Ilanen tebligat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2641 E. 2013/12003 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilanen tebligat↗ hak arama özgürlüğü↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ zamanaşımı def'i↗ genel kredi sözleşmesi↗ def'i↗ bono↗ vade↗ kefil↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ kredi sözleşmesi↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı banka ile dava dışı ... Dekorasyon Yapım Malzemeleri Ltd. Şti. arasında 23.03.1998 tarihi ile 1.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme limiti en son 01.04.1998 tarihinde yapılan artırım ile 6.500 TL'ye yükseltildiği, dava dışı ... ve ...'un sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava konusu emre muharrer senetin kredi borçlusu ... Dekorasyon Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu firma tarafından "... ... Bankası Emrine Ödeyiniz bedeli tahsildedir" şerhi ile davacı bankaya ciro edildiği, davacı bankanın alacağını 25.12.1998 vadeli ve 4.500 TL bedelli emre muharrer senede dayandırdığı, senet vadesi olan 25.12.1998 tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı ve gerekse TTK'nın 661. maddesinde öngörülen 1 ve 3 yıllık zaman aşımı sürelerinin geçtiği ve davacı alacağı zamanaşımına uğramış ise de; davalı tarafından herhangi bir zamanaşımı def'inin ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.500 TL alacağın 27.12.1998 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davalı şirketin adresinin tespit edilemediği gerekçesi ile ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. Her ne kadar mahkemece, davalının adresinin tespiti amacıyla, ...ve ... Ticaret Sicil Müdürlükleri'ne müzekkere yazılmış ise de, davaya konu bonoda şirketin vergi numarası bulunduğu halde, bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. Ayrıca temyiz dilekçesi ve ekinden de davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde sicile kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Bu itibarla, davalıya savunma hakkı tanınmadan hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7148 E. 2013/6544 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Benzer bu karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Ancak, Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tespit davası · komisyon · cy/cy kaydı · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davanın esasa ilişkin olduğu gözetilip, davanın esas «defterine» «kaydı» ile taraflara duruşma günü tebliğ edilip, duruşma yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan dava değişik iş defterine kaydedilerek duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/765 E sayılı dosyası ile genel kurulun toplandığı, yönetim, denetleme ve araştırma «komisyonunun» seçildiği, dayanak mahkeme kararının temyiz aşamasında olduğu, talep doğrultusunda karar verilmesi halinde dayanak mahkeme kararının ve temyiz incelemesinin hükümsüz ve konusuz kalacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, 18.02.2012 tarihinde yapılan davalı şirket olağanüstü genel kurulunun yok hükmünde olduğunun «tespiti davası» olup, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilip duruşma açılmadan talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12942 E. 2012/8609 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Benzer bu karardaAdil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğinde olup, duruşma gün ve saatinden önce dosyanın ele alınarak hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Anayasa'nın 36.ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu kararda2-Bozma «sebebine» göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2135 E. 2013/3600 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · çek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın «ipotekle» «teminat» altına alındığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup İcra İflas Kanunu'nun 45/.... ve «167». maddeleri hükümleri gereğince, rehinle temin edilmiş olsa bile alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senede dayalı ise alacaklının bu senetlere istinaden takip yapmasına engel bir durum yoktur.
Somut olayda «ihtiyati haciz» talebinin dayanağı emre muharrer senet olup, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, alacağın rehinle «teminat» altına alındığından söz edilerek itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
4 benzer karar daha
-
Tenfiz | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8834 E. 2013/22387 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat
İncelediğiniz karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Mahkemece, davalı şirketin adresinin tespit edilemediği gerekçesi ile «ilanen tebligat» yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaDava, «tenfiz» istemine ilişkin olup mahkemece yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14505 E. 2016/80 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Benzer bu kararda2004 sayılı İİK'nın «265»/4. maddesi hükmüne aykırı olarak itiraz dilekçelerinin sunulmasından sonra gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan ve itiraz hakkında taraflar dinlenmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklı tarafından verilen «teminat mektubunun» bulunduğu, ihtiyati hacze dayanak «kredi sözleşmesi» ile itiraza dayanak kredi sözleşmesi arasında irtibata dair yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · teminat mektubu · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklı tarafından verilen «teminat mektubunun» bulunduğu, ihtiyati hacze dayanak «kredi sözleşmesi» ile itiraza dayanak kredi sözleşmesi arasında irtibata dair yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
1- Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» edenler temyiz etmiştir.
2004 sayılı İİK'nın «265»/4. maddesinde mahkemenin, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, ancak iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10180 E. 2013/9170 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · adil yargılanma hakkı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaŞti. arasında 23.03.1998 tarihi ile 1.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme limiti en «son» 01.04.1998 tarihinde yapılan artırım ile 6.500 TL'ye yükseltildiği, dava dışı ... ve ...'un sözleşmeyi müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı, dava konusu emre muharrer senetin kredi borçlusu ...
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Benzer bu kararda2- Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Adil yargılanma hakkı «hak arama özgürlüğünün» uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Bu itibarla, 20.03.2012 tarihli celsede davalı tarafça «ibraz» olunan cevap dilekçesi, davacı vekiline celse sırasında tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından yazılı olarak beyanda bulunma talebi dile getirilmiş, ancak mahkemece replik dilekçesinin sunumu için davacı tarafa süre verilmeyerek, yargılamaya «son» verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura alacağı · tacirler arası hizmet sözleşmesi · aktif husumet yokluğu · peşin karar harcı · tacirler arası dava · aktif husumet · hizmet sözleşmesi · husumet yokluğu
Benzer bu karardaDava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen vekaletname kapsamında gerçekleştirdiği hizmetler karşılığının ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… rlendirilmesi, gerektiğinde davalının varsa ödemelerinin davacı şirkete mi intikal ettirildiği vekaletnamede vekil olarak tayin edilen ve davacı şirketin de yetkili «temsilcisi» olan ... 'na verilen vekalet «yetkisinin» davacı şirketi temsilen mi verildiği hususunun, ödemebelgeleri ve şirket «defter» kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak araştırılması ve sonucuna göre «aktif husumetin» değerlendirilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı şirketin, bir başka «fatura alacağı» nedeniyle açtığı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10874 E. 2014/594 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Şti. arasında 23.03.1998 tarihi ile 1.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme limiti en «son» 01.04.1998 tarihinde yapılan artırım ile 6.500 TL'ye yükseltildiği, dava dışı ... ve ...'un sözleşmeyi müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı, dava konusu emre muharrer senetin kredi borçlusu ...
1- Mahkemece, davalı şirketin adresinin tespit edilemediği gerekçesi ile «ilanen tebligat» yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.
Benzer bu karardaAyrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'nci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu 11. maddesi "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde «tebligat» vekile yapılır." hükmüne haiz olmasına rağmen mahkemece ön «inceleme duruşma» tarih ve saati 25.04.2013 tarihinde asile tebliğ edilmiş ve bu suretle vekil ön inceleme duruşmasına katılamamıştır.
Bununla birlikte, davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazlarını süresi» içinde 11.03.2013 tarihinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla sunmuş, itiraz dilekçesi mahkemesine 22.03.2013 tarihinde ulaşmış olup, mahkemece 21.03.2012 tarihli «son» celsede davalının rapora olan itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi · rücuen tazmin · tazmin talebi · bilirkişi raporuna itiraz · ön inceleme duruşması · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… 239,86 USD'sini taşıma işini yapan davalı şirketten CMR Konvansiyonu 23/1 ve 27/1 maddeleri gereğince rücuen isteme hakkına sahip olduğu, davalı dava açılmadan önce «temerrüde» düşürülmediğinden, dava tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 33.239,86 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan t …
1-Dava, nakliyat emtia abonman poliçesi uyarınca davacının dava dışı sigortalısına ödediği sigorta bedelinin «rücuen tazmini talebine» ilişkindir.
Bununla birlikte, davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazlarını süresi» içinde 11.03.2013 tarihinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla sunmuş, itiraz dilekçesi mahkemesine 22.03.2013 tarihinde ulaşmış olup, mahkemece 21.03.2012 tarihli «son» celsede davalının rapora olan itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
7201 sayılı Tebligat Kanunu 11. maddesi "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde «tebligat» vekile yapılır." hükmüne haiz olmasına rağmen mahkemece ön «inceleme duruşma» tarih ve saati 25.04.2013 tarihinde asile tebliğ edilmiş ve bu suretle vekil ön inceleme duruşmasına katılamamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2641 E. , 2013/12003 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2011 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı ... Dekorasyon Yapı Malzemesi Ltd. Şti.'in borcuna karşılık verilen 25.12.1998 vade tarihli 4.500 TL bedelli teminat senedinin borçlusu olduğunu, davalının senet bedelini ödemediğini ileri sürerek 4.500 TL'nin 25.12.1998 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline ve borçlunun 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız olarak haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır.
Mahkemece, davacı banka ile dava dışı ... Dekorasyon Yapım Malzemeleri Ltd. Şti. arasında 23.03.1998 tarihi ile 1.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme limiti en son 01.04.1998 tarihinde yapılan artırım ile 6.500 TL'ye yükseltildiği, dava dışı ... ve ...'un sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava konusu emre muharrer senetin kredi borçlusu ... Dekorasyon Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu firma tarafından "... ... Bankası Emrine Ödeyiniz bedeli tahsildedir" şerhi ile davacı bankaya ciro edildiği, davacı bankanın alacağını 25.12.1998 vadeli ve 4.500 TL bedelli emre muharrer senede dayandırdığı, senet vadesi olan 25.12.1998 tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı ve gerekse TTK'nın 661.
maddesinde öngörülen 1 ve 3 yıllık zaman aşımı sürelerinin geçtiği ve davacı alacağı zamanaşımına uğramış ise de; davalı tarafından herhangi bir zamanaşımı def'inin ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.500 TL alacağın 27.12.1998 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davalı şirketin adresinin tespit edilemediği gerekçesi ile ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. Her ne kadar mahkemece, davalının adresinin tespiti amacıyla, ...ve ... Ticaret Sicil Müdürlükleri'ne müzekkere yazılmış ise de, davaya konu bonoda şirketin vergi numarası bulunduğu halde, bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. Ayrıca temyiz dilekçesi ve ekinden de davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde sicile kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 27'inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Bu itibarla, davalıya savunma hakkı tanınmadan hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451409800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz