Yanıltıcı beyan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3620 E. 2013/19513 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ güven ilişkisi↗ hmk 115/3↗ aciz vesikası↗ yönetici sorumluluğu↗ davanın açılmamış sayılması↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK 104/1 maddesine göre, aynı davanın daha önceden açılmış olmaması gerektiği dava şartı olarak düzenlendiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/327 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde 22.04.2003 tarihinde açılan davada, davacının davalılar TMSF, […]A.Ş. (Eski Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.), ..., Balkaner Holding ve Yurt Security Off Shore Ltd aleyhine aynı nedene dayalı olarak 8.428,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2004/526 karar sayı ile Yurt Security Off Shore Ltd. Şirketi aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava derdest olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı Yurt Security Off-Shore Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, ...' in İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6298 E. 2013/21334 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · dava şartı noksanlığının giderilmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
… e Yurt Security Off Shore Ltd'den aynı nedene dayalı olarak 12.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, 2003/504 sayılı karar ile Yurt Security Off Shore Ltd. hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkında «husumet yokluğundan», Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı ...
Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaAvni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6341 E. 2014/10001 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · husumet yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12340 E. 2014/18108 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12427 E. 2014/18401 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · dava şartı noksanlığının giderilmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaA.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10948 E. 2014/16131 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · usulden reddi · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Mahkemece, «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1-Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» ilişkin karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. HD 2010/14958/2011/2847
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14958 E. 2011/2847 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1092 E. 2014/5725 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · reeskont faizi · terkin · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… nlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 16.873,89 TL'nin davalı İng Bank A.Ş'den tahsiline, 14.000,00 TL'ye 13.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranda «reeskont faizi» yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Ali Balkaner hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında açılan dava yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Ancak, her ne kadar mahkeme gerekçesinde 11.10.1999 ila 13.01.2000 tarihleri arası için «reeskont faizi» hesabı yapıldığı belirtilmişse de anılan tarihler için reeskont faiz oranları üzerinde olan ve «avans faizi» oranlarına karşılık gelen %80 ve %70 faiz oranlarının tatbiki ile hesap yapıldığı anlaşılmıştır.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve «feri müdahil» vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14789 E. 2012/769 K.
Ortak:açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaŞirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı banka vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3620 E. , 2013/19513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2012 tarih ve 2012/105-2012/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.11.2009 tarihinde tasarruflarını değerlendirmek için Yurt Ticaret ve Kredi Bankası ... şubesine giderek hesap açtırmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasını off-shore bankasına gönderdiğini, esasen parasının off-shore bankasına yatırıldığını bankaya el konulduktan sonra öğrendiğini, müvekkilinin yatırdığı paranın iadesi için daha önce ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2003/327 E. ile dava açtığını, 04.07.2003 tarihinde davanın reddedildiğini, işbu dava açılırken daha önce açılan dosyadan evraklar temin edilirken o dosyaya sunulan hesap açma ve havale emri başlıklı belgelerdeki imzanın müvekkile ait olmadığı anlaşıldığını, diğer taraftan ... ile birlikte 53 sanık hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde 29.11.2005 tarihli karar ile dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilinin Kıbrıs' ta Yurt Security Off-Shore Bankası aleyhine dava açtığını ve 11.01.2011 tarihinde davanın kabul edildiğini, ancak tahsil edilemediği için aciz vesikası alındığını, ileri sürerek 8.428,00 TL'nin 12.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, görev, zamanaşımı, husumet yokluğu ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK 104/1 maddesine göre, aynı davanın daha önceden açılmış olmaması gerektiği dava şartı olarak düzenlendiği, ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/327 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde 22.04.2003 tarihinde açılan davada, davacının davalılar TMSF, […]A.Ş. (Eski Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.), ..., Balkaner Holding ve Yurt Security Off Shore Ltd aleyhine aynı nedene dayalı olarak 8.428,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2004/526 karar sayı ile Yurt Security Off Shore Ltd. Şirketi aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş.
olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava derdest olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı Yurt Security Off-Shore Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, ...' in İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632882100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz