6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3437 E. 2013/4001 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi sözleşmesi delil niteliği kesin delil zimmet tahkikat ticari kredi müşterek borçlu müteselsil kefil müteselsil kefil 818 sayılı borçlar kanunu muacceliyet oy yasağı dolandırıcılık genel kredi sözleşmesi kefil temerrüt faizi kredi sözleşmesi temerrüt kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel ticari kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının muaccel hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. yöneticilerinin dolandırıcılık, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai tahkikat yapıldığı anlaşılmıştır.

Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nun 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3415 E. 2013/3294 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/443 E. 2013/1627 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4277 E. 2013/7922 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8024 E. 2018/2532 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8270 E. 2016/1879 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1351 E. 2013/18253 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10561 E. 2012/17358 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/3437 E.  ,  2013/4001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.....2010 tarih ve 2008/341-2010/706 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkilinden 29.000 TL bedelli taşıt kredisi kullandığını, kredinin bir kısmını ödediğini ancak ihtarlara rağmen kalan kısmı ödemediğini ileri sürerek, 7.000 TL alacağın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel ticari kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının muaccel hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. yöneticilerinin dolandırıcılık, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai tahkikat yapıldığı anlaşılmıştır.

Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.

Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nun 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451515600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.