Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8024 E. 2018/2532 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil niteliği↗ kesin delil↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15/02/2016 tarihli ilamı birleşen ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/45 esas sayılı dava dosyası yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme isteklerinin reddi gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların, davalı banka nezdinde hesaplarında para bulunduğu, bu paranın çekilmesi hususunda davacıların dava dışı ... isimli kişiye vekaletname verdikleri, ancak davalı bankanın davacıların hesabında bulunan parayı dava dışı ... isimli kişiye ödediği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... ile ...'ın ortak olduğu ve davacının hesabından çekilen parayı bu kişilerin danışıklı olarak çektikleri iddia edilmiş, bu nedenle de ceza mahkemesinde yargılanmışlardır. Her ne kadar ceza yargılaması sonucunda sanıkların beraati yönünde hüküm kurulmuş ise de, bu kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai yargılamanın hukuki sonuçlarının TBK'nin 74. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.02.2016 gün 2015/13198 Esas – 2016/1418 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, asıl ve birleşen davalara ilişkin hükmün bu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8270 E. 2016/1879 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/443 E. 2013/1627 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · tacir
Benzer bu kararda… banka müfettişlerince düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporu ile davacı alacağı tespit edilmiş ise de, dava dışı ... ile ...'ın «kefil» olduğu dava konusu «kredi sözleşmesi» ile alınan kredinin dava dışı ...'ne aktarıldığı, kredinin sahte belgelere dayanarak tahsis edildiği, bu konuda basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyen davacı bankanın ağır kusurlu bulunduğu ve hiç kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hukuki sonuç doğurucu işlem talep edemeyeceği, olayın üze …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3415 E. 2013/3294 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · tahkikat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · dolandırıcılık · genel kredi sözleşmesi · kefil · temerrüt faizi
Benzer bu karardaDairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Şti yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % ....84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3437 E. 2013/4001 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · zimmet · tahkikat · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · dolandırıcılık
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı banka ile davalı arasında 29.000 limitli genel «ticari kredi sözleşmesinin» imzalandığı, davalının ....08.2006 tarihinde 1.505 TL ödeme yaptığı, başkaca da ödemede bulunmadığı, davalıya kullandırılan taşıt kredisi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde davacının tüm alacağının «muaccel» hale geleceği ve hesap kesim tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanacağı, dava konusu miktarın 27.984.83 TL'lik kısmına temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktar üzerinden 57.661.34 TL'nin …
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4277 E. 2013/7922 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · zimmet · tahkikat · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · dolandırıcılık · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı asıl borçlu ... ile davacı banka şubesi arasında 30.05.2006 tarihli genel «ticari kredi sözleşmesi» imzalanarak davacı bankadan ... ay vadeli, aylık ....243,69 TL ödemeli toplam 30.000 TL kredi kullanıldığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladığı, dava tarihi itibariyle ... kredi taksitinin ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefillere ... ....
Şti. yöneticilerinin «dolandırıcılık», «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından haklarında idari ve cezai «tahkikat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davacı banka şubesi müdürü ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatına haiz dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd.
Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir. ...- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1351 E. 2013/18253 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · oy yasağı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir «yasağın» yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAyrıca, davacı ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlusu ve «müteselsil kefili» olan davalıların müşteki sıfatında bulunduğu, dava dışı...Otomotiv Ltd.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
… mut olaya ilişkin...Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında...Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan alınan ekspertiz raporunda, ... adına düzenlenmiş «kredi sözleşmesinde» ... adına atılı bulunan imzalar ile ilgilinin mevcut örnek imzaları arasında yapılan incelemede bu imzaların adı geçen şahıs eli ürünü olduğunu gösteren ortak grafolojik bulgulara rastlanılmadığının bildirilmesine, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda da inceleme konusu belgelerde yer alan imzaların ... eli ürünü olduğunun belirtilmiş olmasına göre, kredi başvuru «formu» ile sözleşmesi ve dekontta bulunan ... adına atılmış imzaların bu kişiye ait olup olmadığı yönündeki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8024 E. , 2018/2532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2015 gün ve 2011/42-2015/146 sayılı kararı bozan Daire’nin 15/02/2016 gün ve 2015/13198-2016/1418 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davanın davacı ... vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı bankanın ... Şubesi'nde bulunan hesabından para çekilmesi hususunda sadece. ..'ı vekil tayin ettiğini, buna rağmen davalı banka tarafından müvekkili veya bu hususta yetkilendirdiği ... dışında başka kişilere ödeme yapılmak suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, ileri sürerek 18.12.2009 tarihinde 5.000,00 TL ve 03.11.2010 tarihinde 5.500,00 TL tutarında üçüncü kişilere yapılan ödemeden kaynaklı zarara binaen şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ...
8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/41 esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili, davalı bankanın ... Şubesi'nde müvekkiline ait olan hesaptan para çekilmesi hususunda sadece ...'ın vekaletname ile yetkilendirildiğini, davalı banka tarafından 24.08.2010 tarihinde 10.900,00 TL, 03.09.2010 tarihinde 9.000,00 TL, 03.11.2010 tarihinde 5.500,00 TL olmak üzere toplam 25.400,00 TL'nin yetkisiz kişilere ödendiğini ileri sürerek bu nedenle uğranılan zarara binaen fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.12.2014 havale tarihli dilekçesiyle dava değerini ıslahla 25.400,00 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen ...
20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/45 esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili, davalı bankanın ... Şubesi'nde müvekkiline ait olan hesaptan para çekilmesi hususunda sadece...'ın vekaletname ile yetkilendirildiğini, davalı banka tarafından 15.12.2009 tarihinde 10.800,00 TL, 22.07.2010 tarihinde 5.500,00 TL, 03.09.2010 tarihinde 9.000,00 TL, 03.11.2010 tarihinde 5.500,00 TL, 26.11.2010 tarihinde 7.500,00 TL olmak üzere toplam 38.300,00 TL'nin yetkisiz kişilere ödendiğini ileri sürerek bu nedenle uğranılan zarara binaen fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ...
22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/42 esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili, davalı bankanın ... Şubesi'nde müvekkiline ait olan hesaptan para çekilmesi hususunda sadece...'ın vekaletname ile yetkilendirildiğini, davalı banka tarafından 18.12.2009 tarihinde 4.970,00 TL, 23.08.2010 tarihinde 5.500,00 TL, 08.10.2010 tarihinde 9.000,00 TL olmak üzere toplam 19.740,00 TL'nin yetkisiz kişilere ödendiğini ileri sürerek bu nedenle uğranılan zarara binaen fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.03.2013 havale tarihli dilekçesiyle dava değerini ıslahla 19.740,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15/02/2016 tarihli ilamı birleşen ...
20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/45 esas sayılı dava dosyası yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme isteklerinin reddi gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların, davalı banka nezdinde hesaplarında para bulunduğu, bu paranın çekilmesi hususunda davacıların dava dışı ... isimli kişiye vekaletname verdikleri, ancak davalı bankanın davacıların hesabında bulunan parayı dava dışı ... isimli kişiye ödediği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... ile ...'ın ortak olduğu ve davacının hesabından çekilen parayı bu kişilerin danışıklı olarak çektikleri iddia edilmiş, bu nedenle de ceza mahkemesinde yargılanmışlardır. Her ne kadar ceza yargılaması sonucunda sanıkların beraati yönünde hüküm kurulmuş ise de, bu kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Ceza mahkemesi kararlarının, hukuk mahkemesine etkisi, hukukumuzda Türk Borçlar Kanunu'nun 74.
maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hakimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında, esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan cezai yargılamanın hukuki sonuçlarının TBK'nin 74. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.02.2016 gün 2015/13198 Esas – 2016/1418 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, asıl ve birleşen davalara ilişkin hükmün bu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer karar düzeltme isteklerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.02.2016 gün 2015/13198 Esas – 2016/1418 Karar sayılı ilamının 1 numaralı bentte “ ...davalı vekilinin, asıl ve birleşen ...
8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/41 esas, birleşen ...
22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/42 esas sayılı dava dosyalarına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.” cümlesinin "..davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara ilişkin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir" şeklinde düzeltilmesine, ilamın 2 ve 3. numaralı bentlerinin kaldırılarak, bu ilamda yazılı gerekçelerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ilamın sonuç bölümünün de kaldırılarak “Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davalara ilişkin hükmün davalı yararına BOZULMASINA,”şeklinde düzeltilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419499500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz