Çek ile ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15069 E. 2017/340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek ile ödeme↗ sebepten mücerretlik↗ kambiyo senedi vasfı↗ meşru hamil↗ mücerretlik↗ ciranta↗ kambiyo senedi↗ ispat yükü↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ ıslah↗ çek↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; çek tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- keşideci haricindeki diğer çek borçlularına, cirantalarla karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan sebepten mücerret olduğu, mal teslim ettiğini ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin kambiyo senedi vasfını da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası olup, mahkemece, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıya mal sattığını ve karşılığında 25.07.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki aldığını ancak çekin karşılıksız çıktığını ileri sürmüş, ıslah dilekçesi ile 30.11.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki de davaya konu etmiş ve sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 s. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu çekler hamiline düzenlenmiş olup davacı da çeki elinde bulundurduğu için hamildir ve TTK'nın 644. maddesine göre işbu
davayı açabilir. Bu halde sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü keşideci davalı üzerindedir. Ancak mahkemece davacının ıslah talebi ve sebepsiz zenginleşmeye dayandığı gözetilmeksizin ve ıslah talebi öncesinde alınan rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının 25.07.2006 tarihli çek yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık ıslah dilekçesiyle keşideci ile arasındaki temel ilişkiye değil sebepsiz zenginleşmeye dayandığından işbu talep yönünden ispat yükü davalı keşideci üzerindedir. Mahkemece hatalı olarak ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davacının da iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Islah dilekçesi ile davaya konu edilen 30.11.2006 tarihli çek yönünden ise, mahkemece herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış, kararın gerekçesinde bu çeke ilişkin bir kanaat belirtilmemiştir. Islah taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olup, davacı taraf da talep sonucunu ve dayandığı hukuki sebebini değiştirerek ıslah talebinde bulunmuş olduğuna göre, mahkemece ıslah dilekçesindeki talep sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8062 E. 2013/22413 K.
Ortak:meşru hamil · kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Benzer bu karardaDavacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · temel ilişki · kıymetli evrak · ciro · alacak davası · temlik · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığından taraflar arasındaki «temel ilişkinin» incelenmesi gerektiği, davacı çeki «temlik»/«ciro» yolu ile devraldığına göre taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı bu nedenle alacak «sebebinin» dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davada, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, «keşidecisi» davalı olan çeki dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devir aldığını, çekin «zamanaşımına» uğradığını, «hamili» olduğu «çek» bedelinin ödemediğini ileri sürerek davalı keşideciden çek bedelinin tahsilini talep etmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava çeke dayalı «müracaat hakkını» yitirmiş olan «hamilin», 6762 Sayılı TTK'nın 730/14'üncü maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken, aynı Yasa'nın 644.'ncü maddesi uyarınca, «keşideciye» karşı açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu dava ile TTK'nda düzenlenen «kıymetli evraka» ek bir koruma, «hamiline» ek bir başvuru hakkı getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8859 E. 2015/9970 K.
Ortak:meşru hamil · ciranta · kambiyo senedi · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu halde «sebepsiz zenginleşmediğini» «ispat yükü» «keşideci» davalı üzerindedir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, «keşideciye» karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
Hamil, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.Davalı keşideci hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · alacak davası · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaB.. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacaklının çeke dayalı «müracaat hakkının» düşmüş olması nedeniyle tercih hakkını kullanarak eski TTK'nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurduğu, bu davanın «cirantaya» karşı açılmasının mümkün olmadığı, «keşideci» davalı M..
Hamil, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.Davalı keşideci hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.
Davacı, icra takip dosyasının işlemsiz bırakılması nedeniyle çeke dayalı takip hakkının düştüğünü ileri sürerek TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» açmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13366 E. 2012/20132 K.
Ortak:kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 644. maddesinde, çekin «meşru hamili» olan kişinin «kambiyo senedine» dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Benzer bu karardaHamilin «kambiyo senedine» dayalı haklarını muhafaza için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş olması, dolayısıyla çekten doğan haklarının düşmüş olması halinde de «keşideciye» karşı sebepsiz iktisap davası açabileceği TTK 730.maddesi yollanmasıyla TTK'nun 644.maddesinde yer almakta olup, davacı «hamil» de çeke dayalı takip hakkını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senedine dayalı icra takibi iptal edilmiş olduğundan, davacının TTK'nun 644.maddesiuyarınca keşideciye …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · çek
İncelediğiniz karardaDavacının 25.07.2006 tarihli «çek» yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık «ıslah» dilekçesiyle «keşideci» ile arasındaki temel ilişkiye değil «sebepsiz zenginleşmeye» dayandığından işbu talep yönünden «ispat yükü» davalı keşideci üzerindedir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «çek» tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- «keşideci» haricindeki diğer çek borçlularına, «cirantalarla» karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan «sebepten mücerret» olduğu, mal «teslim» ettiğini «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin «kambiyo senedi vasfını» da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı «sebepsiz zenginleşme» davası olup, mahkemece, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15069 E. , 2017/340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 tarih ve 2011/223-2013/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tekstil işi ile uğraştığını, davalıya sattığı mallar karşılığında davalının keşide ettiği 25/07/2006 tarihli 4.800,00 TL'lik çeki aldığını, bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıktığını, başlatılan icra takibine de davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıdan 4.800,00 TL'nin takip tarihi olan 23/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini sebepsiz zenginleşmeye dayandırarak davalı tarafından keşide edilmiş olan 4.800 TL tutarlı diğer senedin bedelinin de tahsilini talep etmiş ve dava değerini 9.600 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun tebligat yapılması rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; çek tarihi nazara alındığında usül yönünden zaman aşımı süresinin geçmiş olduğu, ayrıca davalı- keşideci haricindeki diğer çek borçlularına, cirantalarla karşı da davacı tarafın her hangi bir takip yapmadığı ve dava açmadığı sadece davalı-keşideciye karşı takip yaparak dava açtığı, çek bir ödeme aracı olduğundan sebepten mücerret olduğu, mal teslim ettiğini ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususun da davacı tarafça ispat edilemediği, dava konusu çekin kambiyo senedi vasfını da yitirmiş olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası olup, mahkemece, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıya mal sattığını ve karşılığında 25.07.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki aldığını ancak çekin karşılıksız çıktığını ileri sürmüş, ıslah dilekçesi ile 30.11.2006 tarihli 4.800 TL bedelli çeki de davaya konu etmiş ve sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 s. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu çekler hamiline düzenlenmiş olup davacı da çeki elinde bulundurduğu için hamildir ve TTK'nın 644. maddesine göre işbu
davayı açabilir. Bu halde sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü keşideci davalı üzerindedir. Ancak mahkemece davacının ıslah talebi ve sebepsiz zenginleşmeye dayandığı gözetilmeksizin ve ıslah talebi öncesinde alınan rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının 25.07.2006 tarihli çek yönünden başlangıçta alacak talebi mevcut olup, artık ıslah dilekçesiyle keşideci ile arasındaki temel ilişkiye değil sebepsiz zenginleşmeye dayandığından işbu talep yönünden ispat yükü davalı keşideci üzerindedir. Mahkemece hatalı olarak ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davacının da iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Islah dilekçesi ile davaya konu edilen 30.11.2006 tarihli çek yönünden ise, mahkemece herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış, kararın gerekçesinde bu çeke ilişkin bir kanaat belirtilmemiştir.
Islah taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olup, davacı taraf da talep sonucunu ve dayandığı hukuki sebebini değiştirerek ıslah talebinde bulunmuş olduğuna göre, mahkemece ıslah dilekçesindeki talep sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/295578200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz