Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5074 E. 2013/21366 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi↗ kesinleşen ilam↗ muhtıra↗ infaz↗ işlemiş faiz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki temel çekişmenin ticari iş olduğuna göre, davacı davadaki istemini 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde ifade edilen orana göre talep etme hakkına sahip olduğu, davacının talep edebileceği miktarın 90.697,89 TL bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 87.718,49TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kesinleşmemiş ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu fazladan ödenen paranın faizinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nın 40/2. maddesi gereğince "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır."
Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, kesinleşmemiş ilama ilişkin yapılan tahsilat tarihi ile fazladan tahsil edilen miktarın iadesi tarihine kadar geçen sürede işlemiş faizin istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
İcranın iadesi yolu ile alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek meblağ, borçlunun icra dairesine ve icra dairesinin de alacaklıya ödemiş olduğu paradır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstanbul 2004, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 797) Davalı hükmün infazı sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen hükmün kesinleştiği tarihe ve hatta kendisine çıkartılan muhtırada verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma yetkisine sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden, faize hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan bu sebeple mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3118 E. 2012/9678 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · muhtıra · infaz · işlemiş faiz · yetkisizlik kararı · temerrüt · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda797) Davalı hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen «hükmün kesinleştiği» tarihe ve hatta kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma «yetkisine» sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüt» gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün b …
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan «muhtıraya» istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaf, «kesinleşmemiş ilama» ilişkin yapılan tahsilat tarihi ile fazladan tahsil edilen miktarın iadesi tarihine kadar geçen sürede «işlemiş faizin» istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda797) Davalı hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen «hükmün kesinleştiği» tarihe ve hatta kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma «yetkisine» sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüt» gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün b …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın eski haline iadesinin icap ettiği, İİK'nın 39. maddesine göre 10 yıllık «zamanaşımı» içinde ödemenin «istirdadının» mümkün olduğu, «vekalet ücreti» «dahil» tüm ödemelerin davanın tarafına yapılacağı, vekilin tahsilattan vekalet ücretini almasının «husumetin» kısmen vekile yöneltilmesini icap ettirmeyeceği, davacı tarafça takip dosyasında 9.721 TL asıl ve 10.279 TL «işlemiş faiz» alacağının istendiği, borcun da davalı tarafından hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında 8.000 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı kanunun 361. maddesi uyarınca " İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta dava konusu para, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına veya takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı işbu davada «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · hukuki yarar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dahili dava · vekalet ücreti · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın eski haline iadesinin icap ettiği, İİK'nın 39. maddesine göre 10 yıllık «zamanaşımı» içinde ödemenin «istirdadının» mümkün olduğu, «vekalet ücreti» «dahil» tüm ödemelerin davanın tarafına yapılacağı, vekilin tahsilattan vekalet ücretini almasının «husumetin» kısmen vekile yöneltilmesini icap ettirmeyeceği, davacı tarafça takip dosyasında 9.721 TL asıl ve 10.279 TL «işlemiş faiz» alacağının istendiği, borcun da davalı tarafından hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında 8.000 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu ödenen paranın «istirdadı» için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı kanunun 361. maddesi uyarınca " İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta dava konusu para, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına veya takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı işbu davada «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11084 E. 2016/2610 K.
Ortak:muhtıra · infaz · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz kararda… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan «muhtıraya» istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
797) Davalı hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen «hükmün kesinleştiği» tarihe ve hatta kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma «yetkisine» sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüt» gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün b …
Benzer bu karardaSomut olayda, «muhtıranın» 23.06.2011 tarihinde davalı tarafça tebellüğ edildiği savunulmuş olup, buna da bir itiraz bulunmadığına göre, paranın 25.06.2013 tarihinde ve süresinde iade edildiği açık olup, mahkemece, davalının hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı İİK'nın 40/2. maddesi uyarınca icranın eski hale iade prosedürü içinde süresi içerisinde icra dosyasına yatırdığının kabulü ile dava …
Aynı Kanun'un "İcranın İadesi" başlıklı 40/2. maddesi, "bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur" hükmünü içermektedir.
Şu hale göre, İİK'nın 40/2. maddesi gereğince paranın icra dosyasına iade edilmesi konusunda icra dairesince gönderilen «muhtıradaki» «son» gün itibariyle paranın iade edilmesi gerektiği, bu tarihten sonra iade edilmesi durumunda, geç kalınan dönem için zararın oluştuğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · emredici hüküm · yetki · yasal faiz · kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAçıktır ki, burada, icra müdürüne kanun tarafından verilmiş, özel bir görev ve daha da önemlisi «cebri icra» gücünün kullanılması kapsamındaki bir «yetki» söz konusudur.
Mahkemece, icra dairesine yatırılan tutarın yatırılan tarihten iade edildiği tarihe kadar «yasal faizinin» istenebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 12.720,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Fazla Verilen Paranın Geri Alınması” başlıklı 361. maddesi, “İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır” şeklinde «emredici» bir düzenlemeyi içermektedir.
İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, tahsili gerekenden daha fazla olduğunu hesap sonucunda belirlediği durumlarda, «cebri icra» gücünü kullanarak, fazla tahsilatı borçluya geri verecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17082 E. 2014/18522 K.
Ortak:muhtıra · yetkisizlik kararı · temerrüt · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda797) Davalı hükmün «infazı» sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen «hükmün kesinleştiği» tarihe ve hatta kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma «yetkisine» sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüt» gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün b …
… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan «muhtıraya» istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski hâline iade olunacağı belirtilmiştir.Bu durumda mahkeme kararına dayalı olarak bir parayı tahsil eden kimse, bu konudaki mahkeme kararının bozulması üzerine verilen kararın kesinleştiği tarihe ve hatta icra dairesi tarafından kendisine çıkartılan «muhtırada» verilen sürenin sonuna kadar söz konusu parayı elinde tutma «yetkisine» sahip olup, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen parayı iade etmemesi halinde muhtırada verilen sürenin sonunda «temerrüde» düşeceğinden ancak bu tarihten itibaren işleyecek faizle sorumlu olur.
Buna göre mahkemece, somut olayda davalının icranın iadesi işlemi sırasında çıkartılan «muhtıra» uyarınca kendisinden istenen parayı ödemede açıklanan şekilde bir «temerrüdünün» bulunup bulunmadığının incelenerek, temerrüde düşmüş ise buna ilişkin faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davalının ilama dayalı olarak yaptığı icra takibinin haksız bir takip olarak kabul edilmesi suretiyle davalının sorumlu olmadığı davacının «teminat mektubu» nedeniyle bankaya ödediği faiz ile «komisyon» «masrafı» ve teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren hesaplanan faizden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamlı icra takibi · ilamlı icra · teminat mektubu · komisyon · ıslah · dosya masrafı · ibraz · teminat
Benzer bu kararda… n tazmini istemine ilişkindir.Davalı tarafından davacı aleyhine açılan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi sonrasında davalı tarafça yapılan «ilamlı icra takibi» sırasında davacı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «teminat mektubunun» paraya çevrildiği, ancak kararın bozulması sonrasında yapılan yargılamada mahkemece davanın reddine karar verilerek söz konusu kararın kesinleşmesi sonucu yapılan icranın iadesi işlemi sonucu davalının ana parayı iade ettiği anlaşılmış olup davacı işbu davada, paraya çevrilen teminat mektubu nedeniyle bankaya ödenen faiz ve «komisyon» «masrafı» ile teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren faiz zararının doğduğu iddiasıyla alacak isteminde bulunmuştur.
… nleştiği, bu sebeple ilama dayalı olarak davacı aleyhinde başlatılan icra takibinin dayanaksız kaldığı, davacının aleyhinde başlatılan haksız icra takibinde dosyaya «ibraz» ettiği «teminat mektubunun» paraya çevrilmesi sonucu bankaya faiz ve «masraf» ödemek zorunda kaldığı ve bu nedenle toplam 22.537,56 TL zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.537,56 TL alacağın (9.000 TL'lik kısmı için dava tarihinden itibaren, 13.537,56 TL'ye ise «ıslah» tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece, somut olayda davalının icranın iadesi işlemi sırasında çıkartılan «muhtıra» uyarınca kendisinden istenen parayı ödemede açıklanan şekilde bir «temerrüdünün» bulunup bulunmadığının incelenerek, temerrüde düşmüş ise buna ilişkin faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davalının ilama dayalı olarak yaptığı icra takibinin haksız bir takip olarak kabul edilmesi suretiyle davalının sorumlu olmadığı davacının «teminat mektubu» nedeniyle bankaya ödediği faiz ile «komisyon» «masrafı» ve teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren hesaplanan faizden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5378 E. 2020/3387 K.
Ortak:kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz kararda… emesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan «muhtıraya» istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaAncak, İİK 40.maddesine göre; bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı «kesin» bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kapak hesabı · haksız fiil · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… zeltme sonucu beklenmeksizin, davalı ...Ş. aleyhine İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün 2015/4895 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ING Bank A.Ş. tarafından «kapak hesabı» olan 494.113,12 TL, 15.01.2016 tarihinde icra dosyasına ödenmek suretiyle davalının davacı tarafa olan borcunu kapattığı gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, «haksız fiile» dayalı olarak bankaya yatırılan paranın tahsiline ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4890 E. 2021/1135 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıra cetveli · istirdat davası · istirdat · usulden reddi · hukuki yarar
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2009/9897 E. sayılı dosya alacaklısı dava dışı ...'a ödenmesi gerektiğinden bu yönüyle de davacının «istirdat davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… ın o kimseden geri alınır" düzenlemesi gereğince borçlunun müracaatı halinde fazla tediye edilen para icra müdürlüğünce alacaklıdan geri alınacağından, borçlu yanın «istirdat davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, Bakırköy 3.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/18814 esas sayılı dosyasından alacaklıya fazla tediye edildiği tespit edilen 1.188.647,36 TL'nin geri alınması halinde bakiye meblağın «sıra cetvelinde» 2. sıraya alınan Bakırköy 6.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5074 E. , 2013/21366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2012/247-2012/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/175 E. - 1998/8 K. sayılı kararıyla müvekkilinin donatan temsilcisi olduğu M/V Boris Gorbatov Gemisi tarafından yapılan taşımaya ilişkin olarak 89.770,33 USD'nin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, karar henüz kesinleşmeden davalının Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 1998/630 Esas sayılı dosyasıyla alacağın tamamını tahsil edildiğini, kararın temyizi üzerine en son davanın 40.252,43 USD üzerinden kabulüne karar verildiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, müvekkilince İİK 40/2. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğü'nden icranın iadesinin istendiğini, davalının icra müdürlüğünce tespit edilen 15.193,74 TL'yi icra dosyasına yatırdığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 87.718,49 TL faiz alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkeme ilamına dayanılarak alacağın tahsil edildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, faiz istenemeyeceğini, faizin sadece iade muhtırasındaki süre geçtikten sonra söz konusu olacağını, müvekkilince derhal ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki temel çekişmenin ticari iş olduğuna göre, davacı davadaki istemini 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde ifade edilen orana göre talep etme hakkına sahip olduğu, davacının talep edebileceği miktarın 90.697,89 TL bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 87.718,49TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kesinleşmemiş ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu fazladan ödenen paranın faizinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nın 40/2. maddesi gereğince "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı Kanun'un 361. maddesi uyarınca "İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır."
Somut uyuşmazlıkta, davalının, icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya istinaden süresinde geri ödemede bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, kesinleşmemiş ilama ilişkin yapılan tahsilat tarihi ile fazladan tahsil edilen miktarın iadesi tarihine kadar geçen sürede işlemiş faizin istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
İcranın iadesi yolu ile alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek meblağ, borçlunun icra dairesine ve icra dairesinin de alacaklıya ödemiş olduğu paradır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstanbul 2004, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 797) Davalı hükmün infazı sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen hükmün kesinleştiği tarihe ve hatta kendisine çıkartılan muhtırada verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma yetkisine sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden, faize hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan bu sebeple mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045906400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz