Müracaat hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8062 E. 2013/22413 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat hakkı↗ meşru hamil↗ temel ilişki↗ kıymetli evrak↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ alacak davası↗ temlik↗ çek↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki temel ilişkinin incelenmesi gerektiği, davacı çeki temlik/ciro yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak sebebinin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, keşidecisi davalı olan çeki dava dışı şirketten ciro yoluyla devir aldığını, çekin zamanaşımına uğradığını, hamili olduğu çek bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı müracaat hakkını yitirmiş olan hamilin, 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, keşideciye karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Bu dava ile TTK'nda düzenlenen kıymetli evraka ek bir koruma, hamiline ek bir başvuru hakkı getirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, davanın 6762 Sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı alacak davası olduğu nazara alınarak, tarafların iddia ve savunmalarının bu kapsamda değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından alacak sebebinin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8859 E. 2015/9970 K.
Ortak:müracaat hakkı · meşru hamil · kambiyo senedi · hamil · keşideci · alacak davası
İncelediğiniz karardaİddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, «keşideciye» karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
Hamil, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.Davalı keşideci hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · ciranta · husumet ehliyeti · pasif husumet · sebepsiz zenginleşme · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaB.. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
B.. hakkında kambiyo hukukuna dayalı mevcut bir icra takibi olması nedeniyle bu şahsa karşı «sebepsiz zenginleşme» davası açılması koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı M..
2-Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı «sebepsiz zenginleşme» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13366 E. 2012/20132 K.
Ortak:kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Benzer bu karardaHamilin «kambiyo senedine» dayalı haklarını muhafaza için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş olması, dolayısıyla çekten doğan haklarının düşmüş olması halinde de «keşideciye» karşı sebepsiz iktisap davası açabileceği TTK 730.maddesi yollanmasıyla TTK'nun 644.maddesinde yer almakta olup, davacı «hamil» de çeke dayalı takip hakkını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senedine dayalı icra takibi iptal edilmiş olduğundan, davacının TTK'nun 644.maddesiuyarınca keşideciye …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:müracaat hakkı · temel ilişki · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki «temel ilişkinin» incelenmesi gerektiği, davacı çeki «temlik»/«ciro» yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · ibraz
Benzer bu karardaDava, süresi içinde «ibraz» edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır.
Birincisi doğrudan «temel borç ilişkisine» dayanarak bir tahsil davası ya da çekler hakkında da uygulanması mümkün bulunan TTK’nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası açması gerekmektedir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15069 E. 2017/340 K.
Ortak:meşru hamil · kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek · dava sebebi
İncelediğiniz karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepten mücerretlik · kambiyo senedi vasfı · mücerretlik · ciranta · ispat yükü · sebepsiz zenginleşme · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Davacı vekili, davalıya mal sattığını ve karşılığında 25.07.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki aldığını ancak çekin karşılıksız çıktığını ileri sürmüş, «ıslah» dilekçesi ile 30.11.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki de davaya konu etmiş ve «sebepsiz zenginleşme» hukuki «sebebine» dayanmıştır.
Bu halde «sebepsiz zenginleşmediğini» «ispat yükü» «keşideci» davalı üzerindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8062 E. , 2013/22413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/350-2012/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davadışı acara Petrol Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti.'ye olan borcu nedeniyle 10.10.2007 vadeli 11.000 TL bedelli çeki verdiğini, çek bedelinin ödenmemesi üzerine dava dışı anılan şirket tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve takip devam ederken dava dışı şirketin alacağı müvekkiline temlik ettiğini, icra takibinin, çekin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, icra mahkemesince geri baırakılmasına karar verildiğini, davalının icra takibine borcu olmadığı yönünde herhagi bir itirazının bulunmadığını ileri sürerek 11.000 TL'sinin 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki temel ilişkinin incelenmesi gerektiği, davacı çeki temlik/ciro yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak sebebinin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, keşidecisi davalı olan çeki dava dışı şirketten ciro yoluyla devir aldığını, çekin zamanaşımına uğradığını, hamili olduğu çek bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı müracaat hakkını yitirmiş olan hamilin, 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, keşideciye karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu dava ile TTK'nda düzenlenen kıymetli evraka ek bir koruma, hamiline ek bir başvuru hakkı getirilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, davanın 6762 Sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı alacak davası olduğu nazara alınarak, tarafların iddia ve savunmalarının bu kapsamda değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından alacak sebebinin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569748500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz