Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3437 E. 2013/4001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi sözleşmesi↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ zimmet↗ tahkikat↗ ticari kredi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ muacceliyet↗ oy yasağı↗ dolandırıcılık↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel ticari kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının muaccel hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. yöneticilerinin dolandırıcılık, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai tahkikat yapıldığı anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nun 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3415 E. 2013/3294 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · zimmet · tahkikat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · oy yasağı · dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Benzer bu karardaŞti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/443 E. 2013/1627 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir
Benzer bu kararda… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4277 E. 2013/7922 K.
Ortak:ticari kredi sözleşmesi · delil niteliği · kesin delil · zimmet · tahkikat · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel «ticari kredi sözleşmesinin» imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının «muaccel» hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin …
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl borçlu ... ile davacı banka şubesi arasında 30.05.2006 tarihli genel «ticari kredi sözleşmesi» imzalanarak davacı bankadan ... ay vadeli, aylık ....243,69 TL ödemeli toplam 30.000 TL kredi kullanıldığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladığı, dava tarihi itibariyle ... kredi taksitinin ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere ... ....
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · ıslah · ihtarname · asıl alacak
Benzer bu karardaNoterliği vasıtasıyla «ihtarname» tebliğ edildiğine rağmen borcun ödenmediği, dava tarihi itibarıyla davacı bankanın ....185,00 TL «asıl alacak», ....869,...
TL «işlemiş faiz», 593,50 TL BSMV olmak üzere toplam 34.647,60 TL alacaklı olduğu, alacağa yıllık %45,... oranında «temerrüt faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle toplam 34.647,60 TL'nin (....185,00 TL «asıl alacak», ....869,...
TL «işlemiş faiz», 593,50 TL BSMV olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağı oluşturan ....185 TL'nin, ....500 TL'sine dava tarihinden itibaren, ....685 TL'sine «ıslah» tarihi olan .../01/2011 tarihinden itibaren %45,... oranında «temerrüt faizi» ve faizin %...'i oranında BSMV uygulanmasına karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8024 E. 2018/2532 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8270 E. 2016/1879 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1351 E. 2013/18253 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · müteselsil kefil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca, davacı ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlusu ve «müteselsil kefili» olan davalıların müşteki sıfatında bulunduğu, dava dışı...Otomotiv Ltd.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu
Benzer bu kararda… mut olaya ilişkin...Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında...Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan alınan ekspertiz raporunda, ... adına düzenlenmiş «kredi sözleşmesinde» ... adına atılı bulunan imzalar ile ilgilinin mevcut örnek imzaları arasında yapılan incelemede bu imzaların adı geçen şahıs eli ürünü olduğunu gösteren ortak grafolojik bulgulara rastlanılmadığının bildirilmesine, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda da inceleme konusu belgelerde yer alan imzaların ... eli ürünü olduğunun belirtilmiş olmasına göre, kredi başvuru «formu» ile sözleşmesi ve dekontta bulunan ... adına atılmış imzaların bu kişiye ait olup olmadığı yönündeki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10561 E. 2012/17358 K.
Ortak:zimmet · tahkikat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · dolandırıcılık · kefil · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaDairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel «ticari kredi sözleşmesinin» imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının «muaccel» hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin …
Benzer bu kararda… kişi raporlarına göre, davacı banka şubesi tarafından 23.03.2006 tarihinde, davalı borçlu ...'a 30.000 TL miktarlı 24 ay geri ödemeli taşıt kredisi kullandırıldığı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla diğer davalı ... hakkında da dava açılmakla birlikte yaptırılan «imza incelemesi» sonucunda, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, 10.11.2006 tarihi itibariyle alacaklı banka tarafından «muacceliyet» ihbarnamesi gönderilmesiyle borcun muaccel hale geldiği, dava tarihi itibariyle anapara, «gecikme faizi» ve BSMV olmak üzere davacının alacaklı olduğu miktarın 41.062,42 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41.062, 42 TL’nın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... y …
Şti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığını ve yüzlerce vatandaşı bu şekilde dolandırdıklarını savunmuştur.
2- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, davalı ..., davacı Banka'nın şube müdürünün olayla ilgili yolsuzluğundan dolayı hakkında idari ve cezai «tahkikat» mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş ve dava konusu krediye ilişkin belgelerin ve idari soruşturma dosyasının mahkemece celbini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · imza incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… kişi raporlarına göre, davacı banka şubesi tarafından 23.03.2006 tarihinde, davalı borçlu ...'a 30.000 TL miktarlı 24 ay geri ödemeli taşıt kredisi kullandırıldığı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla diğer davalı ... hakkında da dava açılmakla birlikte yaptırılan «imza incelemesi» sonucunda, «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, 10.11.2006 tarihi itibariyle alacaklı banka tarafından «muacceliyet» ihbarnamesi gönderilmesiyle borcun muaccel hale geldiği, dava tarihi itibariyle anapara, «gecikme faizi» ve BSMV olmak üzere davacının alacaklı olduğu miktarın 41.062,42 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41.062, 42 TL’nın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... y …
Şti'ne para ödenip ödenmediği hususunda inceleme yapılarak, şayet bu olayla ilgili ceza davası açılmışsa, gerekirse ceza dava dosyasının sonuçlanması da beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3437 E. , 2013/4001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.....2010 tarih ve 2008/341-2010/706 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden 29.000 TL bedelli taşıt kredisi kullandığını, kredinin bir kısmını ödediğini ancak ihtarlara rağmen kalan kısmı ödemediğini ileri sürerek, 7.000 TL alacağın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel ticari kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının muaccel hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. yöneticilerinin dolandırıcılık, zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai tahkikat yapıldığı anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nun 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451515600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz