6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yargılamanın yenilenmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14359 E. 2013/12155 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılamanın yenilenmesi ara karar dava şartı yokluğu rücu yenileme usulden reddi ihtar havale teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 94HMK 378 · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, belirlenen teminatın süresi içinde yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 378, 114 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir. Somut olayda, 23.03.2012 tarihli tensip 1 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline 30.000,00 TL teminat yatırmak üzere kesin olduğu belirtilmeksizin 30 günlük süre verilmiş, davacı vekili 24.04.2012 havale tarihli dilekçesiyle bu ara karardan rücu edilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece, 30.04.2012 tarihli ara karar ile bu talebin reddine karar verilmiş, bu ara kararın tebliği üzerine davacı vekili tekrar teminat yatırılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan 07.06.2012 günlü ilk duruşmada, kısa kararla belirlenen teminatın süresi içinde yatırılmadığı , teminata ilişkin itirazın reddine dair kararın taraflara tebliğ edildiğinin belinlendiği belirtilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, daha sonra yazılan gerekçeli kararda davacı tarafa verilen süre için "kesin" ibaresi kullanılmıştır. Her ne kadar gerekçeli kararda davacı tarafa verilen süre için "kesin" ibaresi kullanılmış ise de, söz konusu 23.03.2012 tarihli ara kararda verilen sürenin kesin olduğu belirtilmediği gibi, bu süre içinde teminat yatırılmaması halinde ne gibi sonuçlar doğacağı da usulünce açıklanıp ihtar edilmediğinden HMK'nın 94. maddesindeki unsurları içermemekte olup, verilen bu süre içinde öngörülen teminatın yatırılmadığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3004 E. 2012/11490 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/525 E. 2018/6402 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5578 E. 2012/13411 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12739 E. 2013/4540 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11172 E. 2012/2933 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17082 E. 2013/6337 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17080 E. 2013/6335 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17081 E. 2013/6336 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14359 E.  ,  2013/12155 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ

Taraflar arasında görülen davada ... ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (...

1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2012/58-2012/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, mahkemenin 2009/1 E sayılı dosyasında müvekkili hakkında açılan markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tazminat istemine ilişkin davada dava dilekçesi ekli tebligattaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahte olduğunu, karar tebliğinin de usulsüz yapıldığını, bu nedeniyle müvekkilinin karardan infaz aşamasında haberdar olduğunu ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, belirlenen teminatın süresi içinde yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 378, 114 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir. Somut olayda, 23.03.2012 tarihli tensip 1 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline 30.000,00 TL teminat yatırmak üzere kesin olduğu belirtilmeksizin 30 günlük süre verilmiş, davacı vekili 24.04.2012 havale tarihli dilekçesiyle bu ara karardan rücu edilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece, 30.04.2012 tarihli ara karar ile bu talebin reddine karar verilmiş, bu ara kararın tebliği üzerine davacı vekili tekrar teminat yatırılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan 07.06.2012 günlü ilk duruşmada, kısa kararla belirlenen teminatın süresi içinde yatırılmadığı , teminata ilişkin itirazın reddine dair kararın taraflara tebliğ edildiğinin belinlendiği belirtilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, daha sonra yazılan gerekçeli kararda davacı tarafa verilen süre için "kesin" ibaresi kullanılmıştır.

Her ne kadar gerekçeli kararda davacı tarafa verilen süre için "kesin" ibaresi kullanılmış ise de, söz konusu 23.03.2012 tarihli ara kararda verilen sürenin kesin olduğu belirtilmediği gibi, bu süre içinde teminat yatırılmaması halinde ne gibi sonuçlar doğacağı da usulünce açıklanıp ihtar edilmediğinden HMK'nın 94. maddesindeki unsurları içermemekte olup, verilen bu süre içinde öngörülen teminatın yatırılmadığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452981200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.