Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10270 E. 2016/7608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt tarihi↗ ıslah↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile gayrimenkullerin dava tarihindeki bedeli olan 1.185.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 15.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6481 E. 2010/12457 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın geri alınması · tescilsiz tasarım · havale
Benzer bu kararda1-Dava, «tescilli tasarımların» hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece hüküm kurulduktan sonra ancak karar kesinleşmeden önce davacı vekili HUMK'nun 185/1. maddesi uyarınca davayı takip etmeyeceklerine dair 13.04.2009 «havale» tarihli dilekçe sunmuş, davalı tarafça davacı talebinin kabul edildiği açıklanmış, bu nedenle kararın bozulması istenmiştir.
Karar kesinleşinceye kadar «davanın geri alınmasını» istemek mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10270 E. , 2016/7608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13/02/2014 gün ve 2012/349 - 2014/57 sayılı kararı bozan Daire'nin 12/03/2015 gün ve 2014/10420 - 2015/3455 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı şirket arasında yapılan 22.04.2011 tarihli protokol gereğince ...'den davalıya temlik edilen nakit ve nakde dönüşmüş gayrınakit borçlarından müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak müvekkillerinin sorumlu oldukları borç miktarının 407.000 TL olarak tespit edildiğini, bu bedel sözleşmede belirtilen ödeme planına uygun olarak ödendiği takdirde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak müvekkillerinin işbu protokole konu tüm nakit borçlarının sona ermiş sayılacağı kararlaştırıldığını, yapılan protokol uyarınca müvekkil davacıların işbu anlaşmadan doğan tüm yükümlülüklerini ve ödemelerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi halinde davalı ... Anonim Şirketi tarafından ...
İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain olan ve 107 ada, 2 parselde kayıtlı arsa, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain olan 1102 ada, 1 parselde kayıtlı 10/110 arsa paylı 2. Kat 6 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki mesken, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain olan 1107 ada, 5 parselde kayıtlı 50/800 arsa paylı 3. Kat 13 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki mesken, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesindeki kain olan 267 ada, 34 parselde kayıtlı 144/1276 arsa paylı 3. Kat 6 nolu bağımsız bölümün müvekkillerine devir edeceğini, ancak müvekkillerinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkilleri tarafından yapılan harici araştırmada taşınmazların üçüncü şahıslara devredildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek 22.04.2011 tarihli protokol gereği müvekkillerine veya gösterecekleri kişilere devri yapılması gerekirken davalı tarafından müvekkillerinin bilgisi ve muvafakati dışında 3.
kişilere devri yapıldığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 07.06.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 1.185,000 TL'nin temerrüt tarihi 07.06.2012 tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile gayrimenkullerin dava tarihindeki bedeli olan 1.185.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 15.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239438200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz