Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12328 E. 2018/4099 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harcın tamamlanması↗ re'sen gözetilme↗ belirsiz alacak davası↗ hakkın kötüye kullanılması↗ cezai şart↗ dava şartı yokluğu↗ oy yasağı↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca son aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'sen gözetileceği, somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan harcın tamamlatılması suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, karardan sonra 11.04.2015 tarihinde 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15670 E. 2016/4544 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:antrepo sözleşmesi · ihtarname · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2337 E. 2015/8258 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · cezai şart · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4993 E. 2017/4683 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · dava şartı yokluğu · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu karardaDava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12613 E. 2017/489 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · dava şartı yokluğu · oy yasağı · alacak davası · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Benzer bu kararda6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre,"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya «tahkikat» sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, «iddianın genişletilmesi yasağına» tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, «tespit davası» da açılabilir ve bu durumda «hukuki yararın» var olduğu kabul edilir." Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerin …
… ekilde tespiti mümkün olmasına rağmen kısmi dava açılmış olduğu, HMK 109/2 maddesi uyarınca kısmi dava açılamayacağı, kısmi dava açmasında da HMK 114/1 maddesindeki «hukuki yarar» şartının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı ...Ş yönünden HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava «şartı yokluğundan» diğer davalı gösterilen şube yönünden ise hem HMK 114/1-d maddesindeki taraf «ehliyeti» dava şartı yokluğundan hemde HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan davasının HMK 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Alacağın miktarının belirlenebilmesinin, «tahkikat» aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, «bilirkişi incelemesi» veya «keşif» gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da «belirsiz alacak davası» açılabileceği kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iddianın genişletilmesi yasağı · tahkikat · keşif · eş rızası · tespit davası · iş bölümü · taraf ehliyeti · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre,"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya «tahkikat» sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, «iddianın genişletilmesi yasağına» tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, «tespit davası» da açılabilir ve bu durumda «hukuki yararın» var olduğu kabul edilir." Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerin …
Alacağın miktarının belirlenebilmesinin, «tahkikat» aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, «bilirkişi incelemesi» veya «keşif» gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da «belirsiz alacak davası» açılabileceği kabul edilmelidir.
… ekilde tespiti mümkün olmasına rağmen kısmi dava açılmış olduğu, HMK 109/2 maddesi uyarınca kısmi dava açılamayacağı, kısmi dava açmasında da HMK 114/1 maddesindeki «hukuki yarar» şartının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı ...Ş yönünden HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava «şartı yokluğundan» diğer davalı gösterilen şube yönünden ise hem HMK 114/1-d maddesindeki taraf «ehliyeti» dava şartı yokluğundan hemde HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan davasının HMK 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, türev işlem sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde, «rızası» veya onayı olmaksızın davalı tarafından yapılan işlemler nedeniyle zarara uğradığı iddia ederek 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine dayanarak talepte bulunmuş, ancak mahkemece, davacının iddia ettiği zararının belirlenebilir olduğu ve kısmi dava açılamayacağı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» dava reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2607 E. 2015/8695 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · usulden reddi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11143 E. 2012/17310 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12328 E. , 2018/4099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2014/790-2015/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, davalılardan ...'ın müvekkili şirkette 04/02/2013-11/04/2014 tarihleri arasında kategori yönetici yardımcısı olarak aylık 3.150,00 TL net ücretle çalışıp istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, bu davalıyla imzalanan iş sözleşmesi gereğince iş akdinin sona ermesine müteakip müvekkil ile rekabet edemeyeceği aksi halde son ücretinin 10 katı tutarında cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini, ayrıca gizlilik sözleşmesi imzaladığını, buna rağmen davalının rekabet yasağı hükmüne aykırı olarak diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, iş sözleşmesi uyarınca fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kararlaştırılan cezai şartın şimdilik 5.000,00 TL’sinin davalılardan ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca son aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'sen gözetileceği, somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan harcın tamamlatılması suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, karardan sonra 11.04.2015 tarihinde 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425483900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz