Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9355 E. 2014/4713 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtirazi kayıt↗ trafik kazası↗ ibraname↗ ibra↗ geçersizlik↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı sigorta yönünden açılan asıl davanın reddine, birleşen davada ise, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın davalı G.. H..ndan zararının bir kısmını tahsil ederek anılan davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerintartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin birleşen davaya yönelik aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, trafik kazası sonucu davacının uğramış olduğu maddi zararın G.. H..ndan tazmini istemine ilişkin olup, somut olayda taraflar arasında, davacının içinde bulunduğu araca çarpan kamyonun zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı ve davalı G.. H.. tarafından davacıya 2.939,00 TL tazminat ödendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan bu ödeme nedeniyle davacının davalıyı ibra edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacı tarafından her hangi bir ihtirazı kayıt koyulmaksızın davalının ibra edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmünü içermekte olup, bu hükümden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Dolayısı ile uyuşmazlığın çözümü için ibranamenin geçerli olup olmadığının bu davada değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, KTK'nın 111. maddesi hükmüne göre davacıya ödenen tazminat miktarı ile gerçek tazminat miktarı arasında fahiş bir fark olup olmadığı, buna göre ibranamenin geçerli olup olmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Destekten yoksun kalma tazminatının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10274 E. 2010/5320 K.
Ortak:ibraname · ibra · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafından her hangi bir «ihtirazı kayıt» koyulmaksızın davalının «ibra» edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
H..ndan zararının bir kısmını tahsil ederek anılan davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan bu ödeme nedeniyle davacının davalıyı «ibra» edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 1283.maddesi uyarınca sigortacının «sigorta ettiren» veya faydalanan kimsenin uğradığı «gerçek zararı» tazmine mecbur olduğu, «kısmi ödeme» sonucu alınan «ibranın» sigortacının tam tazminat ödeme sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, % 25 hatır taşıması indirimi gözetildiğinde davacı annenin destekten yoksun kalma zararının (23.5 …
Davalı vekili, davacı yana 14.791,00YTL ödeme yapıldığını, müvekkilinin «ibra» edildiğini savunmuştur.
Davacı vekili de vermiş olduğu replik layihasında «ibranın» sadece yazılı miktar itibariyle söz konusu olduğunu bildirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · destekten yoksun kalma tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 1283.maddesi uyarınca sigortacının «sigorta ettiren» veya faydalanan kimsenin uğradığı «gerçek zararı» tazmine mecbur olduğu, «kısmi ödeme» sonucu alınan «ibranın» sigortacının tam tazminat ödeme sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, % 25 hatır taşıması indirimi gözetildiğinde davacı annenin destekten yoksun kalma zararının (23.5 …
1-Dava, «destekten yoksun kalma tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Çekişme, davalının sorumlu olduğu «destekten yoksun kalma tazminatının» tutarı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda mahkemece düzenlenen «ibranamenin» anılan yasa hükmü karşısındaki durumu ve davacının talep edebileceği destek zararının tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ise de hükme esas alınan bu rapor, karar vermeye elverişli değildir, çünkü KTK'nun 111 nci maddesi açısından değerlendirme ibranamenin düzenlenme tarihine göre yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14056 E. 2013/12015 K.
Ortak:ibraname · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafından her hangi bir «ihtirazı kayıt» koyulmaksızın davalının «ibra» edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
Dolayısı ile uyuşmazlığın çözümü için «ibranamenin» geçerli olup olmadığının bu davada değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, KTK'nın 111. maddesi hükmüne göre davacıya ödenen tazminat miktarı ile gerçek tazminat miktarı arasında fahiş bir fark olup olmadığı, buna göre «ibranamenin» geçerli olup olmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, KTK'nın 111.maddesi gereğince bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların «geçersiz» olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · tazminat davası · feragat · ibraz
Benzer bu kararda… rın murisi ...'nin kaza sonucu ölümünden sonra davacı miraşçıların kazadan dolayı maddi ve manevi hiçbir talepte bulunmayacaklarına dair noter tarafından düzenlenen «feragatname» verdikleri, noter önünde yapılan bu feragatnamelerin aksinin ancak yazılı delille ve davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacıların davalılardan herhangi bir bedel almadıklarını bildirmelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, davacı tarafın davayı açarken söz konusu feragatnamelerden daha doğrusu feragatname düzenlendiği halde, müvekkillerinin yanıltıldığını ve herhangi bir bedel ödenmediğini iddia etmediği, davalı tarafın feragatnameleri «ibraz» etmesi üzerine kendilerine bir bedel vermediklerini savundukları, davacıların «imzası inkar» edilmeyen «ibranameler» karşısında, aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği ve bu yönde bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava,davalılara ait araçta yolcu olarak bulunan murisin ölümü nedeniyle açılan maddi ve «tazminat davası» olup,mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacıların verdikleri «feragatnameler» de açılacak olan davalardan bila bedel feragat ettiklerini beyan etmiş oldukları da göz önüne alınarak bu madde çerçevesinde bir değerlendirme yapmak üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13208 E. 2012/4311 K.
Ortak:trafik kazası · ibraname · ibra · Tazminat
İncelediğiniz karardaH..ndan zararının bir kısmını tahsil ederek anılan davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «trafik kazası» sonucu davacının uğramış olduğu maddi zararın G..
Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan bu ödeme nedeniyle davacının davalıyı «ibra» edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «trafik kazası» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bir miktar tazminat aldığı ve davalıyı «ibra» ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı «ibranamenin» tanzim olunduğu 05.11.2007 tarihinden itibaren iki yıllık süre dolmadan dava açtığına göre, ibraname ile bağlı kalmak istemediğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle, «ibranın» yapıldığı tarih itibariyle davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti, yetersiz olduğunun anlaşılması halinde, davanın esasına girilerek davacının hakkettiği tazminat miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16037 E. 2014/6371 K.
Ortak:ibraname · ibra · geçersizlik · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafından her hangi bir «ihtirazı kayıt» koyulmaksızın davalının «ibra» edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
Bu itibarla, mahkemece, KTK'nın 111. maddesi hükmüne göre davacıya ödenen tazminat miktarı ile gerçek tazminat miktarı arasında fahiş bir fark olup olmadığı, buna göre «ibranamenin» geçerli olup olmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
H..ndan zararının bir kısmını tahsil ederek anılan davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, tam zararının karşılanmadığını, «ibranamenin» «müzayaka» altında imzalandığını ileri sürmüş, davalı ise, davacı zararının ödendiğini, ibraname alındığını, bir alacağının kalmadığını savunmuştur.
Anılan düzenlemeye göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar «geçersizdir».
Kanun'un bu hükmünden yararlanmak için «ibra» belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · müzayaka · müterafik kusur · gerçek zarar · denetime elverişlilik · mahsup · uyuşmazlık konusu · maddi tazminat
Benzer bu kararda… edecek şekilde yaralandığı, maluliyeti sebebiyle maddi zararının belirlendiği, kaza yapanın davacının arkadaşı olduğu, dava konusu araçta hatıra binaen bulunduğu ve «müterafik kusuru» olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, «maddi tazminat» miktarından %25 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.953,5 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacının «maluliyet oranının» tespitine ilişkin Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen bu rapor, «denetime elverişli» olmadığı gibi tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi tıbbi kayıtlarının değerlendirilmesini de içermemektedir.
Ayrıca, davacı «gerçek zararı» belirlenirken, 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddesi uyarınca yapılan indirim sonrası gerçek zarar bulunup, davalı ödemesinin bundan sonra mahsubu gerekirken, yazılı şekilde önce davalı ödemesi «mahsup» edilip, sonra indirim yapılması da doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin itirazları da dikkate alınıp, SSK Çalışma Tüzüğü hükümleri çerçevesinde davacı zarar görenin «maluliyet oranın» tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu’ndan denetime uygun rapor alınması, yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı gibi hususlar dikkate alınarak, davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle «gerçek zararının» belirlenmesi, yukarıda açıklandığı şekilde mülga 818 sayılı BK'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca uygun indirim yapılması, davalının ödemesinin yerinde olup olmadığının buna göre değerlendirilmesi, yerinde olmadığının kabulü halinde, davalının ödemesinin mahsubu ile kalan kısmının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9355 E. , 2014/4713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SİLVAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/09/2010
NUMARASI 2008/242-2010/271
Taraflar arasında görülen davada Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2010 tarih ve 2008/242-2010/271 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçta yolcu iken meydana gelen kaza sonucu %10 malul olacak şekilde yaralandığını ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, müvekkilinin içinde bulunduğu araca dava dışı işletene ait aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, bu aracın kazada tam kusurlu olduğunu, anılan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 17.641,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte G.. H..ndan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, müvekkilinin davacının zararını ödeyerek ibra edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı sigorta yönünden açılan asıl davanın reddine, birleşen davada ise, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın davalı G.. H..ndan zararının bir kısmını tahsil ederek anılan davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerintartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin birleşen davaya yönelik aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, trafik kazası sonucu davacının uğramış olduğu maddi zararın G.. H..ndan tazmini istemine ilişkin olup, somut olayda taraflar arasında, davacının içinde bulunduğu araca çarpan kamyonun zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı ve davalı G.. H.. tarafından davacıya 2.939,00 TL tazminat ödendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan bu ödeme nedeniyle davacının davalıyı ibra edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacı tarafından her hangi bir ihtirazı kayıt koyulmaksızın davalının ibra edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmünü içermekte olup, bu hükümden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Dolayısı ile uyuşmazlığın çözümü için ibranamenin geçerli olup olmadığının bu davada değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, KTK'nın 111. maddesi hükmüne göre davacıya ödenen tazminat miktarı ile gerçek tazminat miktarı arasında fahiş bir fark olup olmadığı, buna göre ibranamenin geçerli olup olmadığının değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temiyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101757300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz