Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7831 E. 2014/12458 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
merci tayini↗ gemi adamı↗ temel ilişki↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ davanın konusu↗ ticari dava niteliği↗ kanun yolu↗ hizmet sözleşmesi↗ görevsizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın konusu hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup temel ilişki hizmet sözleşmesi olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin görevli olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer gemi adamlarına göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, şu haliyle eldeki dosya Borçlar Kanunu hükümlerine dayalı hizmet akdine ilişkin uyuşmazlık içerdiğinden, ticari bir iş niteliği bulunmadığından davanın genel mahkemenin görev alanında bulunduğu, her ne kadar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin mahkemenin görevli olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından merci tayini değil görevsizlik hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın dayanağı hizmet sözleşmesinde davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir. Kaptanın hizmet sözleşmesi dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda 1005-1015 maddelerinde düzenlenmiş olup, yeni Ticaret Kanunu’nda ise bu düzenlemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Somut dava bakımından özel kanun niteliğinde olan 6762 sayılı Kanun hükümleri yerine genel nitelikteki kanun olan BK'nun hükümlerinin uygulanması düşünülemez.
Bu durumda 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi doğru değildir.
Öte yandan, görevli mahkeme, dosya içerisinde bulunan Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 22.04.2013 gün ve 2013/8009 Esas, 2013/8479 Karar sayılı kararı ile İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak saptanmıştır. Bu karar, HUMK’nın 25/son maddesi gereğince görevli mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 23/II. maddesinde de, “Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nce belirlendiğine göre, mahkemece açıklanan nedenlerle de, davaya bakılması gerekirken dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15022 E. 2013/20656 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «davanın konusu» hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup «temel ilişki» «hizmet sözleşmesi» olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin «görevli» olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer «gemi adamlarına» göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, ş …
Hukuk Dairesi'nin mahkemenin «görevli» olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından «merci tayini» değil «görevsizlik» hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz sigortası · deniz ticareti · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaKitabı ve 6102 sayılı TTK 5/2 fıkrası gereğince Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla sınırlı bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanmasının mahkemenin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığa bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı bayraklı gemilerde 818 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanamayacağı, Borçlar Kanunu 313 ve devamındaki «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümlerin uygulanacağı, mahkemenin «görev alanının» da dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 4.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17600 E. 2013/23122 K.
Ortak:temel ilişki · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «davanın konusu» hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup «temel ilişki» «hizmet sözleşmesi» olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin «görevli» olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer «gemi adamlarına» göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, ş …
Hukuk Dairesi'nin mahkemenin «görevli» olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından «merci tayini» değil «görevsizlik» hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu karar, HUMK’nın 25/«son» maddesi gereğince «görevli» mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; mahkemenin görevinin dava tarihine göre mülga 6762 sayılı TTK'nın 4/«son» maddesi uyarınca 4. kitapta yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmakla sınırlı olduğu, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklandığı, uygulanacak hükümlerin Borçlar Kanunu'nun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, mahkemenin «görev alanını» belirleyen TTK'nın deniz hukukuna ilişkin 816. ila 1263. maddelerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, «kanuni rehin hakkı» alacaktan bağımsız olarak yargı ve icra yoluyla ileri sürülemeyeceğine göre ve fer'i nitelikte olduğuna göre mahkemenin görevini tayin etmeyeceği, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkeme «görevli» olmadığına göre fer'i nitelikteki kanuni rehin hakkı tanınması talebini de asıl alacağın var olup olmadığını tartışacak ve tespit edecek olan mahkemenin hükme bağlayacağı gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar v …
Bu durum karşısında mahkemenin «görevli» olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… ca kurulmuş Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görmekte olduğu davaların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevli» kılınacak asliye ticaret mahkemelerine devredileceği düzenlenmiş, bu itibarla 13.07.2012 tarih 451 karar numaralı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz sigortası · deniz ticareti · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · rehin · zayi · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; mahkemenin görevinin dava tarihine göre mülga 6762 sayılı TTK'nın 4/«son» maddesi uyarınca 4. kitapta yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmakla sınırlı olduğu, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklandığı, uygulanacak hükümlerin Borçlar Kanunu'nun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, mahkemenin «görev alanını» belirleyen TTK'nın deniz hukukuna ilişkin 816. ila 1263. maddelerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, «kanuni rehin hakkı» alacaktan bağımsız olarak yargı ve icra yoluyla ileri sürülemeyeceğine göre ve fer'i nitelikte olduğuna göre mahkemenin görevini tayin etmeyeceği, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkeme «görevli» olmadığına göre fer'i nitelikteki kanuni rehin hakkı tanınması talebini de asıl alacağın var olup olmadığını tartışacak ve tespit edecek olan mahkemenin hükme bağlayacağı gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar v …
Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalıştığını iddia eden davacının ücret alacağının tahsili ve «kanuni rehin hakkı» tesisi istemine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1005. maddesinde aksi kararlaştırılmış olsa bile «donatan» tarafından kaptana her zaman yol verilebileceği, kaptanın tazminat haklarının mahfuz olduğu belirtilmiş; aynı kanunun 1015 maddesinde ise gemi «zayi» olsa bile kaptanın, deniz raporunu tesbit ettirmeye ve icabettiği müddetçe donatanın menfaatlerini korumaya mecbur olduğu, kaptanın bu müddete ait ücret ve geçim «masraflarından» başka 1007. madde gereğince parasız götürülmesini ve bunun tutarı olan tazminatı istiyebileceği düzenlenmiştir.
… ca kurulmuş Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görmekte olduğu davaların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevli» kılınacak asliye ticaret mahkemelerine devredileceği düzenlenmiş, bu itibarla 13.07.2012 tarih 451 karar numaralı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9280 E. 2016/7471 K.
Ortak:temel ilişki · ihtisas mahkemesi · hizmet sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «davanın konusu» hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup «temel ilişki» «hizmet sözleşmesi» olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin «görevli» olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer «gemi adamlarına» göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, ş …
Hukuk Dairesi'nin mahkemenin «görevli» olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından «merci tayini» değil «görevsizlik» hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davanın dayanağı «hizmet sözleşmesinde» davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, taraflar arasındaki «temel ilişkinin» hizmet akdinden kaynaklanıp, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin hükümler olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan da doğmadığı ve davacının alacaklarının BK hükümlerine göre tespiti gerektiği gözönüne alındığında davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… rak çalışan davacının alacak talebinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yer aldığı, işbu davaya bakmakla «deniz ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle HMK 114/2 ve 115/c maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine», talep halinde dava dosyasının Deniz İhtisas davalarına bakan ...
Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı alacağının tahsili istemiyle başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yeraldığı gerekçesiyle Deniz İhtisas Mahkemelerinin «görevli» olduğuna karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz ihtisas mahkemesi · hizmet akdi · icra takibine itiraz · ifa · usulden reddi
Benzer bu kararda… rak çalışan davacının alacak talebinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yer aldığı, işbu davaya bakmakla «deniz ihtisas» mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle HMK 114/2 ve 115/c maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine», talep halinde dava dosyasının Deniz İhtisas davalarına bakan ...
Ancak; hizmetin «ifa» edildiği geminin, Türk bayraklı olmayıp yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık, Türk bayraklı gemilerde bir «hizmet akdi» ile yapılan çalışmaları düzenleyen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında kalmaktadır.
Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı alacağının tahsili istemiyle başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece kaptanla ilgili düzenlemelerin TTK'nun 4. kitabında yeraldığı gerekçesiyle Deniz İhtisas Mahkemelerinin «görevli» olduğuna karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7831 E. , 2014/12458 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/01/2014
NUMARASI 2013/315-2014/7
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/01/2014 tarih ve 2013/315-2014/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait yatta kaptan olarak işe başladığını, mazeretsiz 3 gün işe gelinmediği sebebiyle ihtarname keşide edilerek hizmet akdinin tek taraflı sona erdirildiğini ileri sürerek, ihbar, kıdem, fazla mesai ve ücret alacaklarından şimdilik toplam 5.000 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haklı sebeple işten çıkarıldığını, davacının bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın konusu hizmet akdinden kaynaklanan alacak olup temel ilişki hizmet sözleşmesi olduğuna göre çözümünün Borçlar Kanunu 313 ve devamı maddeleri uyarınca gerçekleştirilmek zorunda olduğu, uyuşmazlığa TTK'nın 4. kitabından hiçbir hüküm uygulanamayacağına göre mahkemenin görevli olmadığının açık olduğu, kaptanın diğer gemi adamlarına göre farklı statüde olduğu, Deniz İş Kanunu bu dosyada uygulanamayacağından davacının kaptan olması sebebiyle lehine olan yasanın tespitine de gerek bulunmadığı, şu haliyle eldeki dosya Borçlar Kanunu hükümlerine dayalı hizmet akdine ilişkin uyuşmazlık içerdiğinden, ticari bir iş niteliği bulunmadığından davanın genel mahkemenin görev alanında bulunduğu, her ne kadar Yargıtay 22.
Hukuk Dairesi'nin mahkemenin görevli olduğuna dair 22/04/2013 tarihli düzeltilerek onama hükmü mevcut ise de o kararda "somut olayda dava deniz taşımasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan" denildiği halde, eldeki dosya deniz taşımasından değil hizmet akdinden kaynaklı olmakla ve teknik olarak görev tespiti içermemekle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde sakınca bulunmadığı ve daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nce değerlendirme bulunmadığından merci tayini değil görevsizlik hükmü kurulduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın dayanağı hizmet sözleşmesinde davacının pozisyonu kaptan olarak belirtilmiştir. Kaptanın hizmet sözleşmesi dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda 1005-1015 maddelerinde düzenlenmiş olup, yeni Ticaret Kanunu’nda ise bu düzenlemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Somut dava bakımından özel kanun niteliğinde olan 6762 sayılı Kanun hükümleri yerine genel nitelikteki kanun olan BK'nun hükümlerinin uygulanması düşünülemez.
Bu durumda 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca davaya bakılması gerekirken, yazılı şekilde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi doğru değildir.
Öte yandan, görevli mahkeme, dosya içerisinde bulunan Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 22.04.2013 gün ve 2013/8009 Esas, 2013/8479 Karar sayılı kararı ile İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak saptanmıştır. Bu karar, HUMK’nın 25/son maddesi gereğince görevli mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 23/II. maddesinde de, “Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nce belirlendiğine göre, mahkemece açıklanan nedenlerle de, davaya bakılması gerekirken dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101942900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz