Yanıltıcı beyan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12340 E. 2014/18108 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ güven ilişkisi↗ aciz vesikası↗ yönetici sorumluluğu↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. .
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı ... Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nde davalar açıldığını, aciz vesikaları alındığını,...... Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yanıltıcı beyan 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12427 E. 2014/18401 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı.....Ticaret ve ....Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · açılmamış sayılma · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… aynı nedene dayalı olarak 14.720,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davanın 04.07.2003 tarihinde, 2003/501 karar sayı ile ...Off Shore Ltd şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile diğer davalılar yönünden ise bu aşamada şartlar oluşmadığından gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolay …
A.Ş olduğu dolayısıyla, İ...Bank-...bank yönünden davanın «derdest» olduğu gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir. .
Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava «şartı noksanlığının giderilmesi» için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10948 E. 2014/16131 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Mahkemece, «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1-Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» ilişkin karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1-Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeni ile davanın «usulden reddine» ilişkin karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6341 E. 2014/10001 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda ...'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve ...'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Bank- ... yönünden davanın «derdest» olduğu, bu durumda ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · husumet yokluğu · usulden reddi · husumet
Benzer bu karardaBankası A.Ş.) aleyhine aynı nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece 12.06.2003 tarihli kararı ile ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine, davalı ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1032 Esas sayılı dosyasının «derdest» olduğu ve bu nedenle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/01/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6298 E. 2013/21334 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · açılmamış sayılma · husumet yokluğu · usulden reddi · husumet
Benzer bu kararda… e Yurt Security Off Shore Ltd'den aynı nedene dayalı olarak 12.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, 2003/504 sayılı karar ile Yurt Security Off Shore Ltd. hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkında «husumet yokluğundan», Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı ...
Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş'nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» bulunduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava «şartı noksanlığının giderilmesi» için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3620 E. 2013/19513 K.
Ortak:yanıltıcı beyan · şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · derdestlik · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaKaldı ki; mahkemece «derdest» olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336. maddesine göre «şirket yönetiminde sorumlulukları» tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin «yanıltıcı beyanda» bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir.
Şirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile «derdest» dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · husumet yokluğu · usulden reddi · husumet
Benzer bu karardaŞirketi aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı Ali Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği görüldüğü, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş.'nin o davadaki Oyakbank A.Ş. olduğu, bu nedenle, İNG Bank-Oyakbank yönünden dava «derdest» olduğu, dava şartının bulunmadığı, gerekçesi ile derdestlik nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava «şartı noksanlığının giderilmesi» için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17396 E. 2013/5303 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaZira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu kararda… kararın ........2003 tarihinde aşamalardan geçerek kesinleştiği, her iki davada aynı hukuki nedenlerin ileri sürüldüğü bu nedenle bu davada yukarıda anılan kararın «kesin» hüküm teşkil edeceği gerekçesiyle, HMK 114/I-i maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bank'a gönderilmesi için kendisinden talimat alındığından bahisle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin «kesin» hüküm oluşturduğunu kabul ettiği kararda ise davacı yatırılan paranın tahsilini istemiştir.
Kesin hükümden söz edilebilmesi için, tarafların ve «müddeabihin» aynı olmasının yanı sıra dava sebeplerinin de aynı olması gerekir, dava sebebinden maksadın ise hukuki sebepler değil, bilakis davanın dayanağı olan vakıalar olduğu yerleşmiş yargı kararları ve ağırlıklı doktrin görüşleriyle ortaya konulmuştur.
Bu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15012 E. 2014/16279 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaZira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki «sebebinin» aynı olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, «kesin» hüküm bakımından davanın gerçek «sebebi» vakıalardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:virman · müddeabih · eş rızası · garantörlük · taahhütname · ibraz · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaDava, davacının «rızası» hilafına vadeli hesap açmayıp, gönderilen paranın davalı banka «görevlilerince» off-shore hesaba «virman» edilmesi ve sonrasında banka görevlilerince yapılan yönlendirme ve telkinlerle davacının yapılan işleme karşı koymasının geciktirildiği ve bu suretle doğan davacı alacağının davalının verdiği «garantiler» ve «taahhütler» sonucu oluştuğu iddiasına dayalı olarak açılmıştır.Mahkemece, «kesin» hüküm oluşturduğu kabul edilen İstanbul 7.
Bank aleyhine dava açıldığını yada paranın tahsili için başvurulduğuna dair herhangi bir belge «ibraz» edilmediği gibi açılan her iki davanın da sebep ve konusunun aynı olduğu gerekçesiyle davanın «kesin» hüküm nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre «kesin» hüküm itirazına konu olan dosya ile işbu dosyanın karşılaştırılmasında, taraflarının ve konusunun aynı olduğu ve O.
A.Ş. hakkındaki davanın esastan reddine, davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş ve verilen karar Dairemizce onanmış, davacı tarafından karar düzeltme istemi ise Dairemizce O.S.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12340 E. , 2014/18108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2013 gün ve 2012/230-2013/309 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...Şubesi'ne giderek 22.10.1999 tarihinde hesap açtırmak istediğini söylediğini ancak, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile evrak üzerinde parasını ... Bankası'na gönderdiğini ve bunu bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, bankanın fona devrinden sonra parasını almak için bankaya giden müvekkiline paranın ... Bankası'nda bulunan mevduat gibi işlem gördüğünden çekilemeyeceğinin ve devlet güvencesi altında da bulunmadığının bildirilmesi üzerine müvekkilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/314 Esas Sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ancak, davanın reddedildiğini, müvekkilinin baştan beri parasını ...'da olduğunu düşünerek ve bu inançla yatırdığını, havale ve hesap açma talimatlarının usulüne uygun olmadığını, müvekkilince açılan ilk davanın reddinden sonra....
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 204/102 Esas Sayılı dosyasında görülen ceza yargılamasının bittiğini ve kararın kesinleştiğini ayrıca, ...Bankası'na Kıbrıs'da açılan dava sonucu alınan kararın icraya konulduğunu ve tahsil kabiliyeti olmadığının tutanağa bağlandığını, daha önce açılan davada paranın müvekkilinin gerçekte verdiği havale talimatına aykırı olarak ve bankacılık işlemlerine uygun olmayan biçimde Off Shore Bankası'na gönderilmediğinin ileri sürüldüğü, işbu davada ise bu sebeplerin yanı sıra Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına, Kıbrıs Mahkemeleri ve yetkili organlarınca verilen kararlar ile diğer maddi vakıalara dayanıldığını ileri sürerek, 27.465,00 TL'nin 22.10.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %87 faizi ile, bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. .
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce "davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK'nın 336.
maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK'nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez.
Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re'sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı ... Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi'nde davalar açıldığını, aciz vesikaları alındığını,...... Ağır Ceza Mahkemesi' nin 29.11.2005 tarihli kararı ile "Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık" suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOYYAZISI
Dairemizin onama ilamı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin kabulüne ilişkin kararına katılamıyorum.
21. 11.2014
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356999100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz