Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8863 E. 2015/11767 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ zamanaşımı defi↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ asıl alacak↗ harç↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 16/11/2000 tarihli protokolün 4/7. maddesi uyarınca davalı bankanın her yılın Kasım ayında ödeme yapılan kişiden yoklama belgesi almak zorunda olduğu, ancak bu yükümlülüğe uygun davranmadığı ve hak sahibinin 06/06/1987 tarihinde vefat etmesine rağmen maaş ödemeye devam ettiği, davacı aleyhine oluşan zarardan sorumlu olduğu ve davalının zamanaşımı defi gözetilerek davalı tarafın sorumlu olduğu miktar 16/03/2001 tarihinden itibaren belirlendiği asıl alacak miktarının 7.414,82 TL ve işlemiş faizinin 17.972,47 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının kabülü gerekmiştir.
2)Dava, davalı kurumun ölmüş olan sigortalısını taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak ölümünden sonra maaş ödenmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir. Ancak; dava dilekçesindeki talepte işlemiş faiz istemi bulunmamasına ve işlemiş faiz tutarı yönünden harç ödenerek açılmış bir dava olmamasına rağmen işlemiş faize hükmedilmesi yerinde değildir. Ayrıca, mahkemece davalının protokol hükümlerine göre her yıl Kasım ayında sigortalının vukuatlı nüfus kaydını almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle,davanın kabülüne karar verilmiştir.Oysa maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi gerektiğinden, bu durumun müterafik kusur olarak değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, mahkemece davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Kasım ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle,davanın kabülüne karar verilmiştir.Oysa maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi gerektiğinden, bu durumun «müterafik kusur» olarak değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulm …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 16/11/2000 tarihli «protokolün» 4/7. maddesi uyarınca davalı bankanın her yılın Kasım ayında ödeme yapılan kişiden yoklama belgesi almak zorunda olduğu, ancak bu yükümlülüğe uygun davranmadığı ve hak sahibinin 06/06/1987 tarihinde vefat etmesine rağmen maaş ödemeye devam ettiği, davacı aleyhine oluşan zarardan sorumlu olduğu ve davalının «zamanaşımı defi» gözetilerek davalı tarafın sorumlu olduğu miktar 16/03/2001 tarihinden itibaren belirlendiği «asıl alacak» miktarının 7.414,82 TL ve «işlemiş faizinin» 17.972,47 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10050 E. 2016/6659 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13538 E. 2013/18289 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faturanın tebliği · hükmün kesinleşmesi · bilirkişi ücreti · ihtiyati tedbir · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · kötüniyet
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2001/26519 sayılı takibinden dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, takibin haksız olmasına karşın «kötüniyetle» yapıldığı kanıtlanamadığından «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine, 10/01/2002 günlü «ihtiyati tedbir» kararının «hükmün kesinleşmesine» kadar devamına, karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının 8 adet «fatura» içeriği hizmetin davacıya verdiğini ispatlayamadığı, davalının «faturaları tebliğ» ettirdiğini belgeleyemediği, faturaların davacı tarafından kabul edildiği ve daha sonra iptal edildiğini ispatlayan bilgi ve belgelerin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kabülüne, ...
2- Ancak, ek «bilirkişi ücreti» olan 300 TL'yi davalı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsili doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6892 E. 2013/11643 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8863 E. , 2015/11767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2013/348-2014/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun sigortalısı olan ...'den dolayı 3210155723 tahsis numarası ile dul aylığı almakta olan Havva Kicimik'in 06/06/1987 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen aylıklarının 19/05/2006 tarihine kadar çekilmeye devam edildiğini, davacı tarafın 19.559,53 TL zarara uğradığını ve davalı bankanın taraflar arasında imzalanan protokola uygun davranmadığı için zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 19.559,53 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 16/11/2000 tarihli protokolün 4/7. maddesi uyarınca davalı bankanın her yılın Kasım ayında ödeme yapılan kişiden yoklama belgesi almak zorunda olduğu, ancak bu yükümlülüğe uygun davranmadığı ve hak sahibinin 06/06/1987 tarihinde vefat etmesine rağmen maaş ödemeye devam ettiği, davacı aleyhine oluşan zarardan sorumlu olduğu ve davalının zamanaşımı defi gözetilerek davalı tarafın sorumlu olduğu miktar 16/03/2001 tarihinden itibaren belirlendiği asıl alacak miktarının 7.414,82 TL ve işlemiş faizinin 17.972,47 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının kabülü gerekmiştir.
2)Dava, davalı kurumun ölmüş olan sigortalısını taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak ölümünden sonra maaş ödenmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir. Ancak; dava dilekçesindeki talepte işlemiş faiz istemi bulunmamasına ve işlemiş faiz tutarı yönünden harç ödenerek açılmış bir dava olmamasına rağmen işlemiş faize hükmedilmesi yerinde değildir. Ayrıca, mahkemece davalının protokol hükümlerine göre her yıl Kasım ayında sigortalının vukuatlı nüfus kaydını almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle,davanın kabülüne karar verilmiştir.Oysa maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi gerektiğinden, bu durumun müterafik kusur olarak değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile yerel mahkeme hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz başvuru harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185197000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz