Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/443 E. 2013/1627 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil niteliği↗ kesin delil↗ basiretli tacir↗ oy yasağı↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, bilirkişi raporu, davacı banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın kefil olduğu dava konusu kredi sözleşmesi ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir tacir gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen dava dışı ... yetkilileri hakkındaki soruşturmanın devam ettiği, cezai yargılama süreci dikkate alınarak ceza dosyasının sonucunun beklenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu uyuşmazlık nedeniyle yürütülen cezai soruşturmanın sonucu, cezai yargılama sürecinin uzunluğu dikkate alınarak beklenmemiş, mevcut delillere itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3415 E. 2013/3294 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · tahkikat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · dolandırıcılık · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaŞti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % ....84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8024 E. 2018/2532 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3437 E. 2013/4001 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · zimmet · tahkikat · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · dolandırıcılık
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel «ticari kredi sözleşmesinin» imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının «muaccel» hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin …
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8270 E. 2016/1879 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4277 E. 2013/7922 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl borçlu ... ile davacı banka şubesi arasında 30.05.2006 tarihli genel «ticari kredi sözleşmesi» imzalanarak davacı bankadan ... ay vadeli, aylık ....243,69 TL ödemeli toplam 30.000 TL kredi kullanıldığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladığı, dava tarihi itibariyle ... kredi taksitinin ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere ... ....
Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir. ...- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · zimmet · tahkikat · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · dolandırıcılık · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl borçlu ... ile davacı banka şubesi arasında 30.05.2006 tarihli genel «ticari kredi sözleşmesi» imzalanarak davacı bankadan ... ay vadeli, aylık ....243,69 TL ödemeli toplam 30.000 TL kredi kullanıldığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladığı, dava tarihi itibariyle ... kredi taksitinin ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere ... ....
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
TL «işlemiş faiz», 593,50 TL BSMV olmak üzere toplam 34.647,60 TL alacaklı olduğu, alacağa yıllık %45,... oranında «temerrüt faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle toplam 34.647,60 TL'nin (....185,00 TL «asıl alacak», ....869,...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1351 E. 2013/18253 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Ayrıca, davacı ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlusu ve «müteselsil kefili» olan davalıların müşteki sıfatında bulunduğu, dava dışı...Otomotiv Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · müteselsil kefil
Benzer bu kararda… mut olaya ilişkin...Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında...Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan alınan ekspertiz raporunda, ... adına düzenlenmiş «kredi sözleşmesinde» ... adına atılı bulunan imzalar ile ilgilinin mevcut örnek imzaları arasında yapılan incelemede bu imzaların adı geçen şahıs eli ürünü olduğunu gösteren ortak grafolojik bulgulara rastlanılmadığının bildirilmesine, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda da inceleme konusu belgelerde yer alan imzaların ... eli ürünü olduğunun belirtilmiş olmasına göre, kredi başvuru «formu» ile sözleşmesi ve dekontta bulunan ... adına atılmış imzaların bu kişiye ait olup olmadığı yönündeki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlusu ve «müteselsil kefili» olan davalıların müşteki sıfatında bulunduğu, dava dışı...Otomotiv Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6842 E. 2013/5914 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarınında, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · şikayet · dolandırıcılık · keşideci · çek
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nce dosyamızın davalısı («keşideci») hakkında «sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın temyiz incelemesi aşamasında olduğu anlaşılmakta olup, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ceza mahkemesi kararı bu dav …
Dava, «çek» bedelini «keşideciden» tahsili istemine ilişkindir.
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/6842 Esas sayılı dosyasında çekişmeli «çek» üzerindeki imzanın davalı eli ürünü olmadığı yönünde bilirkişi raporu alındığı, mahkemece de bu doğrultuda karar verildiği, çekteki imzanın davalı eli ürünü olmaması nedeniyle davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu çeke ilişkin olarak davacının «şikayeti» üzerine başlatılan soruşturma neticesinde ... ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/443 E. , 2013/1627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2011 tarih ve 2008/171-2011/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 13.12.2005 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'ne dayanarak müvekkilinden 47.500.00 TL kredi kullandığını, 13.11.2006 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilmesine rağmen kredi borcunun davalı ve dava dışı müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... tarafından ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL alacağın kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faizi oranları üzerinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 17.02.2011 tarihinde talebini 57.447,74 TL olarak artırmıştır.
Davalı, davaya davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, bilirkişi raporu, davacı banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın kefil olduğu dava konusu kredi sözleşmesi ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir tacir gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen dava dışı ... yetkilileri hakkındaki soruşturmanın devam ettiği, cezai yargılama süreci dikkate alınarak ceza dosyasının sonucunun beklenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu uyuşmazlık nedeniyle yürütülen cezai soruşturmanın sonucu, cezai yargılama sürecinin uzunluğu dikkate alınarak beklenmemiş, mevcut delillere itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda 818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai soruşturmanın hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/256419200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz