Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2383 E. 2023/2580 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım↗ kıdem tazminatı↗ münfesihlik↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ rücuen alacak↗ ticaret sicilinden terkin↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/774 E., 2022/231 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı işçi ... Vurgun'un kıdem tazminatının tahsili talebiyle müvekkili aleyhine açtığı dava sonucunda müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sebebiyle müvekkilinin yüklenici şirketlere karşı Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açtığını, Mahkemece sicil kaydı re'sen terkin edilen Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin ihyası için dava açılması için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduklarından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müdürlük tarafından ihyası istenilen şirketin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmaksızın şirket terkin edildiğinden davanın kabulüne, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin ihyasına, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan tebligatın "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ihtarın ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete tasfiye memuru atanmadığını, müvekkili zorunlu hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, kararın tescil ve ilanına, Murtaza Kolukısa'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 326 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7 nci maddesi uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesi sebebiyle kendilerine yapılan ihtar ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle ticaret sicilinden terkin olmuş şirketin ihyası istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, şirketin usulsüz olarak terkin edildiğinden bahisle davanın kabulü kararı verilmişse de, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası gereğince, Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemi yapması koşulları ve bu işleme karşı açılacak davanın süresi gösterilmiş olup, bu süre hak düşürücüdür. TTK'nın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre ihya davası açma süresi 5 yıldır. İhyası istenen şirketin sicil kaydının 23.01.2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın ise 08.12.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu durumda, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1617 E. 2023/2409 K.
Ortak:zorunlu hasım · kıdem tazminatı · münfesihlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · rücuen alacak · ticaret sicilinden terkin · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… üdürlüğü cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7 nci maddesi uyarınca «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesi sebebiyle kendilerine yapılan «ihtar» ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan «ilana» rağmen süresi içinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle «ticaret sicilinden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… üdürlüğü cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamaları gerektiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 32.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7 nci maddesi uyarınca «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesi sebebiyle kendilerine yapılan «ihtar» ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan «ilana» rağmen süresi içinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle «ticaret sicilinden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · ihtar tebliği · resen terkin · i̇i̇k 258 · derdestlik
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü göz ardı edilerek «tasfiye memuru atanmamasının» doğru olmadığını, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığını, «ihyası» istenilen şirkete tebliğe çıkarılan «ihtarın tebliğ» edilemeyip iade edildiğini, şirketin adres değişikliğini «bildirmekle yükümlü» olduğunu, ihtarın usulüne uygun olarak «ilan» yoluyla tebliğ edildiğini, şirketin «derdest» davalarının Müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkili «zorunlu hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/49 E. sayılı dosyası ile «rücuen alacak davası» açtığını, Mahkemece sicil «kaydı» «resen terkin» edilen Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin «ihyası» için dava açılması için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuka ve mevzuata aykırı olarak aleyhlerine toplam «258»,70 TL «yargılama giderine» hükmedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2412 E. 2023/2514 K.
Ortak:zorunlu hasım · münfesihlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · rücuen alacak · sermaye artırımı · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dosyası ile «rücuen alacak davası» açtığını, Mahkemece sicil «kaydı» re'«sen terkin» edilen Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin «ihyası» için dava açılması için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
… üdürlüğü cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinde 2021/399 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden «rücuen alacak» davasında söz konusu şirketin «ticaret sicil» «kaydının» re'«sen terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece davacıya «ihya davası» açması için süre verildiğini ileri sürerek Özgün Sosyal Hizmetler San.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda bulunduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · yasal hasım · sicilden terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… samında yapılan incelemede, gerek 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde gerek Tebliğin 6 ncı maddesinde davalı tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı «son» adresine ve «temsil» ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı tarafından Özgün Sosyal Hizmetler San.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra davanın açıldığını, şirkete çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», «yasal hasım» olan davalı aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» (ek tasfiyesi) istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6897 E. 2024/98 K.
Ortak:zorunlu hasım · kıdem tazminatı · münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», müvekkili «zorunlu hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7 nci maddesi uyarınca «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesi sebebiyle kendilerine yapılan «ihtar» ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan «ilana» rağmen süresi içinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle «ticaret sicilinden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olduğunu belirterek davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» olduğundan sicil aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı Temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığını, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, yine «limited şirketin» ortaklarının silinme tarihinden önceki «amme alacağına» ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini, hukuki yarar «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığını, şirketin terkininin prosedüre uygun yapıldığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, usulüne uygun «ihtarın» şirkete gönderildiğini, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 547 nci madde gereği ek tasfiyeye karar verilmesini ve «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «zorunlu hasım» olan müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:5174 sayılı kanun · amme alacağı · tüzel kişiliğin ihyası · resen terkin · yasal hasım · ticaret sicili tescili · rücuen tahsil · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… h ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... sicil müdürlüğü tarafından hazırlanan «ihtarnamenin» şirkete tebliğe çıkarıldığı, «tebligatın» taşındığı «şerhi» ile yapılamadığı, «ihtarın» Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmalığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 4/a bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmediği, doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» suretiyle yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı, bu yönü ile ihyası istenen şirketin terkin işleminin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle ihya talebinin yerinde görüldüğü, dava konusu edilen şirketin «ticaret sicili» tarafından gösterilen "«5174 sayılı kanuna» göre odaca «kaydı» silinenler" açıklamasıyla «resen terkin» «sebebinin» 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayıp 30.12.2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan " Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"'in 5 ... maddesinin "d" bendinde düzenlendiği, bu yönü ile de kanunda sayılan haller dışında bir sebebe dayalı yapılan resen terkin işleminin usulsüz olduğu, işbu davanın ihyası istenen şirketin sicilden resen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra açıldığı, geçici 7 nci madde kapsamında kalmayan bir şirket hakkında resen terkin işleminin yapılması karşısında yasada öngörülen 5 yıllık hak düşü …
… Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olduğunu belirterek davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» olduğundan sicil aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Temizlik Güvenlik İnşaat ve Malzemeleri Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tüzel kişiliğinin ihyası» ile «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Temizlik Güvenlik İnşaat ve Malzemeleri Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi işçilerinden ... ... ve ... ... tarafından «kıdem tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı için müvekkili aleyhine iş mahkemelerinde açılan davalarda davaların kısmen kabulüne dair ilamların konu edildiği icra takip dosyalarına müvekkili tarafından toplam 60.793,81 TL ödendiğini, yüklenici firmanın işçilerine yapılan bu ödemelerin «rücuen tahsili» için müvekkili tarafından Ankara 21.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1666 E. 2024/2518 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · kaldırma ve yeniden hüküm · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3928 E. 2023/4583 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · ticaret sicilinden terkin · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7 nci maddesi uyarınca «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesi sebebiyle kendilerine yapılan «ihtar» ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan «ilana» rağmen süresi içinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle «ticaret sicilinden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», müvekkili «zorunlu hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğünce, «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken «tebligat» ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «münfesih» sayılan şirkete «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken «terkin» edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · yasal hasım · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaTicaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü yer aldığı, «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, 03.02.2020 tarihinde 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 07.05.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen «hak düşürücü sürenin» geçirildiğini, şirket adresine gönderilen «ihtar» iade edilmişse de şirketin kapatılma nedenine ilişkin ihtarın «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edildiğini, «yasal hasım» konumunda olunduğundan aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/332 E. 2023/906 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · ihya davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», müvekkili «zorunlu hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile «ihya» ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18.
… üdürlüğü cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, re'«sen terkin» kararının geçerli olabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce işlem yapılmış olması gerektiği, çıkartılan «tebligat» evraklarının gönderilmesi istenildiği, sadece şirket «tüzel kişiliğine» tebligat çıkartıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligat çıkartılmadığının görüldüğü, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki hususlar yerine getirilmediğinden «geçersiz» olduğu, bu nedenle yapılan terkin işlemi usulüne uygun olmadığından 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının da mümkün olmadığı, «şirketin ihyası» gerektiği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi çerçevesinde yaptığı terkin işlemi hatalı olduğundan, davalının «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen siciliden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi hükmünden farklı olarak bu durumda «tasfiye memuru atanması» gerekmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf ta …
Değerlendirme 1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin, 04.11.2015 tarihinde «terkin» edildiği, ihya davasının 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 29.04.2022 tarihinde açıldığı, bu davanın dayanağı olan hizmet tespiti davasının dahi beş yıllık süre sonrasında 24.11.2021 tarihinde açılmış olduğu, «hak düşürücü süre» uygulamasına engel olur şekilde ihyası talep edilen şirket hakkında terkin tarihinde görülmekte olan bir davanın bulunmadığı, buna göre davanın hak düşürücü süre i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · hizmet tespiti davası · resen terkin · hukuki menfaat · yasal hasım · sicilden terkin · hakkaniyet · tespit davası
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde «ihya» davasının 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği kabul edilmekte ise de açmış oldukları davanın hizmet tespit talebine ilişkin olduğunu, kamu davası niteliğinde olduğunu, davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği hususunun müvekkili tarafından bilinmesinin beklenemeyeceğini, açmış oldukları kamu davası niteliğindeki davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin «hakkaniyete» uygun bir karar olmadığını, «hizmet tespit davası» «kamu düzenine» ilişkin bir dava olup hak düşürücü bir süreye tabii olmadığını, «zamanaşımı» da uygulanmadığını, hal böyle olunca hizmet tespit davalarında müvekkilinin çalıştığı şirketin sicilden silinip silinmediğini bilmesinin beklenemeyeceğini, belirte …
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 04.11.2015 tarihinde şirketin sicilden silindiğini, beş yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, «resen terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalının «yasal hasım» olduğunu ve müdürlüğün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Değerlendirme 1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
2.6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası «son» cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2383 E. , 2023/2580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1114 Esas, 2023/41 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/774 E., 2022/231 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı işçi ... Vurgun'un kıdem tazminatının tahsili talebiyle müvekkili aleyhine açtığı dava sonucunda müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sebebiyle müvekkilinin yüklenici şirketlere karşı Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açtığını, Mahkemece sicil kaydı re'sen terkin edilen Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin ihyası için dava açılması için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduklarından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müdürlük tarafından ihyası istenilen şirketin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmaksızın şirket terkin edildiğinden davanın kabulüne, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin ihyasına, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan tebligatın "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ihtarın ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete tasfiye memuru atanmadığını, müvekkili zorunlu hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Öğreten Temizlik ve Sosyal Hizmetleri Ticaret Sanayi Limited Şirketinin Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, kararın tescil ve ilanına, Murtaza Kolukısa'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 326 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7 nci maddesi uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesi sebebiyle kendilerine yapılan ihtar ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunmamaları sebebiyle ticaret sicilinden terkin olmuş şirketin ihyası istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, şirketin usulsüz olarak terkin edildiğinden bahisle davanın kabulü kararı verilmişse de, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası gereğince, Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemi yapması koşulları ve bu işleme karşı açılacak davanın süresi gösterilmiş olup, bu süre hak düşürücüdür. TTK'nın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına göre ihya davası açma süresi 5 yıldır.
İhyası istenen şirketin sicil kaydının 23.01.2014 tarihinde re'sen silindiği, davanın ise 08.12.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu durumda, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İddia, savunma, toplanan deliller ve dolayısıyla dosya kapsamına göre temyiz konusu kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, kararın, onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/953857700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz