6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12942 E. 2012/8609 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak arama özgürlüğü hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı savunma hakkının kısıtlanması savunma hakkı kısıtlılık dava sebebi

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacının miras hakkı bulunan taşınmazın satılarak davalı şirketin borçlarının ödendiği, böylece davacının ¼ miras hissesi karşılığı 667.500,00 TL zararının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Dava tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece, 09.11.2010 tarihli duruşmada sonraki duruşmanın tarihi 02.12.2010 günü saat 10:10 olarak belirlenmesine rağmen, 02.12.2010 günü belirlenen saatten önce duruşma açılıp davalı tarafın yokluğunda hüküm kurulmuştur. Anayasa'nın 36.ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğinde olup, duruşma gün ve saatinden önce dosyanın ele alınarak hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemenin bu uygulaması esaslı bir usul hatası olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7148 E. 2013/6544 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10180 E. 2013/9170 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tenfiz | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8834 E. 2013/22387 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14505 E. 2016/80 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10874 E. 2014/594 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ilanen tebligat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2641 E. 2013/12003 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti | Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14181 E. 2015/10401 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16460 E. 2015/5503 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12942 E.  ,  2012/8609 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2009/531-2010/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının miras bırakanı ...'in davalı şirketin Asya Katılım Bankası'ndan kullandığı krediye kefaleten tapuya kayıtlı mağaza ve büro niteliğindeki taşınmazını bankaya ipotek ettiğini, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine bankanın başlattığı takip sonucu taşınmazın 3. kişiye satıldığını ve kredi borcunun ödendiğini, taşınmazın satışından arta kalan paranın ise, murisin kefaleti nedeniyle davalı şirketin Türkiye Finans Katılım Bankasına olan borcuna mahsuben ödendiğini, taşınmaz 2.670.000,00 TL'ye satılmakla davacının ¼ miras hissesi karşılığı 667.500,00 TL zararının oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın haksız olduğunu, davacının aynı zamanda şirket ortağı olup ipoteğin verilmesine neden olan kredinin şirket adına başka taşınmaz alınmasında kullanıldığını, bu durumda davacının satılan taşınmazdaki hissesinden daha fazla kazanç sağladığını, öte yandan satılan taşınmaz üzerinde miras ortaklığı bulunduğundan davacının diğer mirasçıların olurunu almadan bu davayı tek başına açamayacağını, kaldı ki diğer kefillerin de hasım gösterilmesi gerektiğinden yalnızca şirkete dava yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacının miras hakkı bulunan taşınmazın satılarak davalı şirketin borçlarının ödendiği, böylece davacının ¼ miras hissesi karşılığı 667.500,00 TL zararının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Dava tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece, 09.11.2010 tarihli duruşmada sonraki duruşmanın tarihi 02.12.2010 günü saat 10:10 olarak belirlenmesine rağmen, 02.12.2010 günü belirlenen saatten önce duruşma açılıp davalı tarafın yokluğunda hüküm kurulmuştur. Anayasa'nın 36.ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğinde olup, duruşma gün ve saatinden önce dosyanın ele alınarak hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemenin bu uygulaması esaslı bir usul hatası olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059483900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.