Protokole göre
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3009 E. 2010/4452 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ bankacılık işlemleri↗ internet bankacılığı↗ işlemiş faiz↗ komisyon↗ protokol↗ asıl alacak↗ yasal faiz↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki protokole göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında komisyon alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL asıl alacak ile (7.106) YTL işlemiş faiz alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan komisyon aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı bankanın olayda tam kusurlu, davacı kurumun ise kusursuz olduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa somut olayda davacı kurum sigortalısına ATM cihazlarıyla ödeme yapılmıştır. Taraflar arasındaki protokolün bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve internet bankacılığı da dahil asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Yine protokolün 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır. Somut uyuşmazlıkta gerçek hak sahibine verilen banka kartı ile ATM cihazlarından para çekildiğine göre bu durumda kimlik tespitine imkan bulunmadığı, yine vasi, veli veya vekil aracılığıyla ödeme yapılmadığına göre davalı bankanın asıl hak sahibinin nüfus kayıt örneğini istemesine gerek olmadığı açıktır. Kaldı ki sigortalısına maaş tahakkuku yapıp davalı banka hesabına para aktaran kurum da bizzat davacıdır. Sigortalılarına ait birçok kayıt ve bilginin de kendisinde olduğu düşünülürse hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin de öncelikle davacı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan Ahmet Bayrak’ın 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının anılan yükümlülüklerine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sigortalılarının tüm yurt çapında çok sayıda olması davacı kurumu bu yükümlülüğünden kurtaramaz. Zira aynı durum davacı kurumun hak sahiplerine ödeme yapan davalı banka açısından da geçerlidir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6650 E. 2013/6141 K.
Ortak:kimlik tespiti · internet bankacılığı · protokol · dahili dava
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Benzer bu karardaÖte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · müterafik kusur · haksız fiil sorumluluğu · iyiniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · kusur · temsil
Benzer bu kararda… na rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin «iyiniyet kuralı» ile bağdaşmayacağı, «haksız fiil sorumlularına» ve «sebepsiz zenginleşenlere» karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mirasçılık · uyuşmazlık konusu · kusur · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:kimlik tespiti · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Benzer bu karardaEmsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · mirasçılık · yenileme · bilirkişi incelemesi · kusur · cy/cy kaydı · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5012 E. 2015/11880 K.
Ortak:protokol · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Bu itibarla, tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15588 E. 2014/16573 K.
Ortak:işlemiş faiz · protokol · asıl alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Benzer bu kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı Mülga B.K'nın 101 (6098 s.
Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşeceği gözetilmeksizin «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · temerrüt
Benzer bu kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
T.B.K'nın 117.) maddesi hükümleri uyarınca davalıyı usulüne uygun biçimde «temerrüde» düşürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır.
Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşeceği gözetilmeksizin «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3009 E. , 2010/4452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edremit 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2007 tarih ve 2007/62 - 2007/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı alan Ahmet Bayrak'a 09.03.2003 tarihinde öldüğü halde ATM makinelerinden 25.10.2002 tarihine kadar maaş ödenmesine devam edildiğini, kurum zararından taraflar arasındaki protokolün 16, 43 ve diğer maddelerinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, (3.190,88) YTL asıl alacak ile (7.106) YTL işlemiş faiz alacağının, temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalısının hayatta olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün davacı kuruma ait bulunduğunu, ölü emeklisi adına maaş tahakkuk ettirmeye devam eden davacının müvekkilini zarardan sorumlu tutmaya çalışmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki protokole göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında komisyon alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL asıl alacak ile (7.106) YTL işlemiş faiz alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan komisyon aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı bankanın olayda tam kusurlu, davacı kurumun ise kusursuz olduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa somut olayda davacı kurum sigortalısına ATM cihazlarıyla ödeme yapılmıştır. Taraflar arasındaki protokolün bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve internet bankacılığı da dahil asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Yine protokolün 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır. Somut uyuşmazlıkta gerçek hak sahibine verilen banka kartı ile ATM cihazlarından para çekildiğine göre bu durumda kimlik tespitine imkan bulunmadığı, yine vasi, veli veya vekil aracılığıyla ödeme yapılmadığına göre davalı bankanın asıl hak sahibinin nüfus kayıt örneğini istemesine gerek olmadığı açıktır.
Kaldı ki sigortalısına maaş tahakkuku yapıp davalı banka hesabına para aktaran kurum da bizzat davacıdır. Sigortalılarına ait birçok kayıt ve bilginin de kendisinde olduğu düşünülürse hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin de öncelikle davacı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan Ahmet Bayrak’ın 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının anılan yükümlülüklerine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sigortalılarının tüm yurt çapında çok sayıda olması davacı kurumu bu yükümlülüğünden kurtaramaz. Zira aynı durum davacı kurumun hak sahiplerine ödeme yapan davalı banka açısından da geçerlidir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017394900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz