tarafından davalıya intifa terkin etme «yetkisini» içeren vekâletnamenin düzenlenerek tebliğ edildiğini, ancak davalının vekâlete rağmen intifayı terkin etmediğini, bu durum karşısında müvekkilinin söz konusu vekâletnameyi düzenlemek ve davalı tarafa iletmekle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, dolayısıyla «zilyetliğin» kullanılmasının imkansız hale geldiği durumda ortada bir intifa hakkının varlığından söz edilemeyeceğini, 5.Son olarak işbu dava mevsimsiz açıldığından reddedildiğine göre, bu karar «usulden red» niteliğinde bir karar olup bu talep yönünden davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da bozmayı g …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava tarihi itibariyle «intifa hakkının» «terkin» edilmemiş olması nedeniyle davanın reddedildiğini, ancak davalı ...'ın maliki olduğu taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının terkini için davalı şirket ile «bayilik sözleşmesinin» sona ermesinin ardından ...34.
Noterliğince 15.06.2011 tarihinde, 13971 yevmiye numarasıyla davalı ...'ın oğlu ... adına düzenlenmiş olan intifanın «terkin» edilmesine yönelik vekâletnamenin davalılara gönderildiğini, «intifa hakkının» kötü niyetli olarak terkin ettirilmediğini, hukuken «geçersiz» olan intifa hakkının fiilen de davacı tarafından kullanılmadığını, Mahkeme kararında hukuki ve fiili durum göz ardı edilerek intifa hakkının terkin edilmediği ve sonlandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygunluktan ve adaletten uzak olduğunu, talimat yoluyla «keşif» yaptırılarak alınan bilirkişi raporunda, istasyonda saha betonu bulunmadığı, sahanın beton parke ile kaplanmış olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davacı tarafında …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıstelyevm usulü · yıpranma payı · usulden red · akaryakıt bayilik sözleşmesi · tenkis · zilyetlik · ikrar · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… fiili tasarrufundan çıkmasından sonra saha kaplamasının ortadan kaldırıldığına veya kullanılmadığına ilişkin hiçbir iddia ve delil ortaya konulmamış olmasına rağmen «uyuşmazlık konusu» bile olmayan bu talebin reddine karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, zaten «sabit yatırımların» değerinin «kıstelyevm usulü» uygulanarak «tenkise» tabi tutulmasının da mümkün olmadığını, sabit yatırımları kullanan ve bunun taşınmaza kattığı değerden yararlanmış olan her iki davalının da bu talepten sorumlu olduklarını, 2.Müvekkili şirket tarafından taşınmazın «intifa hakkı» kapsamında 15 yıl süreyle kullanımı öngörülerek davalı tarafından düzenlenen "gayri maddi hak bedeli" konulu faturalara istinaden ödenmiş olan bedellerinin de iadesine hükmedilmesi gerektiğini, zira davalının da «ikrar» ettiği üzere söz konusu tutar 15 yıl için yatırım bedeli olarak ödenmiş olup davalı tarafın bu bedelin iadesinden sorumlu olduğunu, bu bedelin talep edilebilmesi için intifanın «terkini» de gerekmediğini, 3.Yine davalının, müvekkili şirketin eski ünvanı olan Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. ile imzaladığı «taahhütname» ile 15 yıllık sürenin tamamlanmaması hâlinde ödenen bedelin ...e ödeneceğinin düzenlendiğini de ikrar ettiğini, bu nedenle hatalı değerlendirme ile intifa hakkının terkin edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmelerin sona ermesinin ardından intifa hakkına konu taşınmazın müvekkili şirket tarafından fiilen kullanılmadığından, fiili imkansızlık nedeniyle intifa hakkının da sona erdiğinin kabulü gerektiğini, 4.Müvekkili şirket tarafından davalıya intifa terkin etme «yetkisini» içeren vekâletnamenin düzenlenerek tebliğ edildiğini, ancak davalının vekâlete rağmen intifayı terkin etmediğini, bu durum karşısında müvekkilinin söz konusu vekâletnameyi düzenlemek ve davalı tarafa iletmekle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, dolayısıyla «zilyetliğin» kullanılmasının imkansız hale geldiği durumda ortada bir intifa hakkının varlığından söz edilemeyeceğini, 5.Son olarak işbu dava mevsimsiz açıldığından reddedildiğine göre, bu karar «usulden red» niteliğinde bir karar olup bu talep yönünden davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da bozmayı g …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «intifa hakkı» «terkin» edilmeden dava açılamayacağı gerekçesi ile zamansız açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca inşa edilen saha betonunun taşınmaz mülkiyetinin bir parçası olarak mevcut gayrimenkulün değerinde belirli bir ölçüde değer artışına neden olması hâlinde, kullanılmayan süreye denk gelen kısım için ve «yıpranma payı» da tespit edilerek değeri düşüldükten sonra mevcut değeri kadar değer artışı oranında malikin sorumlu olduğu, ancak somut olayda taşınmazda saha betonunun bulunmad …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «akaryakıt bayilik sözleşmesinin» sona ermesi nedeniyle sözleşme gereğince davacı tarafından davalı ...'a verilen intifa bedeli ve yatırım bedeline ilişkin tutarların, kullanılmayan süreye ilişkin kısmının davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4696 E. 2015/2982 K.
Ortak:sabit yatırım · intifa hakkı · keşif · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
Mahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş «sabit yatırımların» anlaşmasının «geçersiz» kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı ...'dan sadece kalıcı «sabit yatırım bedelinin» intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı «açılmamış sayılmasına», davacının asıl ve birleşen davada davalı ... hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım bedeli · açılmamış sayılma · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı ...'dan sadece kalıcı «sabit yatırım bedelinin» intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı «açılmamış sayılmasına», davacının asıl ve birleşen davada davalı ... hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş «sabit yatırımların» anlaşmasının «geçersiz» kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2058 E. 2023/4837 K.
Ortak:sabit yatırım · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · fatura · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesi» kapsamında intifa bedeli ve «sabit yatırımlara» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7165 E. 2023/1738 K.
Ortak:sabit yatırım · intifa hakkı · bayilik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
Benzer bu karardaŞti.nin maliki olduğu ve davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilen taşınmaz üzerine yapılan «sabit yatırımların» intifa hakkının «terkin» edilmesi sonucu taşınmaz maliki ile «bayilik sözleşmesinin» tarafı olan davalı ...'ten «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı olarak geri alınıp alınamayacağına ilişkindir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «fatura» içeriklerinin saha betonunda kullanıldığı, zemin betonunun istasyonun faaliyete geçmesi için zaruri olmayan giderlerden olduğu, istasyonda rapor tarihi itibarıyla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:terkin
Benzer bu karardaŞti.nin maliki olduğu ve davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilen taşınmaz üzerine yapılan «sabit yatırımların» intifa hakkının «terkin» edilmesi sonucu taşınmaz maliki ile «bayilik sözleşmesinin» tarafı olan davalı ...'ten «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı olarak geri alınıp alınamayacağına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5045 E. 2021/3897 K.
Ortak:sabit yatırım · keşif · sebepsiz zenginleşme · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada «terkin» harcına yönelik ve birleşen davanın reddine yönelik verilen kararlar kesinleştiği için bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», mahallinde yapılan «keşif» ile davalıya ait istasyonda bulunan idari hizmet binası ve beton dökümüne ilişkin «sabit yatırımların» davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği ve taşınmaza değer kattığı değerlendirilerek ve bu haliyle davalının «sebepsiz zenginleştiği» kalıcı yatırımların dava tarihi itibariyle «rayiç değerinin» 200.925,00 TL olduğu, davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu davacının talebiyle bağlı kalınarak 100.303,02 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
Mahkemece, Dairemizin önceki bozma ilamı da göz önünde bulundurularak ve davacının talebini sınırlandığı «keşif» listesi ile «fatura» bedeli gözetilerek davalıya ait taşınmazda yapılan «sabit yatırımların» imalat tarihlerine göre dava tarihi itibariyle «amortisman» bedelleri düşülmek suretiyle dava tarihindeki değeri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir.
Yine davacı vekilinin «sabit yatırımlara» ilişkin belgelerin gönderilmesi için davacı şirkete müzekkere yazılmasını talep etmesi üzerine yazılan yazıya davacı şirket tarafından verilen 12.07.2011 tarihli cevap yazısı ekinde 27.10.2008 tarihli KDV hariç 90.000,00 TL bedelli «fatura» ile 21.10.2008 tarihli "Bayi 100142 Erdoğanlar Petrol -Adana P300 Proje Kapsamında İstasyon İyileştirme İşleri Keşfidir." başlıklı belge dosyaya sunulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım bedeli · amortisman · rayiç değer · taleple bağlılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada «terkin» harcına yönelik ve birleşen davanın reddine yönelik verilen kararlar kesinleştiği için bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», mahallinde yapılan «keşif» ile davalıya ait istasyonda bulunan idari hizmet binası ve beton dökümüne ilişkin «sabit yatırımların» davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği ve taşınmaza değer kattığı değerlendirilerek ve bu haliyle davalının «sebepsiz zenginleştiği» kalıcı yatırımların dava tarihi itibariyle «rayiç değerinin» 200.925,00 TL olduğu, davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu davacının talebiyle bağlı kalınarak 100.303,02 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
2- Dava, bayilik ilişkisinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle intifa «terkin» harcı ve «sabit yatırım bedelinin» tahsiline yönelik alacak davasıdır.
… yönelik bozma yapılmasına rağmen mahkemece, bilirkişi raporlarında talep konusu olmayan saha betonu imalat bedeli olarak belirtilen 200.925,00 TL'nin toplam kalıcı «sabit yatırım bedeli» olarak benimsenerek davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu ve «taleple bağlılık» ilkesine göre bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, Dairemizin önceki bozma ilamı da göz önünde bulundurularak ve davacının talebini sınırlandığı «keşif» listesi ile «fatura» bedeli gözetilerek davalıya ait taşınmazda yapılan «sabit yatırımların» imalat tarihlerine göre dava tarihi itibariyle «amortisman» bedelleri düşülmek suretiyle dava tarihindeki değeri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7419 E. 2022/8652 K.
Ortak:intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · fesih · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
Benzer bu kararda… fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği «kesin» olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği" hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin «fesih» edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu «intifa hakkının» dava tarihi itibariyle «terkin» edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yö …
Dava, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan kalıcı yatırım bedellerinin tahsili talebine ilişkindir.
Dairemizin 02.06.2015 tarihli 2014/17471 Esas-2015/8137 Karar sayılı ve 21.10.2019 tarih 2018/2185 Esas 2019/4849 Karar sayılı ilamlarında mahkemece mahallinde «keşif» yapılarak davacı tarafından iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırım …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · terkin · kesin hüküm
Benzer bu kararda… fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği «kesin» olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği" hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin «fesih» edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu «intifa hakkının» dava tarihi itibariyle «terkin» edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yö …
Bozma ilamları ve «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporlarında davalının fiilen ticaretine devam ettiği ve kalıcı yatırımların taşınmaza değer kattığı sabittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6185 E. , 2023/5954 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Dava ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eski unvanı Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. olan davacı şirket, davalılardan ... ve ... adına kayıtlı taşınmazda 25.06.2003 tarihinden başlamak üzere 15 yıl süre ile intifa hakkı kurulduğunu, bu kapsamda davalı şirket ile 16.06.2003 tarihinde bayilik ve işleticilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında davalının Akpet Akaryakıt istasyonunu işletmeye başladığını, sözleşmenin fesih edildiği 18.09.2010 tarihine kadar faaliyetini sürdürdüğünü, davalılardan ...'ın bayilik sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, Rekabet Kurulunun kararı kapsamında kira sözleşme süresinin 5 yıldan fazla olamayacağına ve bu tarih itibarı ile bu sözleşmelerin süresinin sona ereceğine karar verdiğini, öngörülen 15 yıllık süreyi açan kısım yönünden ifanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini, intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, feshin müvekkili tarafından davalıya noter ihbarnamesi ile bildirildiğini, 20.07.2011 tarihli ihtarname ile kullanılamayacak döneme ilişkin süreye isabet eden 24.726,00 TL'nin Katma Değer Vergisi (KDV) ile birlikte ödemenin yapıldığı tarihten 18.09.2010 tarihine kadar güncellenmiş miktar olan 54.690,00 TL+KDV'nin faizi ile birlikte ödenmesi hususunda davalının ihtar edildiğini, müvekkilinin 15 yıl süre ile kazanç elde edeceğine inanarak bayilik sözleşmesi yaptığını, dolayısı ile sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebi ile müvekkilinin kazançtan mahrum kaldığını belirterek bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Rekabet Kurulu kararının sözleşmenin yenilenmesine engel teşkil etmediğini, davalıların bayilik ve intifa sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik her hangi bir başvuru ve istemlerinin olmadığını, davacının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak sona erdirdiğinden kusurlu bulunduğu için ve sözleşmesel bir edimini yerine getirmiş olmasına göre davalılardan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan saha betonunun yasal intifa ve bayilik süresince kullanılarak ekonomik değerini yitirdiğini, anılan saha betonu nedeniyle davalıların mal varlığında bir artışın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının ihtarı ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, böylece davacının kalan süreye yönelik fatura miktarını bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ...
yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...'ndan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2021 tarih, ... sayılı kararıyla dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak keşif ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kıstelyevm uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/sabit yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde keşif yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kilit parke taşı ile kaplı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı şirketin ticaretine devam ettiği, sahanın zemin döşemesinin beton kilit parke taşı ile kaplı olmasının kullanılmadığı anlamına gelmediğini, ana zeminin sahaya düz zemin sağlama vasfını ortadan kaldırmadığını, bu nedenle sahaya değer katmaya devam ettiğini, bozma ilamına uygun olmayan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi nedeniyle akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılmayan kısmının tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 18,19 ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi sebebiyle sözleşmeye konu akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılamayan kısmının tahsiline yöneliktir.
Taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonunun davacı tarafça yaptırıldığı, masrafının davacı tarafından karşılandığı konusunda bir ihtilaf yoktur. Mahkemece sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine zenginleştiği ve kalan süreye isabet eden fatura miktarını davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...’ndan müteselsilen talep edebileceği gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm Dairemizin 17.02.2021 tarihli bozma ilamında, mahallinde keşif yapılarak davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım olup olmadığı, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek bunların tespiti halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra mahallinde talimatla keşif yapılmış, keşif zaptında benzinliğin sahasında kilit parke bulunduğu, beton zeminin bulunmadığı gözlem olarak yazılmış, benzinliğin faal olduğu, ticaretine devam ettiği belirlenmiştir. İnşaat mühendisi ve akaryakıt sektör bilirkişisinden alınan raporda zeminin durumunu gösteren fotolar eklenmiş ve saha zemininin beton kilit parke ile kaplandığı, saha betonunun olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece de bu tespit ve rapora dayalı olarak dava reddedilmiş ise de karar eksik inceleme sonucu verilmiştir.
Uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, benzin istasyonu zemininin saha betonunun davacı tarafından yaptırıldığı ihtilafsızdır. Bozma ilamında bu beton sahanın halen davalılar tarafından kullanılıp kullanılmadığı, ticarete devam edip etmedikleri, yani bu beton sahadan yararlanıp yararlanmadıkları, beton sahanın taşınmaza değer katıp katmadığının araştırılması istenmiştir. Keşifde ve bilirkişi raporunda zeminin kilit parke döşenmiş olduğunun beton saha şeklinde zemin olmadığının tespit edilmesi hem uyulan bozma ilamındaki araştırma – inceleme eksikliğinin karşılamamakta, hem de davanın reddi veya kabulü sonucuna götüren bir tespit olmamaktadır. Burada amaç, davalılarda kalan benzin istasyonunda davacının yaptığı ve davalının yararlandığı bir inşaat masrafı varsa bunun faydalı masraf - zorunlu masraf kapsamında taşınmazdan erken ayrılan davacıya iadesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu belirleme ise eksik olmuştur. Davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında önemli itirazlarda bulunmuş, saha betonunun zeminde kalıp üzerine kilit parke döşenmiş olduğunu, saha betonu için zemin sıkıştırma, düzeltme, hafriyat, beton kaplama yapıldığını, bunların taşınıp götürülecek veya çöpe atılacak olmayıp, halen kullanılan akaryakıt istasyonuna değer kattığını en azından saha betonunun bu şekilde düz zemin sağlayarak üstüne kilit beton döşenmiş olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Bilirkişi heyetinden, zeminde var olduğu tespit edilen kilit parke döşemesinin beton saha üzerine döşenmiş olup olmadığı, kilit parke döşenmesi için yapılması gereken zemin işlemlerinin neler olduğu, zeminde hafriyat, sıkıştırma, düzleştirme işlemleri yapılması gerekli idiyse, beton saha üzerine kilit parkenin döşenmesi halinde davalıların, davacının beton saha döşemesi esnasında yaptığı bu masrafları yapmayarak zenginleşme sağlayıp sağlamadıklarının ek rapor halinde istenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirdi.
Sırf mahallinde kilit parke döşeli olduğunun, beton saha yer almadığının tespiti bozma ilamında aranan araştırmaya uygun değildir ve bu araştırmayla davanın reddi sonucuna varılamaz. Davacı vekili gerek bilirkişi raporuna itirazında, gerek istinaf gerek temyiz dilekçelerinde bu hususu belirtmiş olup, kararın belirttiğimiz gerekçelerle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden, onama kararına katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963359600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz