Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15022 E. 2013/20656 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz sigortası↗ deniz ticareti↗ hizmet sözleşmesi↗ iş mahkemesi görev alanı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin görev alanının da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4. Kitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın dayanağı hizmet sözleşmesinde davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir. Kaptanın hizmet sözleşmesi dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda 1005-1015 maddelerinde düzenlenmiş olup, yeni Ticaret Kanunu’nda ise bu düzenlemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Somut dava bakımından özel kanun niteliğinde olan 6762 sayılı Kanun hükümleri yerine genel nitelikteki kanun olan BK'nın hükümlerinin uygulanması düşünülemez.
Bu durumda 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7831 E. 2014/12458 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «davanın konusu» hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup «temel ilişki» «hizmet sözleşmesi» olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin «görevli» olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer «gemi adamlarına» göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, ş …
Hukuk Dairesi'nin mahkemenin «görevli» olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından «merci tayini» değil «görevsizlik» hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:merci tayini · gemi adamı · temel ilişki · davanın konusu · kanun yolu · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «davanın konusu» hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup «temel ilişki» «hizmet sözleşmesi» olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin «görevli» olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer «gemi adamlarına» göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, ş …
Hukuk Dairesi'nin mahkemenin «görevli» olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından «merci tayini» değil «görevsizlik» hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu karar, HUMK’nın 25/«son» maddesi gereğince «görevli» mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 23/II. maddesinde de, “Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile «kanun yolu» incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü yer almaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17600 E. 2013/23122 K.
Ortak:deniz sigortası · deniz ticareti · hizmet sözleşmesi · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; mahkemenin görevinin dava tarihine göre mülga 6762 sayılı TTK'nın 4/«son» maddesi uyarınca 4. kitapta yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmakla sınırlı olduğu, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklandığı, uygulanacak hükümlerin Borçlar Kanunu'nun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, mahkemenin «görev alanını» belirleyen TTK'nın deniz hukukuna ilişkin 816. ila 1263. maddelerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, «kanuni rehin hakkı» alacaktan bağımsız olarak yargı ve icra yoluyla ileri sürülemeyeceğine göre ve fer'i nitelikte olduğuna göre mahkemenin görevini tayin etmeyeceği, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkeme «görevli» olmadığına göre fer'i nitelikteki kanuni rehin hakkı tanınması talebini de asıl alacağın var olup olmadığını tartışacak ve tespit edecek olan mahkemenin hükme bağlayacağı gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar v …
… ca kurulmuş Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görmekte olduğu davaların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevli» kılınacak asliye ticaret mahkemelerine devredileceği düzenlenmiş, bu itibarla 13.07.2012 tarih 451 karar numaralı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Ka …
Asliye Ticaret Mahkemeleri «görevlendirilmiştir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · temel ilişki · rehin hakkı · donatan · rehin · zayi · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; mahkemenin görevinin dava tarihine göre mülga 6762 sayılı TTK'nın 4/«son» maddesi uyarınca 4. kitapta yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmakla sınırlı olduğu, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklandığı, uygulanacak hükümlerin Borçlar Kanunu'nun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, mahkemenin «görev alanını» belirleyen TTK'nın deniz hukukuna ilişkin 816. ila 1263. maddelerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, «kanuni rehin hakkı» alacaktan bağımsız olarak yargı ve icra yoluyla ileri sürülemeyeceğine göre ve fer'i nitelikte olduğuna göre mahkemenin görevini tayin etmeyeceği, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkeme «görevli» olmadığına göre fer'i nitelikteki kanuni rehin hakkı tanınması talebini de asıl alacağın var olup olmadığını tartışacak ve tespit edecek olan mahkemenin hükme bağlayacağı gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar v …
Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalıştığını iddia eden davacının ücret alacağının tahsili ve «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1005. maddesinde aksi kararlaştırılmış olsa bile «donatan» tarafından kaptana her zaman yol verilebileceği, kaptanın tazminat haklarının mahfuz olduğu belirtilmiş; aynı kanunun 1015 maddesinde ise gemi «zayi» olsa bile kaptanın, deniz raporunu tesbit ettirmeye ve icabettiği müddetçe donatanın menfaatlerini korumaya mecbur olduğu, kaptanın bu müddete ait ücret ve geçim «masraflarından» başka 1007. madde gereğince parasız götürülmesini ve bunun tutarı olan tazminatı istiyebileceği düzenlenmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup taraflar ileri sürmese de mahkemece re'sen nazara alınır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13472 E. 2013/18074 K.
Ortak:deniz sigortası · deniz ticareti · hizmet sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK'nın 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, davanın görev nedeniyle reddine, dosyanın «görevli» asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık konusunun «gemi adamının» davalı işverenden tahakkuk eden işçi alacaklarının tahsili davası olduğu, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313. maddesi ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağının açık olduğu, mahkemenin görevinin dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 4.
Davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı ve aynı zamanda «ihtiyati tedbir» ve seferden men talebi bulunduğuna ve tüm bu hususlarla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 4. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğuna göre davanın esasına girilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · gemi adamı · ihtiyati tedbir
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 1235/3. maddesi uyarınca «gemi adamlarının» hizmet ve iş mukavelerinden doğan alacakları «gemi alacaklısı hakkı» verir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık konusunun «gemi adamının» davalı işverenden tahakkuk eden işçi alacaklarının tahsili davası olduğu, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313. maddesi ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağının açık olduğu, mahkemenin görevinin dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 4.
Davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı ve aynı zamanda «ihtiyati tedbir» ve seferden men talebi bulunduğuna ve tüm bu hususlarla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 4. kitabında düzenlenen «deniz ticaretine» ilişkin hükümler arasında bulunduğuna göre davanın esasına girilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kara …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1235 E. 2016/2264 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin «görevli» olduğu, dava ve karşı dava açısından dava şartı noksanlığı gerekçesiyle, davanın usulden redddine karar verilmiştir.
Ticaret Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda, asıl davada yabancı bayraklı gemide çalışan davacı, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı olarak istemde bulunmuş, yine karşı dava da aynı hükümlere dayalı olarak açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · kanuni rehin hakkı · temel ilişki · rehin hakkı · donatan · rehin · acentelik · ifa
Benzer bu karardaAsıl dava, kaptanın gemi «donatanı» ve «acentesine» karşı açtığı, «maddi-manevi tazminat» ve ücret alacağının tahsili ile gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkin, karşı dava ise kaptanın görevinin ifası sırasındaki «kusuru» nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Bu durumda, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklanıp, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan da doğmadığı, davacı iş akdine dayalı olarak ücret alacağı ile maddi ve manevi tazminat isteminin yanı sıra «kanuni rehin hakkı» tanınması isteminde bulunmuş ise de kanuni rehin hakkının, asıl alacağa bağlı fer'i nitelikte bir hak olduğu nazara alındığında görev hususunun asıl alacağa göre b …
Hizmetin «ifa» edildiği geminin, Türk bayraklı olmayıp yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık, Türk bayraklı gemilerde bir «hizmet akdi» ile yapılan çalışmaları düzenleyen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında kalmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9280 E. 2016/7471 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaDava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı alacağının tahsili istemiyle başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yeraldığı gerekçesiyle Deniz İhtisas Mahkemelerinin «görevli» olduğuna karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklanıp, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan da doğmadığı ve davacının alacaklarının BK hükümlerine göre tespiti gerektiği gözönüne alındığında davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… rak çalışan davacının alacak talebinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yer aldığı, işbu davaya bakmakla «deniz ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle HMK 114/2 ve 115/c maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine», talep halinde dava dosyasının Deniz İhtisas davalarına bakan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz ihtisas mahkemesi · hizmet akdi · temel ilişki · ihtisas mahkemesi · icra takibine itiraz · ifa · usulden reddi
Benzer bu kararda… rak çalışan davacının alacak talebinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yer aldığı, işbu davaya bakmakla «deniz ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle HMK 114/2 ve 115/c maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine», talep halinde dava dosyasının Deniz İhtisas davalarına bakan ...
Ancak; hizmetin «ifa» edildiği geminin, Türk bayraklı olmayıp yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık, Türk bayraklı gemilerde bir «hizmet akdi» ile yapılan çalışmaları düzenleyen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında kalmaktadır.
Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı alacağının tahsili istemiyle başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yeraldığı gerekçesiyle Deniz İhtisas Mahkemelerinin «görevli» olduğuna karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklanıp, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan da doğmadığı ve davacının alacaklarının BK hükümlerine göre tespiti gerektiği gözönüne alındığında davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3046 E. 2017/5177 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Kitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… n olarak çalışan davacıların alacaklarının tahsili istemine ilişkin olduğu davacı ...'ün ... isimli gemide, ... ile seferlere katıldığı, taraflar arasında ayrı ayrı «hizmet sözleşmelerinin» bulunduğu, asıl davada davacı ...'ün hesaplanan ödenmeyen işçialacağının net 18.200,00 USD, birleşen davada ise davacı ...'in ise salih alacağının 2.200,00 USD old …
1- Dava, gemi kaptanı ve kaptan yardımcısının «hizmet sözleşmesine» istinaden ödenmeyen işçi alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalılar tarafından işletildiği ileri sürülen yabancı bayraklı gemide çalışan davacılar, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı olarak istemde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · temel ilişki · ifa · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaHizmetin «ifa» edildiği geminin, Türk bayraklı olmayıp yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık, Türk bayraklı gemilerde bir «hizmet akdi» ile yapılan çalışmaları düzenleyen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında kalmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasındaki «temel ilişki» hizmet akdinden kaynaklanan işçi alacağının istemine ilişkin olup, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin TBK hükümleri olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan da doğmadığı, görev hususunun buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
… örev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek, mahkemece davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15022 E. , 2013/20656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2012 tarih ve 2012/206-2012/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan 16.07.2011 tarihli iş sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davalı şirketin işleteni bulunduğu M/V EXETER isimli ticari gemide kaptan olarak işe başladığını, bu kapsamda 16.07.2011 - 07.12.2011 tarihleri arasında adı geçen ticari gemide kaptan pozisyonunun yanı sıra, telsiz zabitliği görevini de ifa ettiğini, müvekkilinin aylık ücretlerinin Ekim 2011 dönemine kadar aylık 7.000 USD olarak düzenli olarak ödendiğini, ancak daha sonraki dönemlere ilişkin ödeme yapılmadığını, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, takibe konu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin görev alanının da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4. Kitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın dayanağı hizmet sözleşmesinde davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir. Kaptanın hizmet sözleşmesi dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda 1005-1015 maddelerinde düzenlenmiş olup, yeni Ticaret Kanunu’nda ise bu düzenlemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Somut dava bakımından özel kanun niteliğinde olan 6762 sayılı Kanun hükümleri yerine genel nitelikteki kanun olan BK'nın hükümlerinin uygulanması düşünülemez.
Bu durumda 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573509800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz