Protokol hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6650 E. 2013/6141 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ iyiniyet kuralı↗ müterafik kusur↗ haksız fiil sorumluluğu↗ internet bankacılığı↗ iyiniyet↗ sebepsiz zenginleşme↗ protokol↗ haksız fiil↗ kusur↗ dahili dava↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının sigortalısının maaşının ATM aracılığı ile çekildiği, davalı bankanın her yıl Ekim ayında nüfus kayıt örneği istemesi gerekmekte ise de bunun banka şubesine yapılan müracaat halinde mümkün olabileceği, paranın ATM’lerden çekilmesi halinde kimlik kontrolünün mümkün olmadığı, sigortalının tüm bilgi ve kayıtları davacıda bulunmasına ve sigortalının hayatta olup olmadığını araştırma imkanına sahip olmasına rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı, haksız fiil sorumlularına ve sebepsiz zenginleşenlere karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin protokole aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıdan yaşlılık aylığı almakta iken 09.03.2000 tarihinde vefat eden ... ...’ın vefatından sonra ....2002 tarihine kadar maaşının ATM aracılığı ile çekildiği hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlık, ATM kartı ile yapılan ödemelerde tarafların kusurlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, sigortalının tüm bilgi ve kayıtları davacıda bulunmasına ve sigortalının hayatta olup olmadığını araştırma imkanına sahip olmasına rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam eden davacının kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli protokolde her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu temsil eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre kimlik tespitinden sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği isteneceği” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan protokolün 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve internet bankacılığı da dahil asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Sigortalılarına ait birçok kayıt ve bilginin kendisinde olduğu düşünülürse hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin öncelikle davacı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan ... ...’ın 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının anılan yükümlülüklerine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Ancak, taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken kimlik tespiti yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki protokolden ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3009 E. 2010/4452 K.
Ortak:kimlik tespiti · internet bankacılığı · protokol · dahili dava
İncelediğiniz karardaÖte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · işlemiş faiz · komisyon · asıl alacak · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan «komisyon» aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenem …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin «protokole» aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · uyuşmazlık konusu · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15588 E. 2014/16573 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaDava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin «protokole» aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · işlemiş faiz · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşeceği gözetilmeksizin «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı Mülga B.K'nın 101 (6098 s.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde diğer taleplerinin yanı sıra hükmedilecek «asıl alacak» tutarı yönünden dava tarinden itibaren faize hükmedilmesi isteminde de bulunmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:kimlik tespiti · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Benzer bu karardaEmsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
Mahkemece, davalı bankaya adı geçen «protokolün» hangi hükmü uyarınca «kusur» yüklendiği somut olarak belirtilmeksizin karar verilmesi ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı emsal gösterilmesine rağmen emsale aykırı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · mirasçılık · yenileme · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/163 E. 2020/3849 K.
Ortak:protokol · kusur · dahili dava
İncelediğiniz karardaÖte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin «protokole» aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde «dahil» olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 - “..
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · havale
Benzer bu kararda2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’ün ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece Dairemizin 12.03.2018 tarih ve 2016/14065E.- 2018/1898K. sayılı bozma ilamına uyularak davacıya yükletilen «kusurun» varlığı ve davalıdan talep edilebilecek miktara ilişkin «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 «havale» tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen «protokole» uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini alm …
Tarafların rapora itirazları üzerine heyetten alınan 27.03.2019 «havale» tarihli ek raporda ise, bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişler ve her iki tarafın da sorumluluğunu yerine getirmede kusurlu olduklarını bildirmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6650 E. , 2013/6141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....02.2012 tarih ve 2010/382-2012/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı alan ... ...'ın 09.03.2000 tarihinde öldüğü halde ATM’lerden ....2002 tarihine kadar maaş ödenmesine devam edildiğini, kurum zararından taraflar arasındaki protokolün 16, 43 ve diğer maddelerinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, ....190,88 TL asıl alacak ile 7.106,00 TL işlemiş faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalısının hayatta olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün davacı kuruma ait olduğunu, ölü emeklisi adına maaş tahakkuk ettirmeye devam eden davacının müvekkilini zarardan sorumlu tutmaya çalışmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının sigortalısının maaşının ATM aracılığı ile çekildiği, davalı bankanın her yıl Ekim ayında nüfus kayıt örneği istemesi gerekmekte ise de bunun banka şubesine yapılan müracaat halinde mümkün olabileceği, paranın ATM’lerden çekilmesi halinde kimlik kontrolünün mümkün olmadığı, sigortalının tüm bilgi ve kayıtları davacıda bulunmasına ve sigortalının hayatta olup olmadığını araştırma imkanına sahip olmasına rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı, haksız fiil sorumlularına ve sebepsiz zenginleşenlere karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin protokole aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıdan yaşlılık aylığı almakta iken 09.03.2000 tarihinde vefat eden ... ...’ın vefatından sonra ....2002 tarihine kadar maaşının ATM aracılığı ile çekildiği hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlık, ATM kartı ile yapılan ödemelerde tarafların kusurlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, sigortalının tüm bilgi ve kayıtları davacıda bulunmasına ve sigortalının hayatta olup olmadığını araştırma imkanına sahip olmasına rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam eden davacının kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli protokolde her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu temsil eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre kimlik tespitinden sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği isteneceği” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan protokolün 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve internet bankacılığı da dahil asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Sigortalılarına ait birçok kayıt ve bilginin kendisinde olduğu düşünülürse hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin öncelikle davacı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan ... ...’ın 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının anılan yükümlülüklerine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Ancak, taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken kimlik tespiti yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki protokolden ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/494306000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz