6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5074 E. 2013/21366 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi kesinleşen ilam muhtıra infaz işlemiş faiz kaldırma ve yeniden hüküm iflas yetkisizlik kararı temerrüt kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 40

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki temel çekişmenin ticari iş olduğuna göre, davacı davadaki istemini 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde ifade edilen orana göre talep etme hakkına sahip olduğu, davacının talep edebileceği miktarın 90.697,89 TL bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 87.718,49TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kesinleşmemiş ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu fazladan ödenen paranın faizinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

İİK'nın 40/2. maddesi gereğince "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır."

Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, kesinleşmemiş ilama ilişkin yapılan tahsilat tarihi ile fazladan tahsil edilen miktarın iadesi tarihine kadar geçen sürede işlemiş faizin istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

İcranın iadesi yolu ile alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek meblağ, borçlunun icra dairesine ve icra dairesinin de alacaklıya ödemiş olduğu paradır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstanbul 2004, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 797) Davalı hükmün infazı sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen hükmün kesinleştiği tarihe ve hatta kendisine çıkartılan muhtırada verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma yetkisine sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden, faize hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan bu sebeple mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3118 E. 2012/9678 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11084 E. 2016/2610 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17082 E. 2014/18522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5378 E. 2020/3387 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4890 E. 2021/1135 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/5074 E.  ,  2013/21366 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2012/247-2012/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/175 E. - 1998/8 K. sayılı kararıyla müvekkilinin donatan temsilcisi olduğu M/V Boris Gorbatov Gemisi tarafından yapılan taşımaya ilişkin olarak 89.770,33 USD'nin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, karar henüz kesinleşmeden davalının Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 1998/630 Esas sayılı dosyasıyla alacağın tamamını tahsil edildiğini, kararın temyizi üzerine en son davanın 40.252,43 USD üzerinden kabulüne karar verildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, müvekkilince İİK 40/2. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğü'nden icranın iadesinin istendiğini, davalının icra müdürlüğünce tespit edilen 15.193,74 TL'yi icra dosyasına yatırdığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 87.718,49 TL faiz alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, mahkeme ilamına dayanılarak alacağın tahsil edildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, faiz istenemeyeceğini, faizin sadece iade muhtırasındaki süre geçtikten sonra söz konusu olacağını, müvekkilince derhal ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki temel çekişmenin ticari iş olduğuna göre, davacı davadaki istemini 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde ifade edilen orana göre talep etme hakkına sahip olduğu, davacının talep edebileceği miktarın 90.697,89 TL bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 87.718,49TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kesinleşmemiş ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu fazladan ödenen paranın faizinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

İİK'nın 40/2. maddesi gereğince "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır."

Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, kesinleşmemiş ilama ilişkin yapılan tahsilat tarihi ile fazladan tahsil edilen miktarın iadesi tarihine kadar geçen sürede işlemiş faizin istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

İcranın iadesi yolu ile alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek meblağ, borçlunun icra dairesine ve icra dairesinin de alacaklıya ödemiş olduğu paradır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstanbul 2004, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 797) Davalı hükmün infazı sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen hükmün kesinleştiği tarihe ve hatta kendisine çıkartılan muhtırada verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma yetkisine sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden, faize hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan bu sebeple mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045906400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.