Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13796 E. 2013/20015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ mirasçılık↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca mirasçılarına ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, davalının protokol hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kaydını almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte müterafik kusuru vardır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların kusur oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5012 E. 2015/11880 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6650 E. 2013/6141 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin «protokole» aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · iyiniyet kuralı · haksız fiil sorumluluğu · internet bankacılığı · iyiniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · dahili dava
Benzer bu kararda… na rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin «iyiniyet kuralı» ile bağdaşmayacağı, «haksız fiil sorumlularına» ve «sebepsiz zenginleşenlere» karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12999 E. 2013/11539 K.
Ortak:mirasçılık · protokol · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3009 E. 2010/4452 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · işlemiş faiz · komisyon · asıl alacak · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan «komisyon» aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenem …
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta gerçek hak sahibine verilen banka kartı ile ATM cihazlarından para çekildiğine göre bu durumda «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, yine vasi, veli veya vekil aracılığıyla ödeme yapılmadığına göre davalı bankanın asıl hak sahibinin nüfus kayıt örneğini istemesine gerek olmadığı açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:mirasçılık · protokol · kusur · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Benzer bu kararda… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı kurum, dava dışı sigortalının 07/02/2000 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen, sigortalının «mirasçılarına» ATM kartı aracılığıyla 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında yapılan maaş ödemelerinden davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokol» hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürmüş,mahkemece davalı bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · yapılandırma protokolü · yenileme · bilirkişi incelemesi · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8863 E. 2015/11767 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, mahkemece davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Kasım ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle,davanın kabülüne karar verilmiştir.Oysa maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi gerektiğinden, bu durumun «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulm …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 16/11/2000 tarihli «protokolün» 4/7. maddesi uyarınca davalı bankanın her yılın Kasım ayında ödeme yapılan kişiden yoklama belgesi almak zorunda olduğu, ancak bu yükümlülüğe uygun davranmadığı ve hak sahibinin 06/06/1987 tarihinde vefat etmesine rağmen maaş ödemeye devam ettiği, davacı aleyhine oluşan zarardan sorumlu olduğu ve davalının «zamanaşımı defi» gözetilerek davalı tarafın sorumlu olduğu miktar 16/03/2001 tarihinden itibaren belirlendiği «asıl alacak» miktarının 7.414,82 TL ve «işlemiş faizinin» 17.972,47 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · işlemiş faiz · asıl alacak · harç · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 16/11/2000 tarihli «protokolün» 4/7. maddesi uyarınca davalı bankanın her yılın Kasım ayında ödeme yapılan kişiden yoklama belgesi almak zorunda olduğu, ancak bu yükümlülüğe uygun davranmadığı ve hak sahibinin 06/06/1987 tarihinde vefat etmesine rağmen maaş ödemeye devam ettiği, davacı aleyhine oluşan zarardan sorumlu olduğu ve davalının «zamanaşımı defi» gözetilerek davalı tarafın sorumlu olduğu miktar 16/03/2001 tarihinden itibaren belirlendiği «asıl alacak» miktarının 7.414,82 TL ve «işlemiş faizinin» 17.972,47 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Ancak; dava dilekçesindeki talepte «işlemiş faiz» istemi bulunmamasına ve işlemiş faiz tutarı yönünden «harç» ödenerek açılmış bir dava olmamasına rağmen işlemiş faize hükmedilmesi yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15588 E. 2014/16573 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · işlemiş faiz · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşeceği gözetilmeksizin «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı Mülga B.K'nın 101 (6098 s.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde diğer taleplerinin yanı sıra hükmedilecek «asıl alacak» tutarı yönünden dava tarinden itibaren faize hükmedilmesi isteminde de bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13796 E. , 2013/20015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.10.2009 gün ve 2009/653-2009/2067 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.11.2012 gün ve 2012/205-2012/18588 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan dul aylığı alan dava dışı ...'in 05/08/2000 tarihinde vefat ettiğini, sigortalının vefat ettiğinin anlaşılması üzerine sigortalının hesabına yatmış olan paraların iadesinin davalı bankadan talep edildiğini, davalı banka tarafından sigortalı ...'in hesabına 28/08/2000-27/02/2007 tarihleri arasında yatan paraların ATM kartı ile hesaptan çekildiğinin bildirildiğini, söz konusu paraların sigortalının mirasçılarından talep edildiğini, mirasçıların yersiz ödeme borcuna karşı açtıkları menfi tespit davasının, maaşların kim tarafından çekildiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle kabul edildiğini, davalı banka ile 1998, 2003 ve 2004 yıllarında imzalanan kurum adına yapılacak ödemeler ve tahsilatlarla ilgili işbirliği protokollerinde davalı banka tarafından ATM kartı ile yapılan ödemelerde her yıl Ekim ayında asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin, hak sahibinin durumunda değişiklik tespit edildiğinde durumun derhal kuruma bildirileceğinin, hak sahiplerine verilecek ATM kartlarının kullanımından doğacak hukuki sorunlardan bankanın sorumlu olacağının hüküm altına alındığını, davalı bankanın hak sahibi ...'in sağ olup olmadığını araştırmaksızın ödeme yapmaya devam ettiğini, aralarındaki protokol hükümlerine göre davacı kurumun zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 16.018,68 TL yersiz ödeme, dava dışı ...'in mirasçıları tarafından açılan davada aleyhlerine hükmolunan 1.000,00 TL mahkeme vekalet ücreti ve 198,60 TL mahkeme yargılama gideri olmak üzere toplam 17.217,28 TL kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 15/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile yersiz ödeme ile ilgili taleplerini 17.325,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca mirasçılarına ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, davalının protokol hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kaydını almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte müterafik kusuru vardır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların kusur oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyene iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641848900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz