6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5578 E. 2012/13411 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil bilirkişi ücreti ek mehil ara karar ihtar bilirkişi incelemesi kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 163

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bilirkişi incelemesine karar verilip ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 20 günlük mehil verildiği, ücretin yatırılmaması nedeniyle yeniden mehil verildiği ancak ücretin yine yatırılmadığı, davacı vekilince üçüncü defa süre istendiği, ikinci mehilin kesin mehil olarak adledileceği, bu şekilde iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim, belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.

Mahkemece, 06.07.2010 tarihli celsede ve müteakip 15.10.2010 tarihli celsede bilirkişi ücretini yatırması için davacı vekiline süre verilmiş ve bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığından davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece ara kararı ile verilen sürenin ne kadar olduğu ve kesin olup olmadığı açıkça belirtilmediği gibi, bu süreye riayet edilmediği takdirde sonuçları hakkında da herhangi bir açıklama içermeyip, davanın tarafına bu yönde bir ihtar da yapılmadığından, usulüne uygun oluşturulmayan kesin mehile riayet edilmediği gerekçesiyle davanın reddi görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11172 E. 2012/2933 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3004 E. 2012/11490 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yargılamanın yenilenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14359 E. 2013/12155 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/525 E. 2018/6402 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit | İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2270 E. 2015/9400 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5578 E.  ,  2012/13411 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/01/2011 tarih ve 2009/290-2011/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin tescilli Saray markasının tanındığını, müvekkilinin gofret ürününü konu alan çoklu 2 adet tasarımın tescili için TPE’ne başvurduğunu, başvuruya davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın kabul edildiğini ve 2008 00148/2 sıra numaralı tasarım tescilinin iptal edildiğini ancak müvekkilinin tasarımının davalı şirket tasarımına benzemediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, verilen kararın usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin Ferrero Rocher markalı, çikolatalı pralinleri ihtiva eden ürününün uzun yıllar önce piyasaya sürüldüğünü, tanınan bir ürün hale geldiğini, davacı tasarımının müvekkili tasarımına benzediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bilirkişi incelemesine karar verilip ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 20 günlük mehil verildiği, ücretin yatırılmaması nedeniyle yeniden mehil verildiği ancak ücretin yine yatırılmadığı, davacı vekilince üçüncü defa süre istendiği, ikinci mehilin kesin mehil olarak adledileceği, bu şekilde iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim, belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.

Mahkemece, 06.07.2010 tarihli celsede ve müteakip 15.10.2010 tarihli celsede bilirkişi ücretini yatırması için davacı vekiline süre verilmiş ve bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığından davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece ara kararı ile verilen sürenin ne kadar olduğu ve kesin olup olmadığı açıkça belirtilmediği gibi, bu süreye riayet edilmediği takdirde sonuçları hakkında da herhangi bir açıklama içermeyip, davanın tarafına bu yönde bir ihtar da yapılmadığından, usulüne uygun oluşturulmayan kesin mehile riayet edilmediği gerekçesiyle davanın reddi görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062448200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.