Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15588 E. 2014/16573 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ asıl alacak↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı kurumun yaşlılık aylığı bağladığı şahsın sağ olup olmadığını denetleme yükümlülüğünün bulunduğu, yaşlılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun hakkaniyet gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL asıl alacak ile asıl alacağın dava tarihine kadar işlemiş faizi olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde diğer taleplerinin yanı sıra hükmedilecek asıl alacak tutarı yönünden dava tarinden itibaren faize hükmedilmesi isteminde de bulunmuştur. Mahkemece davacının bu talebi uyarınca hükmedilen asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren faize hükmolunmaması doğru görülmemiş, temyiz edilen hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, asıl alacak yönünden dava tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı […]K'nın 101 (6098 s. T.B.K'nın 117.) maddesi hükümleri uyarınca davalıyı usulüne uygun biçimde temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır. Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düşeceği gözetilmeksizin asıl alacak yönünden dava tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6650 E. 2013/6141 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin «protokole» aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · iyiniyet kuralı · müterafik kusur · haksız fiil sorumluluğu · internet bankacılığı · iyiniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil
Benzer bu kararda… na rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin «iyiniyet kuralı» ile bağdaşmayacağı, «haksız fiil sorumlularına» ve «sebepsiz zenginleşenlere» karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4'üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği istene …
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan «protokolün» 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken «kimlik tespiti» yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mirasçılık · uyuşmazlık konusu · kusur · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Oysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3009 E. 2010/4452 K.
Ortak:işlemiş faiz · protokol · asıl alacak
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı Mülga B.K'nın 101 (6098 s.
Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşeceği gözetilmeksizin «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Yine «protokolün» 17. maddesi uyarınca sadece 6 ay hareketsiz kalmış hesaplar davacı kuruma aktarılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · komisyon · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki «protokole» göre davalının davacı kurumdan maaş alanların gerçe hak sahibi olup olmadığını araştırarak gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğünün bulunduğu, yine bu işlemleri yapmak için davacı kurumdan binde beş oranında «komisyon» alan davalı bankanın bu riske katlanması gerektiği, her ne kadar davacı kurumun da sigortalısının hayatta olup olmadığını takip etmesi gerektiği ileri sürülmüşse de davacının bunu tüm yurt çapında gerçekleştirmesinin mümkün görülmediği, olayda davacı kurumun bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (3.189,88) YTL «asıl alacak» ile (7.106) YTL «işlemiş faiz» alacağının, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davalı bankanın gerçek hak sahibine ödeme yapmak yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacıdan «komisyon» aldığına göre bu işlemlerin risklerine katlanması gerektiği, davacı kurumdan ise tüm yurt çapında sigortalılarının hayatta olup olmadığını takip etmesinin beklenem …
Taraflar arasındaki «protokolün» bu konuda davalı bankaya yükümlülük getiren 16. maddesinde sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve «internet bankacılığı» da «dahil» asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta gerçek hak sahibine verilen banka kartı ile ATM cihazlarından para çekildiğine göre bu durumda «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, yine vasi, veli veya vekil aracılığıyla ödeme yapılmadığına göre davalı bankanın asıl hak sahibinin nüfus kayıt örneğini istemesine gerek olmadığı açıktır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5012 E. 2015/11880 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10060 E. 2013/10259 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · yapılandırma protokolü · mirasçılık · yenileme · bilirkişi incelemesi · kusur · cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu karardaDavalı vekili; taraflar arasında imzalanan «protokol» uyarınca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava konusu paranın müvekkilinin uhdesinde bulunmayıp sigortalının «mirasçıları» tarafından çekildiği için «husumetin» yanlış yöneltildiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını,müvekkilinin maaş ödemesi konusunda davacı ile aralarında «yapılan protokole» uygun hareket edildiğini, davacının sigortalısının ölümüne rağmen hesabına maaş gönderiminde bulunarak kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… şı ...’nun 07/02/2000 tarihinde vefat etmesine rağmen sigortalının davalı bankada bulunan maaş hesabından ATM kartı ile 25/02/2000 ila 25/03/2003 tarihleri arasında «mirasçıları» tarafından maaşının çekildiğinin tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında «yapılan protokol» uyarınca davalının kurumun uğradığı 5.159,27 TL zarardan sorumlu olduğunu belirterek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Emsal olarak gösterilen Dairemiz kararında, aynı taraflar arasında görülen benzer uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasında imzalanan 07/09/1998 tarihli «protokolün» 5. ve 9. maddelerine göre; davalı bankanın sadece veli, vasi, vekil veya kayyuma ödeme yapması halinde her yıl Mart ve Eylül aylarında hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus «kaydı» isteme yükümlülüğünün bulunduğu, ATM kartı aracılığıyla yapılan maaş ödemelerinde «kimlik tespitine» imkan bulunmadığı, hesap sahiplerinin sağ olup olmadığını denetleme görevinin davacı kurumun sorumluluğunda olduğu gözetilerek oluşan zarardan davalı bankanın soru …
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek ATM kartlarını belli dönemlerde «yenilemeyip» kontrol etmediği ve hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus kayıtlarını istemeyerek kusurlu davrandığı, benzer bir dava olan Mahkemelerinin 2007/14 E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9362 E. 2011/2206 K.
Ortak:işlemiş faiz · protokol · asıl alacak
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı Mülga B.K'nın 101 (6098 s.
Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşeceği gözetilmeksizin «asıl alacak» yönünden dava tarihine kadar «işlemiş faize» hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/163 E. 2020/3849 K.
Ortak:protokol · Alacak
İncelediğiniz kararda… lılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun «hakkaniyet» gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL «asıl alacak» ile asıl alacağın dava tarihine kadar «işlemiş faizi» olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporlarına, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 07.02.2003 tarihinde imzalanan işbirliği «protokolündeki» Madde 13 - " ...
Banka vereceği ATM kartlarına bir yıllık miad tarihi koyacak, bu tarihin güncellenmesi için kimlik isteyecektir" düzenlemelerine göre davalı bankanın, taraflar arasında imzalanan işbirliği «protokol» hükümlerine uygun olarak işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; yersiz ödenen 16.160 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 «havale» tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen «protokole» uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini alm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · havale · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’ün ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece Dairemizin 12.03.2018 tarih ve 2016/14065E.- 2018/1898K. sayılı bozma ilamına uyularak davacıya yükletilen «kusurun» varlığı ve davalıdan talep edilebilecek miktara ilişkin «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Kayyım, vasi, veli veya vekiline yapılacak ödemelerde, otomatik ödeme, ATM kartlı ödeme, internet ve telefon bankacılığı gibi işlemlerde «dahil» olmak üzere, asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus İdaresinden her yıl Ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneği istenecektir.” ve Madde 16 - “..
Bilirkişi heyetinden alınan 19.12.2018 «havale» tarihli raporda, SGK tarafından çıkartılan Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 73, 74, 75 ve 76. maddelerindeki düzenlemelere göre; davacı kurumun belli dönemlerde kendi mevzuat çalışma sistemi gereği ölen emekli yoklamasını yapması gerekirken bu yöndeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve davalı bankanın ise taraflar arasında düzenlenen «protokole» uygun hareket etmeyerek ATM kartlı ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl ekim ayında alınacak vukuatlı nüfus kayıt örneğini alm …
Tarafların rapora itirazları üzerine heyetten alınan 27.03.2019 «havale» tarihli ek raporda ise, bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişler ve her iki tarafın da sorumluluğunu yerine getirmede kusurlu olduklarını bildirmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15588 E. , 2014/16573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 23/01/2014
NUMARASI 2013/273-2014/55
Taraflar arasında görülen davada Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/01/2014 tarih ve 2013/273-2014/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kurumdan yaşlılık aylığı alan A. B..'ın 09.03.2000 tarihinde öldüğü halde ATM’lerden 25.10.2002 tarihine kadar maaş ödenmesine devam edildiğini, kurum zararından taraflar arasındaki protokolün 16, 43 ve diğer maddelerinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3.190,88 TL asıl alacak ile 7.106,00 TL işlemiş faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalısının hayatta olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün davacı kuruma ait olduğunu, ölü emeklisi adına maaş tahakkuk ettirmeye devam eden davacının müvekkilini zarardan sorumlu tutmaya çalışmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı kurumun yaşlılık aylığı bağladığı şahsın sağ olup olmadığını denetleme yükümlülüğünün bulunduğu, yaşlılık aylığı bağlanan kişinin 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde davacının bu yükümlülüğüne uygun davranmadığı, davalı bankanın da taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca maaş ödemesi yaptığı şahısların kimliklerini ödeme yaparken tespit etmek her yıl ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıtlarını istemek gibi protol uyarınca belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının müterafik kusurunun hakkaniyet gereğince % 50 oranında kabul edildiği gerekçesiyle 1.594,94 TL asıl alacak ile asıl alacağın dava tarihine kadar işlemiş faizi olan 3.553,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde diğer taleplerinin yanı sıra hükmedilecek asıl alacak tutarı yönünden dava tarinden itibaren faize hükmedilmesi isteminde de bulunmuştur. Mahkemece davacının bu talebi uyarınca hükmedilen asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren faize hükmolunmaması doğru görülmemiş, temyiz edilen hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, davacı yararına, asıl alacak yönünden dava tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmiş ise de taraflar arasında sözleme ilişkisi söz konusu olup dava tarihi öncesinde davacının dava konusu ettiği alacağı davalıdan talep edip 818 sayılı […]K'nın 101 (6098 s. T.B.K'nın 117.) maddesi hükümleri uyarınca davalıyı usulüne uygun biçimde temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır. Bu durumda dava konusu alacak yönünden davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düşeceği gözetilmeksizin asıl alacak yönünden dava tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamış temyiz olunan hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101938100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz