Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14056 E. 2013/12015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza inkarı↗ ibraname↗ tazminat davası↗ feragat↗ geçersizlik↗ maddi tazminat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, davacıların murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen feragatname verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri ibraz etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların imzası inkar edilmeyen ibranameler karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava,davalılara ait araçta yolcu olarak bulunan murisin ölümü nedeniyle açılan maddi ve tazminat davası olup,mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, davacıların verdikleri feragatnameler de açılacak olan davalardan bila bedel feragat ettiklerini beyan etmiş oldukları da göz önüne alınarak bu madde çerçevesinde bir değerlendirme yapmak üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Maddi ve Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14877 E. 2013/20824 K.
Ortak:imza inkarı · ibraname · feragat · ibraz · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacıların verdikleri «feragatnameler» de açılacak olan davalardan bila bedel feragat ettiklerini beyan etmiş oldukları da göz önüne alınarak bu madde çerçevesinde bir değerlendirme yapmak üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… arın murisi...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin Aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9355 E. 2014/4713 K.
Ortak:ibraname · geçersizlik
İncelediğiniz kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların «geçersiz» olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından her hangi bir «ihtirazı kayıt» koyulmaksızın davalının «ibra» edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
Dolayısı ile uyuşmazlığın çözümü için «ibranamenin» geçerli olup olmadığının bu davada değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, KTK'nın 111. maddesi hükmüne göre davacıya ödenen tazminat miktarı ile gerçek tazminat miktarı arasında fahiş bir fark olup olmadığı, buna göre «ibranamenin» geçerli olup olmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtirazi kayıt · trafik kazası · ibra · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından her hangi bir «ihtirazı kayıt» koyulmaksızın davalının «ibra» edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
H..ndan zararının bir kısmını tahsil ederek anılan davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «trafik kazası» sonucu davacının uğramış olduğu maddi zararın G..
Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan bu ödeme nedeniyle davacının davalıyı «ibra» edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
-
İtirazın iptaline, inkar tazminatına hükmedilmesi karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3012 E. 2019/2086 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık
Benzer bu karardaBu kez davalı «mirasçıları» vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4 benzer karar daha
-
Destekten yoksun kalma tazminatının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10274 E. 2010/5320 K.
Ortak:ibraname · geçersizlik
İncelediğiniz kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların «geçersiz» olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu karardaAnılan düzenlemeye göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
Somut olayda mahkemece düzenlenen «ibranamenin» anılan yasa hükmü karşısındaki durumu ve davacının talep edebileceği destek zararının tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ise de hükme esas alınan bu rapor, karar vermeye elverişli değildir, çünkü KTK'nun 111 nci maddesi açısından değerlendirme ibranamenin düzenlenme tarihine göre yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · destekten yoksun kalma tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · ibra · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 1283.maddesi uyarınca sigortacının «sigorta ettiren» veya faydalanan kimsenin uğradığı «gerçek zararı» tazmine mecbur olduğu, «kısmi ödeme» sonucu alınan «ibranın» sigortacının tam tazminat ödeme sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, % 25 hatır taşıması indirimi gözetildiğinde davacı annenin destekten yoksun kalma zararının (23.5 …
1-Dava, «destekten yoksun kalma tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Çekişme, davalının sorumlu olduğu «destekten yoksun kalma tazminatının» tutarı noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili, davacı yana 14.791,00YTL ödeme yapıldığını, müvekkilinin «ibra» edildiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13208 E. 2012/4311 K.
Ortak:ibraname
İncelediğiniz kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacı «ibranamenin» tanzim olunduğu 05.11.2007 tarihinden itibaren iki yıllık süre dolmadan dava açtığına göre, ibraname ile bağlı kalmak istemediğinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · ibra
Benzer bu karardaDava, «trafik kazası» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bir miktar tazminat aldığı ve davalıyı «ibra» ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, «ibranın» yapıldığı tarih itibariyle davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti, yetersiz olduğunun anlaşılması halinde, davanın esasına girilerek davacının hakkettiği tazminat miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16037 E. 2014/6371 K.
Ortak:ibraname · geçersizlik · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların «geçersiz» olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda… edecek şekilde yaralandığı, maluliyeti sebebiyle maddi zararının belirlendiği, kaza yapanın davacının arkadaşı olduğu, dava konusu araçta hatıra binaen bulunduğu ve «müterafik kusuru» olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, «maddi tazminat» miktarından %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.953,5 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, tam zararının karşılanmadığını, «ibranamenin» «müzayaka» altında imzalandığını ileri sürmüş, davalı ise, davacı zararının ödendiğini, ibraname alındığını, bir alacağının kalmadığını savunmuştur.
Anılan düzenlemeye göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · müzayaka · müterafik kusur · gerçek zarar · ibra · denetime elverişlilik · mahsup · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaAncak, davacının «maluliyet oranının» tespitine ilişkin Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen bu rapor, «denetime elverişli» olmadığı gibi tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi tıbbi kayıtlarının değerlendirilmesini de içermemektedir.
Ayrıca, davacı «gerçek zararı» belirlenirken, 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddesi uyarınca yapılan indirim sonrası gerçek zarar bulunup, davalı ödemesinin bundan sonra mahsubu gerekirken, yazılı şekilde önce davalı ödemesi «mahsup» edilip, sonra indirim yapılması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin itirazları da dikkate alınıp, SSK Çalışma Tüzüğü hükümleri çerçevesinde davacı zarar görenin «maluliyet oranın» tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu’ndan denetime uygun rapor alınması, yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı gibi hususlar dikkate alınarak, davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle «gerçek zararının» belirlenmesi, yukarıda açıklandığı şekilde mülga 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca uygun indirim yapılması, davalının ödemesinin yerinde olup olmadığının buna göre değerlendirilmesi, yerinde olmadığının kabulü halinde, davalının ödemesinin mahsubu ile kalan kısmının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… edecek şekilde yaralandığı, maluliyeti sebebiyle maddi zararının belirlendiği, kaza yapanın davacının arkadaşı olduğu, dava konusu araçta hatıra binaen bulunduğu ve «müterafik kusuru» olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, «maddi tazminat» miktarından %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.953,5 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12383 E. 2010/2026 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının sigortalısının kaza yapan araçta yolcu olarak bulunduğundan «mirasçılarına» destek tazminatının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14056 E. , 2013/12015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi olan ...'nin davalı ...'un sürücüsü, davalı ...'un maliki bulunduğu aracın karıştığı kaza sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'un tam kusurlu olduğunu, murisin ölümü ile mirasçılarının perişan olduğunu, murisin evin bütün geçimini sağladığını, sigorta şirketinin murisin annesi ...'ye 5.532,00 TL ödeme yaptığını, sigorta teminatının çok daha yüksek olduğunu, murisin ölümü ile ailesinin büyük sıkıntı içinde kaldığını ileri sürerek, her bir davacı için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davalılarla davacıların yakın akraba olduğunu, murisin sağlığında davalıların yanında yaşadığını, bir süre ceza evinde kaldığını, daha sonra yine davalıların yanında kaldığını, ölümünden dolayı davacıların maddi ya da manevi tazminat hakları bulunmadığını, ölenin müvekkilin arabasında hatıra binaen taşındığını, ayrıca davacıların Noter huzurunda tanzim edilen feragatname ile alacaklarından vazgeçerek müvekkilleri ile ibralaştıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, davacıların murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen feragatname verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri ibraz etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların imzası inkar edilmeyen ibranameler karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava,davalılara ait araçta yolcu olarak bulunan murisin ölümü nedeniyle açılan maddi ve tazminat davası olup,mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, davacıların verdikleri feragatnameler de açılacak olan davalardan bila bedel feragat ettiklerini beyan etmiş oldukları da göz önüne alınarak bu madde çerçevesinde bir değerlendirme yapmak üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451504600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz