Temel borç ilişkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6444 E. 2010/12375 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel borç ilişkisi↗ müracaat hakkı↗ temel ilişki↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki temel ilişkinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, süresi içinde ibraz edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır. Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Birincisi doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak bir tahsil davası ya da çekler hakkında da uygulanması mümkün bulunan TTK’nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası açması gerekmektedir. Davaya konu somut olayda, davacı çekin hamili olduğunu, keşideci olan davalı ile aralarında temel ilişki bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur. Buna göre, davalı işbu davada ya çek bedelini ödediğini ya da bu çek nedeniyle sebepsiz olarak zenginleşmediğini ispatla yükümlü bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, TTK’nun 644 ncü maddesi hükmü göz önüne alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8062 E. 2013/22413 K.
Ortak:müracaat hakkı · temel ilişki · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaDavaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki «temel ilişkinin» incelenmesi gerektiği, davacı çeki «temlik»/«ciro» yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:meşru hamil · kıymetli evrak · kambiyo senedi · ciro · alacak davası · temlik · dava sebebi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki «temel ilişkinin» incelenmesi gerektiği, davacı çeki «temlik»/«ciro» yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın 6762 Sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» olduğu nazara alınarak, tarafların iddia ve savunmalarının bu kapsamda değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDava, süresi içinde «ibraz» edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır.
Buna göre, davalı işbu davada ya «çek» bedelini ödediğini ya da bu çek nedeniyle sebepsiz olarak zenginleşmediğini ispatla yükümlü bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6444 E. , 2010/12375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2008/799-2008/1229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olup davalı tarafından keşide edilen çek bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin iyiniyetle çek bedelinin ödenmesini bekleyerek çeki süresi içinde bankaya ibraz da etmediğini ileri sürerek, çek bedeli olan 4.000,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki temel ilişkinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, süresi içinde ibraz edilmeyen çekten dolayı TTK’nun 730/14 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 644 ncü maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır. Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Birincisi doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak bir tahsil davası ya da çekler hakkında da uygulanması mümkün bulunan TTK’nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası açması gerekmektedir. Davaya konu somut olayda, davacı çekin hamili olduğunu, keşideci olan davalı ile aralarında temel ilişki bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur. Buna göre, davalı işbu davada ya çek bedelini ödediğini ya da bu çek nedeniyle sebepsiz olarak zenginleşmediğini ispatla yükümlü bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, TTK’nun 644 ncü maddesi hükmü göz önüne alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046368700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz