Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15670 E. 2016/4544 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
antrepo sözleşmesi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ oy yasağı↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği ihtarnamede davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, antrepo sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 11.04.2015 tarihinde 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK'nın 109’uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2337 E. 2015/8258 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4993 E. 2017/4683 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · istirdat
Benzer bu kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12328 E. 2018/4099 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · belirsiz alacak davası · cezai şart · dava şartı yokluğu · alacak davası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11143 E. 2012/17310 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15670 E. , 2016/4544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2015 tarih ve 2014/1012-2015/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin ...'da devam eden projelerinde kullanılmak üzere davalıya ait antrepoda bulunan emtiaların müvekkiline ait proje sahasına gönderilmesi hususunda davalı şirketle anlaşıldığını, ancak yükleme sırasında davalı şirket tarafından müvekkiline ait olmayan malların yüklendiğini, hatanın anlaşılması üzerine davalı tarafından oluşan zararın karşılanacağı vaadinde bulunularak malların antrepoya geri getirilmesinin istendiğini, müvekkili tarafından talebin kabul edilerek tırların geri gönderildiğini, bu sırada ...'da devam eden projelerde aksama meydana geldiğini, yeni ürün temin edilmek zorunda kalındığını ve bu ürünlerin maliyeti daha yüksek olan uçak kargo yolu ile proje sahasına gönderildiğini, müvekkili şirketin zararının bu aşamada tam olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamede 307.581,21 USD talep ettiğini, bu haliyle davanın kısmi dava olarak açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği ihtarnamede davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, antrepo sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 11.04.2015 tarihinde 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK'nın 109’uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
HMK'nın 109/2'nci maddesi 6644 sayılı Kanun ile 11.04.2015 tarihinde kaldırılmış ve bu suretle bu tarihten sonra kısmi dava açılabilmesi olanaklı hale gelmiştir.
Somut dava, 10.07.2014 tarihinde açılmış, mahkemece 12.02.2015 tarihinde karar verilmiştir. Davacı, fazlaya dair hakkını saklı tutarak şimdilik 25.000 TL talep etmiştir. Dava tarihi itibariyle kısmi dava açılabilmesi mümkün değildir. Sonradan yürürlüğe giren yasa hükmünü geçmişe yürürlü olarak uygulamak mümkün olmadığından dava tarihi itibariyle kısmi dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın onanması gerektiğinden Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221536100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz