6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4277 E. 2013/7922 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi sözleşmesi delil niteliği kesin delil zimmet tahkikat ticari kredi müşterek borçlu müteselsil kefil bsmv müteselsil kefil 818 sayılı borçlar kanunu oy yasağı dolandırıcılık genel kredi sözleşmesi işlemiş faiz kefil temerrüt faizi ıslah kredi sözleşmesi ihtarname asıl alacak temerrüt kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl borçlu ... ile davacı banka şubesi arasında 30.05.2006 tarihli genel ticari kredi sözleşmesi imzalanarak davacı bankadan ... ay vadeli, aylık ....243,69 TL ödemeli toplam 30.000 TL kredi kullanıldığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, dava tarihi itibariyle ... kredi taksitinin ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere ... .... Noterliği vasıtasıyla ihtarname tebliğ edildiğine rağmen borcun ödenmediği, dava tarihi itibarıyla davacı bankanın ....185,00 TL asıl alacak, ....869,... TL işlemiş faiz, 593,50 TL BSMV olmak üzere toplam 34.647,60 TL alacaklı olduğu, alacağa yıllık %45,... oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle toplam 34.647,60 TL'nin (....185,00 TL asıl alacak, ....869,... TL işlemiş faiz, 593,50 TL BSMV olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağı oluşturan ....185 TL'nin, ....500 TL'sine dava tarihinden itibaren, ....685 TL'sine ıslah tarihi olan .../01/2011 tarihinden itibaren %45,... oranında temerrüt faizi ve faizin %...'i oranında BSMV uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.

...- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. yöneticilerinin dolandırıcılık, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai tahkikat yapıldığı anlaşılmıştır.

Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü .... Baskı 2001, cilt:V, s:5153).

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3415 E. 2013/3294 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3437 E. 2013/4001 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/443 E. 2013/1627 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12331 E. 2013/18605 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8024 E. 2018/2532 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8270 E. 2016/1879 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1351 E. 2013/18253 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10270 E. 2016/7608 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4277 E.  ,  2013/7922 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....05.2011 tarih ve 2008/179-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 01/05/2005 tarihli genel ticari sözleşmesine dayanılarak kullandırılan 30.000 TL krediye davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, söz konusu kredi sözleşmesi uyarınca muaccel olan borçların ödememesi üzerine müvekkili tarafından noter aracılığıyla davalıya muacceliyet ihbarnamesi tebliğ edildiğini, ancak davalının borcunu ödememekte ısrar ettiğini ileri sürerek şimdilik ....000 TL alacağın kredi kullandırım tarihinden itibaren ticari kredi temerrüt faiz oranları üzerinden işleyecek faizi, BSMV ve sair ferileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, .../01/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 34.647,60 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl borçlu ... ile davacı banka şubesi arasında 30.05.2006 tarihli genel ticari kredi sözleşmesi imzalanarak davacı bankadan ... ay vadeli, aylık ....243,69 TL ödemeli toplam 30.000 TL kredi kullanıldığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, dava tarihi itibariyle ... kredi taksitinin ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere ... .... Noterliği vasıtasıyla ihtarname tebliğ edildiğine rağmen borcun ödenmediği, dava tarihi itibarıyla davacı bankanın ....185,00 TL asıl alacak, ....869,... TL işlemiş faiz, 593,50 TL BSMV olmak üzere toplam 34.647,60 TL alacaklı olduğu, alacağa yıllık %45,...

oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle toplam 34.647,60 TL'nin (....185,00 TL asıl alacak, ....869,... TL işlemiş faiz, 593,50 TL BSMV olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağı oluşturan ....185 TL'nin, ....500 TL'sine dava tarihinden itibaren, ....685 TL'sine ıslah tarihi olan .../01/2011 tarihinden itibaren %45,... oranında temerrüt faizi ve faizin %...'i oranında BSMV uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.

...- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. yöneticilerinin dolandırıcılık, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai tahkikat yapıldığı anlaşılmıştır.

Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.

Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü .... Baskı 2001, cilt:V, s:5153).

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/509746500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.