Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3928 E. 2023/4583 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'beş yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ ticaret sicili tescili↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ dava şartı yokluğu↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/313 E., 2022/777 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 25. İş Mahkemesinin 2022/29 E. kayden Bayraktaroğulları İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açtıkları davanın yargılaması sırasında adı geçen şirketin ticaret sicilinden terk edildiğinin öğrenildiğini belirterek şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde, ihyası istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 10 uncu maddesi kapsamında sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7 nci maddedeki usule uygun olarak 06.02.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca beş yıllık hak düşürücü sürenin 03.02.2020 tarihinde dolduğunu, davanın 07.05.2022 tarihinde açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamında sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, buna dair 06.02.2015 tarihli ilanın yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında "... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü yer aldığı, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, 03.02.2020 tarihinde 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 07.05.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; terkin işlemi usule aykırı olduğundan hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) gereği sermayesini 14.02.2014 tarihine kadar 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca, sermaye artırımı yapılmadığı için kaydı silinen şirket yetkililerince 11.09.2014 tarihinden itibaren sermaye artırımı için herhangi bir başvuru yapılmadığı, davalı ... Sicil Müdürlüğünce, ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken tebligat ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca münfesih sayılan şirkete tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması gerektiği, somut olayda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken terkin edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin Ankara 25. İş Mahkemesinin 2022/29 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, bu hususun Ankara Ticaret Sicili'ne tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına, ihya işlemlerinin yapılması için Süreyya Çınar'ın tasfiye memuru olarak tayin, tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçirildiğini, şirket adresine gönderilen ihtar iade edilmişse de şirketin kapatılma nedenine ilişkin ihtarın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, yasal hasım konumunda olunduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7, 10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2412 E. 2023/2514 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğünce, «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken «tebligat» ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «münfesih» sayılan şirkete «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken «terkin» edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra davanın açıldığını, şirkete çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», «yasal hasım» olan davalı aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · ihtarat · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · rücuen alacak · sicilden terkin · yargılama giderleri · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda bulunduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2021/399 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden «rücuen alacak» davasında söz konusu şirketin «ticaret sicil» «kaydının» re'«sen terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece davacıya «ihya davası» açması için süre verildiğini ileri sürerek Özgün Sosyal Hizmetler San.
… samında yapılan incelemede, gerek 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde gerek Tebliğin 6 ncı maddesinde davalı tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı «son» adresine ve «temsil» ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı tarafından Özgün Sosyal Hizmetler San.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/332 E. 2023/906 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · hukuki menfaat · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı yokluğu · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTicaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü yer aldığı, «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, 03.02.2020 tarihinde 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 07.05.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğünce, «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken «tebligat» ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «münfesih» sayılan şirkete «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken «terkin» edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, re'«sen terkin» kararının geçerli olabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce işlem yapılmış olması gerektiği, çıkartılan «tebligat» evraklarının gönderilmesi istenildiği, sadece şirket «tüzel kişiliğine» tebligat çıkartıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligat çıkartılmadığının görüldüğü, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki hususlar yerine getirilmediğinden «geçersiz» olduğu, bu nedenle yapılan terkin işlemi usulüne uygun olmadığından 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının da mümkün olmadığı, «şirketin ihyası» gerektiği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi çerçevesinde yaptığı terkin işlemi hatalı olduğundan, davalının «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen siciliden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi hükmünden farklı olarak bu durumda «tasfiye memuru atanması» gerekmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf ta …
Değerlendirme 1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle, yasada düzenlenen «ihya» sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · hizmet tespiti davası · resen terkin · sicilden terkin · hakkaniyet · tespit davası · yargılama giderleri · kamu düzeni
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde «ihya» davasının 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği kabul edilmekte ise de açmış oldukları davanın hizmet tespit talebine ilişkin olduğunu, kamu davası niteliğinde olduğunu, davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği hususunun müvekkili tarafından bilinmesinin beklenemeyeceğini, açmış oldukları kamu davası niteliğindeki davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin «hakkaniyete» uygun bir karar olmadığını, «hizmet tespit davası» «kamu düzenine» ilişkin bir dava olup hak düşürücü bir süreye tabii olmadığını, «zamanaşımı» da uygulanmadığını, hal böyle olunca hizmet tespit davalarında müvekkilinin çalıştığı şirketin sicilden silinip silinmediğini bilmesinin beklenemeyeceğini, belirte …
Değerlendirme 1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçtiği, re'«sen terkin» kararının geçerli olabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce işlem yapılmış olması gerektiği, çıkartılan «tebligat» evraklarının gönderilmesi istenildiği, sadece şirket «tüzel kişiliğine» tebligat çıkartıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligat çıkartılmadığının görüldüğü, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki hususlar yerine getirilmediğinden «geçersiz» olduğu, bu nedenle yapılan terkin işlemi usulüne uygun olmadığından 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının da mümkün olmadığı, «şirketin ihyası» gerektiği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi çerçevesinde yaptığı terkin işlemi hatalı olduğundan, davalının «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen siciliden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi hükmünden farklı olarak bu durumda «tasfiye memuru atanması» gerekmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf ta …
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 04.11.2015 tarihinde şirketin sicilden silindiğini, beş yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, «resen terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalının «yasal hasım» olduğunu ve müdürlüğün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/404 E. 2024/1038 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · yasal hasım · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğünce, «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken «tebligat» ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «münfesih» sayılan şirkete «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken «terkin» edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun «ihyası» istenilen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirketin «sermaye artırımına» gitmemesi nedeniyle «münfesih» duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirketin yasal prosedür çerçevesinde usulüne uygun «ihtar» ve «ilan» sonrasında 07.07.2014 tarihinde sicil «kaydının» re’«sen terkin» edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «yasal hasım» konumunda olması sebebiyle aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'«sen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, "ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği" aynı maddenin 11 ... bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin «sicilden terkin» edildiği, bu durumda terkin usulünce «yapılmış sayılmayacağından» 5 yıllık süre içinde dava açılmamış olsa da ihya isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; re'«sen terkine» ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin, bu kayıtları, herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · işçilik alacakları · ihtar tebliği · resen terkin · yeniden tescil · yapılmamış sayılma · vekalet ücreti takdiri · sicilden terkin
Benzer bu kararda… ECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'«sen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, "ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği" aynı maddenin 11 ... bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin «sicilden terkin» edildiği, bu durumda terkin usulünce «yapılmış sayılmayacağından» 5 yıllık süre içinde dava açılmamış olsa da ihya isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic.
İş Mahkemesinin 2021/320 E. sayılı dosyası ile «işçilik alacaklarından» kaynaklı dava bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından «ihyası» istenilen şirketin ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca «resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece söz konusu «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 07.07.2014 tarihinde 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış olmaları nedeniyle «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» yapılarak, süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil «kaydının» «resen terkin» edildiği, yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı «son» adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan «ihtarın tebliğine» ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmadığı, geçerli bir terkin işlemi bulunmayan hallerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gibi, henüz ... bir yasal düzenleme yapılmasa da Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2022/117 K. sayılı kararı ile de 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresinin iptal edildiği, usulüne uygun terkin işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesi’nin 2021/320 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile «ticaret siciline» «yeniden tesciline» karar verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3122 E. 2016/3558 K.
Ortak:münfesihlik · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili tescili · ihya · tasfiye memuru · ihtar · limited şirket · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğünce, «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken «tebligat» ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «münfesih» sayılan şirkete «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken «terkin» edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
İş Mahkemesinin 2022/29 E. kayden Bayraktaroğulları İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açtıkları davanın yargılaması sırasında adı geçen şirketin «ticaret sicilinden terk» edildiğinin öğrenildiğini belirterek şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü yer aldığı, «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, 03.02.2020 tarihinde 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 07.05.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, «ihtara» rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · olağanüstü genel kurul · ara karar · sicilden terkin · husumet yokluğu · anonim şirket · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Bu durum karşısında açılan davada «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete ve bu şirketin «tasfiye» memuruna karşı açılan davanın «husumet yokluğundan» reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3928 E. , 2023/4583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/15 Esas, 2023/592 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/313 E., 2022/777 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 25. İş Mahkemesinin 2022/29 E. kayden Bayraktaroğulları İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açtıkları davanın yargılaması sırasında adı geçen şirketin ticaret sicilinden terk edildiğinin öğrenildiğini belirterek şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde, ihyası istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 10 uncu maddesi kapsamında sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7 nci maddedeki usule uygun olarak 06.02.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca beş yıllık hak düşürücü sürenin 03.02.2020 tarihinde dolduğunu, davanın 07.05.2022 tarihinde açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamında sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, buna dair 06.02.2015 tarihli ilanın yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında "... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü yer aldığı, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, 03.02.2020 tarihinde 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 07.05.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; terkin işlemi usule aykırı olduğundan hak düşürücü sürenin geçmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) gereği sermayesini 14.02.2014 tarihine kadar 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca, sermaye artırımı yapılmadığı için kaydı silinen şirket yetkililerince 11.09.2014 tarihinden itibaren sermaye artırımı için herhangi bir başvuru yapılmadığı, davalı ... Sicil Müdürlüğünce, ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkili kişilerine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi uyarınca yapılması gereken tebligat ve ihtarların yapılmadığı, şirket adresine çıkarılan tebligatın ise adres yetersizliğinden iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca münfesih sayılan şirkete tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması gerektiği, somut olayda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 136268 sicil sırasında kayıtlı iken terkin edilen Bayraktaroğulları İnşaat Tahhüt Gıda Turizm Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin Ankara 25. İş Mahkemesinin 2022/29 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, bu hususun Ankara Ticaret Sicili'ne tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına, ihya işlemlerinin yapılması için Süreyya Çınar'ın tasfiye memuru olarak tayin, tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçirildiğini, şirket adresine gönderilen ihtar iade edilmişse de şirketin kapatılma nedenine ilişkin ihtarın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, yasal hasım konumunda olunduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7, 10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978726500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz