Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13208 E. 2012/4311 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası↗ ibraname↗ ibra↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bir miktar tazminat aldığı ve davalıyı ibra ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesinde, tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz ve fahiş bulunduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, davacı ibranamenin tanzim olunduğu 05.11.2007 tarihinden itibaren iki yıllık süre dolmadan dava açtığına göre, ibraname ile bağlı kalmak istemediğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle, ibranın yapıldığı tarih itibariyle davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti, yetersiz olduğunun anlaşılması halinde, davanın esasına girilerek davacının hakkettiği tazminat miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13208 E. , 2012/4311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.05.2010 tarih ve 2009/2 - 2010/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 31.11.2005 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, Adana Numune Eğitim ve Araştırma hastanesinden alınan 08.01.2007 tarihli ve 21 sayılı özürlü sağlık kurulu raporuna göre kaza nedeni ile müvekkilinin tüm vücut fonksiyonları kaybının %37 olduğunun belirlendiğini, davalı tarafından müvekkiline 37.110 TL ödeme yapılmış ve müvekkilinden ibraname alınmış ise de, hatalı hesaplama ile eksik ödeme yapıldığını, ekonomik açıdan zor durumda olan müvekkilinin verdiği ibranamenin geçerli olmadığını ileri sürerek, bakiye zarar için şimdilik 7.100.-TL sakatlık tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini 12.890 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı Fiba Sigorta A.Ş. vekili, kaza nedeniyle davacıya 05.11.2007 tarihinde 37.110.- TL tazminat ödendiğini, sigorta poliçesindeki teminat tutarlarının maktuen ödenecek rakamlar olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu kaza sebebi ile üzerine düşen tüm ödeme mükellefiyetini yerine getirdiğini, başka bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının kaza nedeniyle davalıdan 37.110.-TL tazminat aldığı ve davacıyı ibra ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bir miktar tazminat aldığı ve davalıyı ibra ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesinde, tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz ve fahiş bulunduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, davacı ibranamenin tanzim olunduğu 05.11.2007 tarihinden itibaren iki yıllık süre dolmadan dava açtığına göre, ibraname ile bağlı kalmak istemediğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle, ibranın yapıldığı tarih itibariyle davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti, yetersiz olduğunun anlaşılması halinde, davanın esasına girilerek davacının hakkettiği tazminat miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049321200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz