Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6341 E. 2014/10001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ güven ilişkisi↗ aciz vesikası↗ yönetici sorumluluğu↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 22.12.2000 tarihinde açılan davada, davacı tarafından davalılar ... ve ... T.A.Ş. (Eski ... ve ... Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... A.Ş. yönünden ise dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki ...nin o davadaki ... A.Ş. olduğu, bu nedenle, ... Bank- ... yönünden davanın derdest olduğu, bu durumda ... Bank A.Ş. (Oyakbank) yönünden her iki dava, aynı dava olup eldeki davanın açıldığı tarihte ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı ... ve ... Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı ... ... Bankası aleyhine ... Kaza Mahkemesi'nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, ...'in ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.01.2014 gün ve 2013/11163-2014/572 karar sayılı ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12340 E. 2014/18108 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Bank- ... yönünden davanın «derdest» olduğu, bu durumda ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12427 E. 2014/18401 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · dava şartı yokluğu · derdestlik · husumet yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu kararda… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava «şartı noksanlığının giderilmesi» için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10948 E. 2014/16131 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · usulden reddi · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bank- ... yönünden davanın «derdest» olduğu, bu durumda ...
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Mahkemece, «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1-Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» ilişkin karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6298 E. 2013/21334 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · dava şartı yokluğu · derdestlik · husumet yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… e Yurt Security Off Shore Ltd'den aynı nedene dayalı olarak 12.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, 2003/504 sayılı karar ile Yurt Security Off Shore Ltd. hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkında «husumet yokluğundan», Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu kararda… e Yurt Security Off Shore Ltd'den aynı nedene dayalı olarak 12.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, 2003/504 sayılı karar ile Yurt Security Off Shore Ltd. hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkında «husumet yokluğundan», Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı ...
Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava «şartı noksanlığının giderilmesi» için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3620 E. 2013/19513 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · husumet yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaŞirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava «şartı noksanlığının giderilmesi» için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17396 E. 2013/5303 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · dava sebebi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… kararın ........2003 tarihinde aşamalardan geçerek kesinleştiği, her iki davada aynı hukuki nedenlerin ileri sürüldüğü bu nedenle bu davada yukarıda anılan kararın «kesin» hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle, HMK 114/I-i maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · kesin hüküm
Benzer bu kararda… kararın ........2003 tarihinde aşamalardan geçerek kesinleştiği, her iki davada aynı hukuki nedenlerin ileri sürüldüğü bu nedenle bu davada yukarıda anılan kararın «kesin» hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle, HMK 114/I-i maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bank'a gönderilmesi için kendisinden talimat alındığından bahisle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin «kesin» hüküm oluşturduğunu kabul ettiği kararda ise davacı yatırılan paranın tahsilini istemiştir.
Kesin hükümden söz edilebilmesi için, tarafların ve «müddeabihin» aynı olmasının yanı sıra dava sebeplerinin de aynı olması gerekir, dava sebebinden maksadın ise hukuki sebepler değil, bilakis davanın dayanağı olan vakıalar olduğu yerleşmiş yargı kararları ve ağırlıklı doktrin görüşleriyle ortaya konulmuştur.
Bu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6341 E. , 2014/10001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2012 gün ve 2011/678-2012/447 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.01.2014 gün ve 2013/11163-2014/572 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. ... Şubesi'nde açtırdığı hesaptaki paranın ... ... Şirketi'ne aktarılmış gibi gösterildiğini, ancak paranın gerçekte ... A.Ş. bünyesinde kaldığını, bilahare bankanın fona devredildiğini, müvekkilinin yatırdığı paranın iadesi için bu davadan önce ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtıklarını, davalı banka ortağı ...'in yatırılan paraları diğer şirketlerde kullandırdığının ve davacının bu şekilde dolandırıldığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu ileri sürerek, 14.316,57 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, görev, zamanaşımı, husumet yönünden itirazlarda bulunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 22.12.2000 tarihinde açılan davada, davacı tarafından davalılar ... ve ... T.A.Ş. (Eski ... ve ... Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... A.Ş. yönünden ise dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki ...nin o davadaki ... A.Ş. olduğu, bu nedenle, ... Bank- ... yönünden davanın derdest olduğu, bu durumda ... Bank A.Ş. (Oyakbank) yönünden her iki dava, aynı dava olup eldeki davanın açıldığı tarihte ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı ... ve ... Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336.
maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez.
Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı ... ... Bankası aleyhine ... Kaza Mahkemesi'nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, ...'in ...
8. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.01.2014 gün ve 2013/11163-2014/572 karar sayılı ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.01.2014 gün ve 2013/11163-2014/572 karar sayılı ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/366337900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz