6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar payı alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16155 E. 2013/20847 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı alacağı kar dağıtımı limited şirket ortağı kâr payı alacağı el koyma ortaklıktan çıkarılma ortaklık sözleşmesi zamanaşımı defi kar payı ortaklar kurulu kararı kâr dağıtımı limited şirket kâr payı yetki zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 533TTK 539

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacı %10 hissesine düşen kar payının 2003-2010 dönemi için 2.681,30 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.681,30 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket ortağının kar payı alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Limited şirkette karın dağıtımına ilişkin kurallar, 6762 sayılı TTK'nın 533 ve devamı maddelerinde öngörülmüştür. TTK'nın 533. maddesi hükmüne göre, ortaklık sözleşmesinde aksine kural bulunmadıkça, ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alırlar. Bir sermaye ortaklığı sayılan limited ortaklıkta, çıkarılan ticari bilançoya göre saptanan kar dağıtılabilir. Karın dağıtılması için çıkarılması gereken ortaklık bilançosu, TTK'nın 539. maddesi hükmüne göre, ortaklar kurulunun kararı ile kesinleşir. Bu cümleden de anlaşılacağı üzere, karın dağıtımına ortaklar kurulu karar verir. Mahkemece, ortaklar kurulunun yerine geçilerek, kar dağıtımına karar verilemez. Kar dağıtımına ilişkin kararları almak yetkisi ortaklar kuruluna ait olup, bu yetki başka bir organa devredilemeyeceği gibi ortaklar kurulu, kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağı dava açarak kendisine ait kârı isteyemez. Bu kural buyurucu nitelikte olduğundan, sözleşmeye aksine bir hüküm konulamaz.

Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan, tespit edilen kar payı alacağının tahsiline ilişkin hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bu yön itibariyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kar payı alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10498 E. 2012/16056 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sıfat yokluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Olağanüstü genel kurul

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • El koyma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2774 E. 2010/9902 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/16155 E.  ,  2013/20847 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2011/257-2012/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Kaya Mob. İnş. Nak. Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olan müvekkilinin davalı şirketin mali kaynaklarından faydalandırılmadığını, şirkete alınmadığını, şirket hissesinden doğan alacaklarının verilmediğini belirterek 2003 yılından itibaren şirket hissesinden doğan alacağına ilişkin olarak şimdilik 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirkette %10 hisse sahibi bulunan davacının ödenmemiş alacağının bulunmadığını, davacının şahsi borçlarının dahi karşılandığını, son beş yıllık dönem haricindeki alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacı %10 hissesine düşen kar payının 2003-2010 dönemi için 2.681,30 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.681,30 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket ortağının kar payı alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Limited şirkette karın dağıtımına ilişkin kurallar, 6762 sayılı TTK'nın 533 ve devamı maddelerinde öngörülmüştür. TTK'nın 533. maddesi hükmüne göre, ortaklık sözleşmesinde aksine kural bulunmadıkça, ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alırlar. Bir sermaye ortaklığı sayılan limited ortaklıkta, çıkarılan ticari bilançoya göre saptanan kar dağıtılabilir. Karın dağıtılması için çıkarılması gereken ortaklık bilançosu, TTK'nın 539. maddesi hükmüne göre, ortaklar kurulunun kararı ile kesinleşir.

Bu cümleden de anlaşılacağı üzere, karın dağıtımına ortaklar kurulu karar verir. Mahkemece, ortaklar kurulunun yerine geçilerek, kar dağıtımına karar verilemez. Kar dağıtımına ilişkin kararları almak yetkisi ortaklar kuruluna ait olup, bu yetki başka bir organa devredilemeyeceği gibi ortaklar kurulu, kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağı dava açarak kendisine ait kârı isteyemez. Bu kural buyurucu nitelikte olduğundan, sözleşmeye aksine bir hüküm konulamaz.

Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan, tespit edilen kar payı alacağının tahsiline ilişkin hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bu yön itibariyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/620045100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.