Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4907 E. 2021/1346 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıstelyevm↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ keşif↗ bayilik sözleşmesi↗ hakkaniyet↗ sebepsiz zenginleşme↗ ihtar↗ fatura↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının ihtarı ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, böylece davacının kalan süreye yönelik fatura miktarını bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...'ndan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi nedeniyle akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılmayan kısmının tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece, mahallinde yapılacak keşif ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kıstelyevm uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6185 E. 2023/5954 K.
Ortak:kıstelyevm · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · hakkaniyet · sebepsiz zenginleşme · ihtar · fatura · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin %18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
… elere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım
Benzer bu kararda… lamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/«sabit yatırım» niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde «keşif» yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kili …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4696 E. 2015/2982 K.
Ortak:intifa hakkı · keşif
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş «sabit yatırımların» anlaşmasının «geçersiz» kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım · açılmamış sayılma · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı ...'dan sadece kalıcı «sabit yatırım bedelinin» intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı «açılmamış sayılmasına», davacının asıl ve birleşen davada davalı ... hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş «sabit yatırımların» anlaşmasının «geçersiz» kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6097 E. 2023/872 K.
Ortak:kıstelyevm · intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava tarihi itibariyle «intifa hakkının» «terkin» edilmemiş olması nedeniyle davanın reddedildiğini, ancak davalı ...'ın maliki olduğu taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının terkini için davalı şirket ile «bayilik sözleşmesinin» sona ermesinin ardından ...34.
Noterliğince 15.06.2011 tarihinde, 13971 yevmiye numarasıyla davalı ...'ın oğlu ... adına düzenlenmiş olan intifanın «terkin» edilmesine yönelik vekâletnamenin davalılara gönderildiğini, «intifa hakkının» kötü niyetli olarak terkin ettirilmediğini, hukuken «geçersiz» olan intifa hakkının fiilen de davacı tarafından kullanılmadığını, Mahkeme kararında hukuki ve fiili durum göz ardı edilerek intifa hakkının terkin edilmediği ve sonlandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygunluktan ve adaletten uzak olduğunu, talimat yoluyla «keşif» yaptırılarak alınan bilirkişi raporunda, istasyonda saha betonu bulunmadığı, sahanın beton parke ile kaplanmış olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davacı tarafında …
… fiili tasarrufundan çıkmasından sonra saha kaplamasının ortadan kaldırıldığına veya kullanılmadığına ilişkin hiçbir iddia ve delil ortaya konulmamış olmasına rağmen «uyuşmazlık konusu» bile olmayan bu talebin reddine karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, zaten «sabit yatırımların» değerinin «kıstelyevm usulü» uygulanarak «tenkise» tabi tutulmasının da mümkün olmadığını, sabit yatırımları kullanan ve bunun taşınmaza kattığı değerden yararlanmış olan her iki davalının da bu talepten sorumlu olduklarını, 2.Müvekkili şirket tarafından taşınmazın «intifa hakkı» kapsamında 15 yıl süreyle kullanımı öngörülerek davalı tarafından düzenlenen "gayri maddi hak bedeli" konulu faturalara istinaden ödenmiş olan bedellerinin de iadesine hükmedilmesi gerektiğini, zira davalının da «ikrar» ettiği üzere söz konusu tutar 15 yıl için yatırım bedeli olarak ödenmiş olup davalı tarafın bu bedelin iadesinden sorumlu olduğunu, bu bedelin talep edilebilmesi için intifanın «terkini» de gerekmediğini, 3.Yine davalının, müvekkili şirketin eski ünvanı olan Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. ile imzaladığı «taahhütname» ile 15 yıllık sürenin tamamlanmaması hâlinde ödenen bedelin ...e ödeneceğinin düzenlendiğini de ikrar ettiğini, bu nedenle hatalı değerlendirme ile intifa hakkının terkin edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmelerin sona ermesinin ardından intifa hakkına konu taşınmazın müvekkili şirket tarafından fiilen kullanılmadığından, fiili imkansızlık nedeniyle intifa hakkının da sona erdiğinin kabulü gerektiğini, 4.Müvekkili şirket tarafından davalıya intifa terkin etme «yetkisini» içeren vekâletnamenin düzenlenerek tebliğ edildiğini, ancak davalının vekâlete rağmen intifayı terkin etmediğini, bu durum karşısında müvekkilinin söz konusu vekâletnameyi düzenlemek ve davalı tarafa iletmekle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, dolayısıyla «zilyetliğin» kullanılmasının imkansız hale geldiği durumda ortada bir intifa hakkının varlığından söz edilemeyeceğini, 5.Son olarak işbu dava mevsimsiz açıldığından reddedildiğine göre, bu karar «usulden red» niteliğinde bir karar olup bu talep yönünden davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da bozmayı g …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıstelyevm usulü · yıpranma payı · sabit yatırım · usulden red · akaryakıt bayilik sözleşmesi · tenkis · zilyetlik · ikrar
Benzer bu kararda… fiili tasarrufundan çıkmasından sonra saha kaplamasının ortadan kaldırıldığına veya kullanılmadığına ilişkin hiçbir iddia ve delil ortaya konulmamış olmasına rağmen «uyuşmazlık konusu» bile olmayan bu talebin reddine karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, zaten «sabit yatırımların» değerinin «kıstelyevm usulü» uygulanarak «tenkise» tabi tutulmasının da mümkün olmadığını, sabit yatırımları kullanan ve bunun taşınmaza kattığı değerden yararlanmış olan her iki davalının da bu talepten sorumlu olduklarını, 2.Müvekkili şirket tarafından taşınmazın «intifa hakkı» kapsamında 15 yıl süreyle kullanımı öngörülerek davalı tarafından düzenlenen "gayri maddi hak bedeli" konulu faturalara istinaden ödenmiş olan bedellerinin de iadesine hükmedilmesi gerektiğini, zira davalının da «ikrar» ettiği üzere söz konusu tutar 15 yıl için yatırım bedeli olarak ödenmiş olup davalı tarafın bu bedelin iadesinden sorumlu olduğunu, bu bedelin talep edilebilmesi için intifanın «terkini» de gerekmediğini, 3.Yine davalının, müvekkili şirketin eski ünvanı olan Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. ile imzaladığı «taahhütname» ile 15 yıllık sürenin tamamlanmaması hâlinde ödenen bedelin ...e ödeneceğinin düzenlendiğini de ikrar ettiğini, bu nedenle hatalı değerlendirme ile intifa hakkının terkin edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmelerin sona ermesinin ardından intifa hakkına konu taşınmazın müvekkili şirket tarafından fiilen kullanılmadığından, fiili imkansızlık nedeniyle intifa hakkının da sona erdiğinin kabulü gerektiğini, 4.Müvekkili şirket tarafından davalıya intifa terkin etme «yetkisini» içeren vekâletnamenin düzenlenerek tebliğ edildiğini, ancak davalının vekâlete rağmen intifayı terkin etmediğini, bu durum karşısında müvekkilinin söz konusu vekâletnameyi düzenlemek ve davalı tarafa iletmekle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, dolayısıyla «zilyetliğin» kullanılmasının imkansız hale geldiği durumda ortada bir intifa hakkının varlığından söz edilemeyeceğini, 5.Son olarak işbu dava mevsimsiz açıldığından reddedildiğine göre, bu karar «usulden red» niteliğinde bir karar olup bu talep yönünden davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da bozmayı g …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «intifa hakkı» «terkin» edilmeden dava açılamayacağı gerekçesi ile zamansız açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca inşa edilen saha betonunun taşınmaz mülkiyetinin bir parçası olarak mevcut gayrimenkulün değerinde belirli bir ölçüde değer artışına neden olması hâlinde, kullanılmayan süreye denk gelen kısım için ve «yıpranma payı» da tespit edilerek değeri düşüldükten sonra mevcut değeri kadar değer artışı oranında malikin sorumlu olduğu, ancak somut olayda taşınmazda saha betonunun bulunmad …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «akaryakıt bayilik sözleşmesinin» sona ermesi nedeniyle sözleşme gereğince davacı tarafından davalı ...'a verilen intifa bedeli ve yatırım bedeline ilişkin tutarların, kullanılmayan süreye ilişkin kısmının davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5045 E. 2021/3897 K.
Ortak:keşif · sebepsiz zenginleşme · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada «terkin» harcına yönelik ve birleşen davanın reddine yönelik verilen kararlar kesinleştiği için bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», mahallinde yapılan «keşif» ile davalıya ait istasyonda bulunan idari hizmet binası ve beton dökümüne ilişkin «sabit yatırımların» davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği ve taşınmaza değer kattığı değerlendirilerek ve bu haliyle davalının «sebepsiz zenginleştiği» kalıcı yatırımların dava tarihi itibariyle «rayiç değerinin» 200.925,00 TL olduğu, davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu davacının talebiyle bağlı kalınarak 100.303,02 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
Mahkemece, Dairemizin önceki bozma ilamı da göz önünde bulundurularak ve davacının talebini sınırlandığı «keşif» listesi ile «fatura» bedeli gözetilerek davalıya ait taşınmazda yapılan «sabit yatırımların» imalat tarihlerine göre dava tarihi itibariyle «amortisman» bedelleri düşülmek suretiyle dava tarihindeki değeri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir.
Yine davacı vekilinin «sabit yatırımlara» ilişkin belgelerin gönderilmesi için davacı şirkete müzekkere yazılmasını talep etmesi üzerine yazılan yazıya davacı şirket tarafından verilen 12.07.2011 tarihli cevap yazısı ekinde 27.10.2008 tarihli KDV hariç 90.000,00 TL bedelli «fatura» ile 21.10.2008 tarihli "Bayi 100142 Erdoğanlar Petrol -Adana P300 Proje Kapsamında İstasyon İyileştirme İşleri Keşfidir." başlıklı belge dosyaya sunulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım · amortisman · rayiç değer · taleple bağlılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada «terkin» harcına yönelik ve birleşen davanın reddine yönelik verilen kararlar kesinleştiği için bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», mahallinde yapılan «keşif» ile davalıya ait istasyonda bulunan idari hizmet binası ve beton dökümüne ilişkin «sabit yatırımların» davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği ve taşınmaza değer kattığı değerlendirilerek ve bu haliyle davalının «sebepsiz zenginleştiği» kalıcı yatırımların dava tarihi itibariyle «rayiç değerinin» 200.925,00 TL olduğu, davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu davacının talebiyle bağlı kalınarak 100.303,02 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
2- Dava, bayilik ilişkisinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle intifa «terkin» harcı ve «sabit yatırım bedelinin» tahsiline yönelik alacak davasıdır.
… yönelik bozma yapılmasına rağmen mahkemece, bilirkişi raporlarında talep konusu olmayan saha betonu imalat bedeli olarak belirtilen 200.925,00 TL'nin toplam kalıcı «sabit yatırım bedeli» olarak benimsenerek davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu ve «taleple bağlılık» ilkesine göre bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, Dairemizin önceki bozma ilamı da göz önünde bulundurularak ve davacının talebini sınırlandığı «keşif» listesi ile «fatura» bedeli gözetilerek davalıya ait taşınmazda yapılan «sabit yatırımların» imalat tarihlerine göre dava tarihi itibariyle «amortisman» bedelleri düşülmek suretiyle dava tarihindeki değeri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7419 E. 2022/8652 K.
Ortak:intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği «kesin» olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği" hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin «fesih» edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu «intifa hakkının» dava tarihi itibariyle «terkin» edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yö …
Dava, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan kalıcı yatırım bedellerinin tahsili talebine ilişkindir.
Dairemizin 02.06.2015 tarihli 2014/17471 Esas-2015/8137 Karar sayılı ve 21.10.2019 tarih 2018/2185 Esas 2019/4849 Karar sayılı ilamlarında mahkemece mahallinde «keşif» yapılarak davacı tarafından iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırım …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · fesih · terkin · kesin hüküm
Benzer bu kararda… fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği «kesin» olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği" hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin «fesih» edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu «intifa hakkının» dava tarihi itibariyle «terkin» edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yö …
Bozma ilamları ve «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporlarında davalının fiilen ticaretine devam ettiği ve kalıcı yatırımların taşınmaza değer kattığı sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7165 E. 2023/1738 K.
Ortak:intifa hakkı · bayilik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Benzer bu karardaŞti.nin maliki olduğu ve davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilen taşınmaz üzerine yapılan «sabit yatırımların» intifa hakkının «terkin» edilmesi sonucu taşınmaz maliki ile «bayilik sözleşmesinin» tarafı olan davalı ...'ten «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı olarak geri alınıp alınamayacağına ilişkindir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «fatura» içeriklerinin saha betonunda kullanıldığı, zemin betonunun istasyonun faaliyete geçmesi için zaruri olmayan giderlerden olduğu, istasyonda rapor tarihi itibarıyla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım · terkin
Benzer bu karardaŞti.nin maliki olduğu ve davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilen taşınmaz üzerine yapılan «sabit yatırımların» intifa hakkının «terkin» edilmesi sonucu taşınmaz maliki ile «bayilik sözleşmesinin» tarafı olan davalı ...'ten «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı olarak geri alınıp alınamayacağına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2058 E. 2023/4837 K.
Ortak:intifa hakkı · keşif · bayilik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · fatura · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık «bayilik sözleşmesi» ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının «ihtarı» ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği», böylece davacının kalan süreye yönelik «fatura» miktarını bayilik sözleşmesinin ve «intifa hakkının» süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin «hakkaniyete» aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd.
Mahkemece, mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «kıstelyevm» uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesi» kapsamında intifa bedeli ve «sabit yatırımlara» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesi» kapsamında intifa bedeli ve «sabit yatırımlara» ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4907 E. , 2021/1346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.05.2014 tarih ve 2011/874 E. - 2014/159 K. sayılı kararın Yargıtay'ca İncelenmesinin davalılar Özgür Petrol Ürünleri Nak. Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakim ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında 16.03.2003 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalılara ait taşınmaz üzerinde davacı lehine 15 yıllık intifa hakkı tanındığını, davalılardan ...'nun sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, davacının taraflar arasındaki intifa sözleşmesinin 15 yıl süre ile devam edeceği inancı ile davalılara ait istasyonun saha betonu bedelini davalı şirkete ödediğini, sözleşme ve intifanın Rekabet Kurulu kararı uyarınca 18.09.2010 tarihinde sona ermesi nedeniyle ödediği saha betonu bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin güncellenmiş değerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek 54.690,00 TL+KDV'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Rekabet Kurulu kararının sözleşmenin yenilenmesine engel teşkil etmediğini, davalıların bayilik ve intifa sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik her hangi bir başvuru ve istemlerinin olmadığını, davacının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak sona erdirdiğinden kusurlu bulunduğu için ve sözleşmesel bir edimini yerine getirmiş olmasına göre davalılardan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan saha betonunun yasal intifa ve bayilik süresince kullanılarak ekonomik değerini yitirdiğini, anılan saha betonu nedeniyle davalıların mal varlığında bir artışın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15 yıllık bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının ihtarı ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL'lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, böylece davacının kalan süreye yönelik fatura miktarını bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84 +KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı ...'nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ...
yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL'nin % 18 KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...'ndan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi nedeniyle akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılmayan kısmının tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece, mahallinde yapılacak keşif ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kıstelyevm uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ... yararına BOZULMASINA, bozmaya göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...'na verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve ...'na iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/646310900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz