Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10060 E. 2013/10259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ yapılandırma protokolü↗ mirasçılık↗ yenileme↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/10060 E. , 2013/10259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2010/90-2011/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı olan ve kendisine yaşlılık aylığı bağlanan dava dışı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında mirasçıları tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında yapılan protokol uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının mirasçıları tarafından çekildiği için husumetin yanlış yöneltildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında yapılan protokole uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde yenilemeyip kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E. 2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen davalı bankaca, sigortalının mirasçılarına ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmaya devam edilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kurum, dava dışı sigortalının 07/02/2000 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen, sigortalının mirasçılarına ATM kartı aracılığıyla 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında yapılan maaş ödemelerinden davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli protokol hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürmüş,mahkemece davalı bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulü yoluna gidilmiştir. Ayrıca gerekçe olarak da, Dairemizin 11/01/2010 tarihli 2009/14444 Esas ve 2010/74 Karar sayılı kararı emsal gösterilmiştir. Emsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli protokolün 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kaydı isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde kimlik tespitine imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece, davalı bankaya adı geçen protokolün hangi hükmü uyarınca kusur yüklendiği somut olarak belirtilmeksizin karar verilmesi ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı emsal gösterilmesine rağmen emsale aykırı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5012 E. 2015/11880 K.
Ortak:protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı bankaya adı geçen «protokolün» hangi hükmü uyarınca «kusur» yüklendiği somut olarak belirtilmeksizin karar verilmesi ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı emsal gösterilmesine rağmen emsale aykırı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · yasal faiz
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6650 E. 2013/6141 K.
Ortak:kimlik tespiti · protokol · kusur
İncelediğiniz karardaEmsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
Mahkemece, davalı bankaya adı geçen «protokolün» hangi hükmü uyarınca «kusur» yüklendiği somut olarak belirtilmeksizin karar verilmesi ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı emsal gösterilmesine rağmen emsale aykırı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaOysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · müterafik kusur · haksız fiil sorumluluğu · internet bankacılığı · iyiniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · dahili dava
Benzer bu kararda… na rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin «iyiniyet kuralı» ile bağdaşmayacağı, «haksız fiil sorumlularına» ve «sebepsiz zenginleşenlere» karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki «protokolden» ... sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak «müterafik kusur» olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:mirasçılık · protokol · kusur · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz kararda… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı kurum, dava dışı sigortalının 07/02/2000 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen, sigortalının «mirasçılarına» ATM kartı aracılığıyla 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında yapılan maaş ödemelerinden davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokol» hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürmüş,mahkemece davalı bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3009 E. 2010/4452 K.
Ortak:kimlik tespiti · protokol
İncelediğiniz karardaEmsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · işlemiş faiz · komisyon · asıl alacak · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan «komisyon» aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenem …
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3392 E. 2019/5454 K.
Ortak:yenileme · protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
Mahkemece, davalı bankaya adı geçen «protokolün» hangi hükmü uyarınca «kusur» yüklendiği somut olarak belirtilmeksizin karar verilmesi ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı emsal gösterilmesine rağmen emsale aykırı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaDavalı bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesinin davalı banka yönünden «kusur» teşkil etmesi yanında davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin "«müterafik kusur»" niteliğinde olduğu ve tarafların zararların oluşumunda müterafik kusurlu bulundukları yönündeki Dairemizin yerleşik kararları (2017/3180 Esas-2019/7 Karar) uyarın …
… , billirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın emekli aylığı sahibinden muhtarlık belgesini almadığı, ATM kartının 1 yıl ile sınırlanmadığı ve ATM «hamilinin» kasım aylarında bankaya çağırılmadığı, ATM kartının 1 yılı aşacak şekilde kullanımını sağlamak suretiyle «protokollerde» üstlendiği yükümlülükleri ihlal ettiği, hak sahibinin ölümünden sonra dahi 21/08/1998 ile 18/08/2004 tarihleri arasında 72 ay süre ile kimliği belirsiz kişi yada k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · hamil
Benzer bu kararda… , billirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın emekli aylığı sahibinden muhtarlık belgesini almadığı, ATM kartının 1 yıl ile sınırlanmadığı ve ATM «hamilinin» kasım aylarında bankaya çağırılmadığı, ATM kartının 1 yılı aşacak şekilde kullanımını sağlamak suretiyle «protokollerde» üstlendiği yükümlülükleri ihlal ettiği, hak sahibinin ölümünden sonra dahi 21/08/1998 ile 18/08/2004 tarihleri arasında 72 ay süre ile kimliği belirsiz kişi yada k …
Davalı bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesinin davalı banka yönünden «kusur» teşkil etmesi yanında davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin "«müterafik kusur»" niteliğinde olduğu ve tarafların zararların oluşumunda müterafik kusurlu bulundukları yönündeki Dairemizin yerleşik kararları (2017/3180 Esas-2019/7 Karar) uyarın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10060 E. , 2013/10259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2010/90-2011/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı olan ve kendisine yaşlılık aylığı bağlanan dava dışı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında mirasçıları tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında yapılan protokol uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının mirasçıları tarafından çekildiği için husumetin yanlış yöneltildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında yapılan protokole uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde yenilemeyip kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E. 2007/403 K sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmediği, dava konusu ödemelerden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen davalı bankaca, sigortalının mirasçılarına ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmaya devam edilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kurum, dava dışı sigortalının 07/02/2000 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen, sigortalının mirasçılarına ATM kartı aracılığıyla 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında yapılan maaş ödemelerinden davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli protokol hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürmüş,mahkemece davalı bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulü yoluna gidilmiştir. Ayrıca gerekçe olarak da, Dairemizin 11/01/2010 tarihli 2009/14444 Esas ve 2010/74 Karar sayılı kararı emsal gösterilmiştir. Emsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli protokolün 5.
ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kaydı isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde kimlik tespitine imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece, davalı bankaya adı geçen protokolün hangi hükmü uyarınca kusur yüklendiği somut olarak belirtilmeksizin karar verilmesi ve Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı emsal gösterilmesine rağmen emsale aykırı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerden dolayı temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521353000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz