Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5378 E. 2020/3387 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapak hesabı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ haksız fiil↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından yerel mahkeme kararının onanması üzerine, karar düzeltme sonucu beklenmeksizin, davalı ...Ş. aleyhine İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün 2015/4895 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ING Bank A.Ş. tarafından kapak hesabı olan 494.113,12 TL, 15.01.2016 tarihinde icra dosyasına ödenmek suretiyle davalının davacı tarafa olan borcunu kapattığı gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, haksız fiile dayalı olarak bankaya yatırılan paranın tahsiline ilişkindir. Mahkemenin vermiş olduğu ilk kararın icra takibine konu edilmesinin sonucu olarak, davalı banka taafından icra dosyasına ödeme yapılmış ve mahkemece de bu gerekçe ile davanın konusuz kaldığına karar verilmiştir.
Ancak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Bu durumda, mahkemece, ilamın icraya konulması sonucunda yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4990 E. 2020/2736 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davacının çeklerin tahsili için Trabzon İcra Dairesinin 2014/14214 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü «haciz» yoluyla davalı aleyhine takip yaptığı, davalı borçlunun «imza itirazında» bulunduğu, Trabzon İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/757 Esas sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verildiği, bu kararının işbu dava açılmadan evvel temyiz edildiği, temyiz neticesinde kararın bozulduğu, «bozma sonrası» Trabzon İcra Hukuk Mahkemesince 2016/438 Esas sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kararın bu hali ile bu kez onandığı ve 16/07/2018 tarihinde kesinleştiği, bu halde dava tarihinde henüz iptal kararı kesinleşmemiş olan icra takibi bulunduğu, bu durumda da davacı alacaklının aynı çekler nedeniyle «alacak davası» açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, zira işbu davada verilecek kararın da aynı şekilde takip yapılması gerektiği, yine davacının «kötüniyet tazminatı» ve %10 oranındaki para cezasının ve tüm ferilerinin kaldırılması yönündeki talebinin İİK 40. maddesinin "....Bir ilâm hükmü Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." hükmüne haiz olduğu ve takip borçlusu tarafından açıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaya itiraz · bozma sonrası karar · kötüniyet tazminatı · alacak davası · usulden reddi · hukuki yarar · haciz · çek
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davacının çeklerin tahsili için Trabzon İcra Dairesinin 2014/14214 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü «haciz» yoluyla davalı aleyhine takip yaptığı, davalı borçlunun «imza itirazında» bulunduğu, Trabzon İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/757 Esas sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verildiği, bu kararının işbu dava açılmadan evvel temyiz edildiği, temyiz neticesinde kararın bozulduğu, «bozma sonrası» Trabzon İcra Hukuk Mahkemesince 2016/438 Esas sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kararın bu hali ile bu kez onandığı ve 16/07/2018 tarihinde kesinleştiği, bu halde dava tarihinde henüz iptal kararı kesinleşmemiş olan icra takibi bulunduğu, bu durumda da davacı alacaklının aynı çekler nedeniyle «alacak davası» açmasında «hukuki yararının» bulunmadığı, zira işbu davada verilecek kararın da aynı şekilde takip yapılması gerektiği, yine davacının «kötüniyet tazminatı» ve %10 oranındaki para cezasının ve tüm ferilerinin kaldırılması yönündeki talebinin İİK 40. maddesinin "....Bir ilâm hükmü Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." hükmüne haiz olduğu ve takip borçlusu tarafından açıl …
2- Davacı vekilinin «çek» bedellerinin tahsili ve «kötüniyet tazminatı» istemlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; ilk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile işbu istemler bakımından da «hukuki yarar» yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça yapılan istinaf istemi de aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir.
Aynı şekilde davacı tarafın, davalının takibe «kötüniyetle» itiraz ettiğinden bahisle «kötüniyet tazminatı» istemekte «hukuki yararının» bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek, taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmişti …
… anın eski haline iadesini isteyebileceği, bir başka deyişle tazminata ilişkin talebi iptal ettirebileceği, o halde, davacının bu talep yönünden de bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesi ile davanın HMK 114/1-h maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3118 E. 2012/9678 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Benzer bu kararda… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı kanunun 361. maddesi uyarınca " İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta dava konusu para, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına veya takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı işbu davada «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · muhtıra · infaz · işlemiş faiz · istirdat · hukuki yarar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın eski haline iadesinin icap ettiği, İİK'nın 39. maddesine göre 10 yıllık «zamanaşımı» içinde ödemenin «istirdadının» mümkün olduğu, «vekalet ücreti» «dahil» tüm ödemelerin davanın tarafına yapılacağı, vekilin tahsilattan vekalet ücretini almasının «husumetin» kısmen vekile yöneltilmesini icap ettirmeyeceği, davacı tarafça takip dosyasında 9.721 TL asıl ve 10.279 TL «işlemiş faiz» alacağının istendiği, borcun da davalı tarafından hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında 8.000 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
797) Davalı hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen «hükmün kesinleştiği» tarihe ve hatta kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma «yetkisine» sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüt» gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün b …
1-Dava, ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu ödenen paranın «istirdadı» için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı kanunun 361. maddesi uyarınca " İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta dava konusu para, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına veya takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı işbu davada «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5074 E. 2013/21366 K.
Ortak:kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Benzer bu kararda… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan «muhtıraya» istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · kesinleşen ilam · muhtıra · infaz · işlemiş faiz · yetkisizlik kararı · temerrüt
Benzer bu kararda797) Davalı hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen «hükmün kesinleştiği» tarihe ve hatta kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma «yetkisine» sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüt» gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün b …
İhtilaf, «kesinleşmemiş ilama» ilişkin yapılan tahsilat tarihi ile fazladan tahsil edilen miktarın iadesi tarihine kadar geçen sürede «işlemiş faizin» istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dava, «kesinleşmemiş ilama» dayalı olarak yapılan takip sonucu fazladan ödenen paranın faizinin tahsili istemine ilişkindir.
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan «muhtıraya» istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17082 E. 2014/18522 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Benzer bu kararda… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski hâline iade olunacağı belirtilmiştir.Bu durumda mahkeme kararına dayalı olarak bir parayı tahsil eden kimse, bu konudaki mahkeme kararının bozulması üzerine verilen kararın kesinleştiği tarihe ve hatta icra dairesi tarafından kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar söz konusu parayı elinde tutma «yetkisine» sahip olup, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen parayı iade etmemesi halinde muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüde» düşeceğinden ancak bu tarihten itibaren işleyecek faizle sorumlu olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamlı icra takibi · ilamlı icra · muhtıra · teminat mektubu · komisyon · ıslah · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… n tazmini istemine ilişkindir.Davalı tarafından davacı aleyhine açılan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi sonrasında davalı tarafça yapılan «ilamlı icra takibi» sırasında davacı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «teminat mektubunun» paraya çevrildiği, ancak kararın bozulması sonrasında yapılan yargılamada mahkemece davanın reddine karar verilerek söz konusu kararın kesinleşmesi sonucu yapılan icranın iadesi işlemi sonucu davalının ana parayı iade ettiği anlaşılmış olup davacı işbu davada, paraya çevrilen teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenen faiz ve «komisyon» «masrafı» ile teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren faiz zararının doğduğu iddiasıyla alacak isteminde bulunmuştur.
Buna göre mahkemece, somut olayda davalının icranın iadesi işlemi sırasında çıkartılan «muhtıra» uyarınca kendisinden istenen parayı ödemede açıklanan şekilde bir «temerrüdünün» bulunup bulunmadığının incelenerek, temerrüde düşmüş ise buna ilişkin faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davalının ilama dayalı olarak yaptığı icra takibinin haksız bir takip olarak kabul edilmesi suretiyle davalının sorumlu olmadığı davacının «teminat mektubu» nedeniyle bankaya ödediği faiz ile «komisyon» «masrafı» ve teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren hesaplanan faizden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
… nleştiği, bu sebeple ilama dayalı olarak davacı aleyhinde başlatılan icra takibinin dayanaksız kaldığı, davacının aleyhinde başlatılan haksız icra takibinde dosyaya «ibraz» ettiği «teminat mektubunun» paraya çevrilmesi sonucu bankaya faiz ve «masraf» ödemek zorunda kaldığı ve bu nedenle toplam 22.537,56 TL zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.537,56 TL alacağın (9.000 TL'lik kısmı için dava tarihinden itibaren, 13.537,56 TL'ye ise «ıslah» tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski hâline iade olunacağı belirtilmiştir.Bu durumda mahkeme kararına dayalı olarak bir parayı tahsil eden kimse, bu konudaki mahkeme kararının bozulması üzerine verilen kararın kesinleştiği tarihe ve hatta icra dairesi tarafından kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar söz konusu parayı elinde tutma «yetkisine» sahip olup, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen parayı iade etmemesi halinde muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüde» düşeceğinden ancak bu tarihten itibaren işleyecek faizle sorumlu olur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11084 E. 2016/2610 K.
Ortak:kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un "İcranın İadesi" başlıklı 40/2. maddesi, "bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur" hükmünü içermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · muhtıra · emredici hüküm · infaz · yetki · yasal faiz · kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAçıktır ki, burada, icra müdürüne kanun tarafından verilmiş, özel bir görev ve daha da önemlisi «cebri icra» gücünün kullanılması kapsamındaki bir «yetki» söz konusudur.
Şu hale göre, İİK'nın 40/2. maddesi gereğince paranın icra dosyasına iade edilmesi konusunda icra dairesince gönderilen «muhtıradaki» «son» gün itibariyle paranın iade edilmesi gerektiği, bu tarihten sonra iade edilmesi durumunda, geç kalınan dönem için zararın oluştuğunun kabulü gerekir.
Somut olayda, «muhtıranın» 23.06.2011 tarihinde davalı tarafça tebellüğ edildiği savunulmuş olup, buna da bir itiraz bulunmadığına göre, paranın 25.06.2013 tarihinde ve süresinde iade edildiği açık olup, mahkemece, davalının hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı İİK'nın 40/2. maddesi uyarınca icranın eski hale iade prosedürü içinde süresi içerisinde icra dosyasına yatırdığının kabulü ile dava …
Mahkemece, icra dairesine yatırılan tutarın yatırılan tarihten iade edildiği tarihe kadar «yasal faizinin» istenebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 12.720,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/968 E. 2011/4599 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5378 E. , 2020/3387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince verilen 02/09/2019 tarih ve 2018/291-2019/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ege Bank A.Ş'nin Bakırköy Şubesi'ne 03/12/1999 tarihinde 40.000 Amerikan Doları ve 50.000 Alman Markı yatırdığını, daha sonra Ege Bank yönetimine BDDK tarafından el konduğunu ve ...'ye devredildiğini, müvekkilinin yatırdığı paranın hesabın off-shore olması sebebi ile ödenmediğini ileri sürerek, 40.000 Amerikan Doları ve 50.000 Alman Markı karşılığının yatırıldığı tarihten itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fer’i müdahiller ... ve ... vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından yerel mahkeme kararının onanması üzerine, karar düzeltme sonucu beklenmeksizin, davalı ...Ş. aleyhine İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün 2015/4895 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ING Bank A.Ş. tarafından kapak hesabı olan 494.113,12 TL, 15.01.2016 tarihinde icra dosyasına ödenmek suretiyle davalının davacı tarafa olan borcunu kapattığı gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, haksız fiile dayalı olarak bankaya yatırılan paranın tahsiline ilişkindir. Mahkemenin vermiş olduğu ilk kararın icra takibine konu edilmesinin sonucu olarak, davalı banka taafından icra dosyasına ödeme yapılmış ve mahkemece de bu gerekçe ile davanın konusuz kaldığına karar verilmiştir.
Ancak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Bu durumda, mahkemece, ilamın icraya konulması sonucunda yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinini sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596381400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz