6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3118 E. 2012/9678 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
10 yıllık
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi muhtıra infaz işlemiş faiz uyuşmazlık konusu kaldırma ve yeniden hüküm istirdat hukuki yarar iflas icra inkar tazminatı inkar tazminatı yetkisizlik kararı dahili dava vekalet ücreti temerrüt zamanaşımı kesin hüküm husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 39İİK 40

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın eski haline iadesinin icap ettiği, İİK'nın 39. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı içinde ödemenin istirdadının mümkün olduğu, vekalet ücreti dahil tüm ödemelerin davanın tarafına yapılacağı, vekilin tahsilattan vekalet ücretini almasının husumetin kısmen vekile yöneltilmesini icap ettirmeyeceği, davacı tarafça takip dosyasında 9.721 TL asıl ve 10.279 TL işlemiş faiz alacağının istendiği, borcun da davalı tarafından hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında 8.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu ödenen paranın istirdadı için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

İİK'nın 40/2. maddesi gereğince "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı kanunun 361. maddesi uyarınca " İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta dava konusu para, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına veya takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı işbu davada hukuki yararı bulunmamaktadır.

2-Ayrıca, davacının icra müdürlüğüne ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talebi de bulunmaktadır.

İcranın iadesi yolu ile alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek meblağ, borçlunun icra dairesine ve icra dairesinin de alacaklıya ödemiş olduğu paradır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstanbul 2004, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 797) Davalı hükmün infazı sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen hükmün kesinleştiği tarihe ve hatta kendisine çıkartılan muhtırada verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma yetkisine sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden mahkemece faize hükmedilmesi de doğru olmamış, açıklanan bu sebeple mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5074 E. 2013/21366 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11084 E. 2016/2610 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17082 E. 2014/18522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5378 E. 2020/3387 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4890 E. 2021/1135 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdadı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4990 E. 2020/2736 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3118 E.  ,  2012/9678 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2009/205-2010/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerine dayanak yapılan kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.05.2005 tarih, 2004/9386 esas ve 2005/6281 karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, müvekkilinin icra dosyalarına 9.721 TL ödemiş olduğunu, haksız yere ödenen bu meblağın davalıdan tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, davalı şirketin takibe yaptığı itirazın iptali ile takip tutarının reeskont faiziyle birlikte tahsilini ve davalı aleyhine % 40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, vekalet ücretine ilişkin başlatılan takip yönünden husumet itirazında bulunmuş, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın 30.06.2006 tarihinde kesinleştiğini, bu tarihten itibaren 1 yıllık dava açma süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın eski haline iadesinin icap ettiği, İİK'nın 39. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı içinde ödemenin istirdadının mümkün olduğu, vekalet ücreti dahil tüm ödemelerin davanın tarafına yapılacağı, vekilin tahsilattan vekalet ücretini almasının husumetin kısmen vekile yöneltilmesini icap ettirmeyeceği, davacı tarafça takip dosyasında 9.721 TL asıl ve 10.279 TL işlemiş faiz alacağının istendiği, borcun da davalı tarafından hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında 8.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu ödenen paranın istirdadı için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

İİK'nın 40/2. maddesi gereğince "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." Ayrıca aynı kanunun 361. maddesi uyarınca " İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır." Somut uyuşmazlıkta dava konusu para, davacıdan ilama dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edildiğine göre bu durumda davacının dava açmasına veya takip yapmasına gerek olmaksızın ilgili icra müdürlüğüne müracaatla icranın eski haline getirilmesini talep etmesi yeterli ve gerekli olup, bu nedenle açtığı işbu davada hukuki yararı bulunmamaktadır.

2-Ayrıca, davacının icra müdürlüğüne ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talebi de bulunmaktadır.

İcranın iadesi yolu ile alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek meblağ, borçlunun icra dairesine ve icra dairesinin de alacaklıya ödemiş olduğu paradır. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstanbul 2004, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 797) Davalı hükmün infazı sırasında tahsil ettiği parayı bozmaya uyularak verilen hükmün kesinleştiği tarihe ve hatta kendisine çıkartılan muhtırada verilen sürenin sonuna kadar elinde tutma yetkisine sahip olup, Yargıtay'ın yerleşmiş kararları uyarınca ancak icra müdürlüğünce çıkartılan muhtıraya rağmen paranın iade edilmemesi halinde, muhtırada verilen sürenin sonunda temerrüt gerçekleşeceğinden, ayrıca davacının icra müdürlüğüne ödemiş olduğu parayı kullanamamasından dolayı zararı varsa ayrı bir dava ile bu zararını istemesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden mahkemece faize hükmedilmesi de doğru olmamış, açıklanan bu sebeple mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060584800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.