İtirazın iptaline, inkar tazminatına hükmedilmesi karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3012 E. 2019/2086 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasçılık↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı mirasçıları vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı miraşçıları vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14877 E. 2013/20824 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · ibraname · feragat · ibraz
Benzer bu kararda… arın murisi...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin Aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14056 E. 2013/12015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · ibraname · tazminat davası · feragat · geçersizlik · ibraz
Benzer bu kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava,davalılara ait araçta yolcu olarak bulunan murisin ölümü nedeniyle açılan maddi ve «tazminat davası» olup,mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların «geçersiz» olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, davacıların verdikleri «feragatnameler» de açılacak olan davalardan bila bedel feragat ettiklerini beyan etmiş oldukları da göz önüne alınarak bu madde çerçevesinde bir değerlendirme yapmak üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4512 E. 2024/7461 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · destekten yoksun kalma tazminatı · i̇i̇k 266 · uzamış ceza zamanaşımı · halefiyet · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · ceza zamanaşımı
Benzer bu kararda… esi 2017/317 E., 2018/217 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne 66.550,92 TL'nin davacı ...'a, 15.133,48 TL ...'a ödenmesine karar verildiği diğer davacıların «destekten yoksun kalma tazminatı» isteğinin reddine karar verildiği, davaya konu «sigorta poliçesinin» 25.11.2002-25.07.2005 tarihleri arasında geçerli olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, eldeki davanın ise 15.06.2016 tarihinde açıldığı, bu durumda 6102 sayılı Kanun'un uygulanmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacılar vekilinin, davacıların murisinin geçirdiği iş kazasında vefat ettiğini, bu nedenle davada «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürdüğü, ancak; somut olayda davacıların talebinin hukuki dayanağı 8181 sayılı Kanun'daki «haksız fiil» hükümleri ya da Karayolları Trafik Kanunu hükümleri değil de, 25.11.2002-25.07.2005 tarihli iş veren mali mesuliyet sigortası poliçesi olmasına göre ve 6102 sayılı …
Hukuk Dairesince zararlandırıcı olayın aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 60/2 maddesi uyarınca «uzamış ceza zamanaşımının» uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı üzerine Erzurum 1.
6102 sayılı Kanun'da ve Genel Şartlarda, sigortacının, «sigorta tazminatını» ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçeceği belirtilmiş ve bu hüküm ile «halefiyet» tanzim edilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıları tazminat isteminin 10 yıllık «zamanaşımına» uğradığını, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle ödemesi gereken «poliçe limitini» dava dışı işverene ödediğini, davacıların dava konusu taleplerini işveren şirkete yöneltmeleri gerektiğini, müvekkili şirkete yöneltme hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3012 E. , 2019/2086 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2015 gün ve 2013/345 - 2015/235 sayılı kararı bozan Dairenin 17/04/2017 gün ve 2015/13961 - 2017/2200 sayılı kararı aleyhinde davalı mirasçıları vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen anlaşmaya istinaden davalının, müvekkiline ...-... Karayolu üzerindeki petrol istasyonunun kiralanması hususunda taahhütte bulunduğunu, müvekkilinin benzinliği devralmak için piyasada hava parası diye tabir edilen devir parası olarak 60.000,00 TL ödeme konusunda taahhütte bulunduğunu ödemekle yükümlü olduğu meblağdan 47.000,00 TL'nin elden nakit olarak peşinen davalıya ödendiğini, davalının söz konusu kiralananın devrini gerçekleştirmeyerek başkasına kiraladığını, söz konusu parayı da geri vermediğini buna karşılık elinde bulunan halk arasında müşteri senedi olarak tabir edilen, bir kısmının vade tarihi geçmiş olan senetleri imzalayarak müvekkiline verdiğini, müvekkilinin alacağını takibe koyması üzerine davalının davacıyı öldürtmeye çalıştığını, davalı hakkında ağır ceza mahkemesinde dava açıldığını, müvekkilinin kambiyo senetlerine özgü takip yaptığını, protesto olmadığından davalının takibi durdurduğunu, akabinde ilamsız takip yaptığını, davalının bu sefer itiraz ederek takibi durdurduğunu, yazılı delil başlangıcı kabul edilen imzası inkar edilmemiş bonolarla müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğunu iddia ederek itirazının iptaline, %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı mirasçıları vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı miraşçıları vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı mirasçıları vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı mirasçılarından alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492163200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz