Yanıltıcı beyan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12427 E. 2014/18401 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ güven ilişkisi↗ hmk 115/3↗ aciz vesikası↗ yönetici sorumluluğu↗ davanın açılmamış sayılması↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ husumet yokluğu↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/281 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde 16.04.2002 tarihinde açılan davada, davacı . Y..'ın davalılar TMSF, O....T.A.Ş. (Eski .... A.Ş.), A. B.., .... Holding ve ... Off Shore Ltd aleyhine aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki... Bank A.Ş.'nin o davadaki O... A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın derdest olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. .
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı ....Off-Shore Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, A. B..' in İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yanıltıcı beyan 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12340 E. 2014/18108 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10948 E. 2014/16131 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Mahkemece, «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1-Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» ilişkin karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1-Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» ilişkin karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6341 E. 2014/10001 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · dava şartı yokluğu · derdestlik · husumet yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6298 E. 2013/21334 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · dava şartı noksanlığının giderilmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
… e Yurt Security Off Shore Ltd'den aynı nedene dayalı olarak 12.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, 2003/504 sayılı karar ile Yurt Security Off Shore Ltd. hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkında «husumet yokluğundan», Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı ...
Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaAvni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3620 E. 2013/19513 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · dava şartı noksanlığının giderilmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaŞirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17396 E. 2013/5303 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… kararın ........2003 tarihinde aşamalardan geçerek kesinleştiği, her iki davada aynı hukuki nedenlerin ileri sürüldüğü bu nedenle bu davada yukarıda anılan kararın «kesin» hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle, HMK 114/I-i maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · kesin hüküm
Benzer bu kararda… kararın ........2003 tarihinde aşamalardan geçerek kesinleştiği, her iki davada aynı hukuki nedenlerin ileri sürüldüğü bu nedenle bu davada yukarıda anılan kararın «kesin» hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle, HMK 114/I-i maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bank'a gönderilmesi için kendisinden talimat alındığından bahisle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin «kesin» hüküm oluşturduğunu kabul ettiği kararda ise davacı yatırılan paranın tahsilini istemiştir.
Kesin hükümden söz edilebilmesi için, tarafların ve «müddeabihin» aynı olmasının yanı sıra dava sebeplerinin de aynı olması gerekir, dava sebebinden maksadın ise hukuki sebepler değil, bilakis davanın dayanağı olan vakıalar olduğu yerleşmiş yargı kararları ve ağırlıklı doktrin görüşleriyle ortaya konulmuştur.
Bu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15012 E. 2014/16279 K.
Ortak:dava sebebi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın esastan reddine, davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş ve verilen karar Dairemizce onanmış, davacı tarafından karar düzeltme istemi ise Dairemizce O.S.
Bu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:virman · müddeabih · eş rızası · garantörlük · taahhütname · ibraz · kesin hüküm · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, davacının «rızası» hilafına vadeli hesap açmayıp, gönderilen paranın davalı banka «görevlilerince» off-shore hesaba «virman» edilmesi ve sonrasında banka görevlilerince yapılan yönlendirme ve telkinlerle davacının yapılan işleme karşı koymasının geciktirildiği ve bu suretle doğan davacı alacağının davalının verdiği «garantiler» ve «taahhütler» sonucu oluştuğu iddiasına dayalı olarak açılmıştır.Mahkemece, «kesin» hüküm oluşturduğu kabul edilen İstanbul 7.
Bank aleyhine dava açıldığını yada paranın tahsili için başvurulduğuna dair herhangi bir belge «ibraz» edilmediği gibi açılan her iki davanın da sebep ve konusunun aynı olduğu gerekçesiyle davanın «kesin» hüküm nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre «kesin» hüküm itirazına konu olan dosya ile işbu dosyanın karşılaştırılmasında, taraflarının ve konusunun aynı olduğu ve O.
Kesin hükümden söz edilebilmesi için, tarafların ve «müddeabihin» aynı olmasının yanı sıra dava sebeplerinin de aynı olması gerekir, dava sebebinden maksadın ise hukuki sebepler değil, bilakis davanın dayanağı olan vakıalar olduğu yerleşmiş yargı kararları ve ağırlıklı doktrin görüşleriyle ortaya konulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12427 E. , 2014/18401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/02/2014
NUMARASI 2013/293-2014/116
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/293-2014/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi E. Y..'ın ...bank Ankara Şubesi'nde açtırdığı hesaptaki paranın .... Off Shore Ltd şirketine aktarılmış gibi gösterildiğini, ancak paranın gerçekte Y... A.Ş bünyesinde kaldığını, bilahare bankanın fona devredildiğini, yatırdığı paranın iadesi için Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2003/281 esas sayı ile dava açtıklarını, daha sonra banka ortağı olan A. B..'in yatırılan paraları diğer şirketlerde kullandırdığını ve kendisinin bu şekilde dolandırıldığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 14.720,00 TL'nin avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetki, görev, zamanaşımı, husumet yokluğu ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/281 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde 16.04.2002 tarihinde açılan davada, davacı . Y..'ın davalılar TMSF, O....T.A.Ş. (Eski .... A.Ş.), A. B.., .... Holding ve ... Off Shore Ltd aleyhine aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki...
Bank A.Ş.'nin o davadaki O... A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın derdest olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. .
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı ....Off-Shore Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, A.
B..' in İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma sebeblerine katılamıyorum.
26. 11.2014
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102368300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz